Sonra o meydanlar birer birer kapandı. İş uzadı, şehir büyüdü, herkes kendi ekranına çekildi. Geriye, yakın bir arkadaşı olmayan koca bir erkek kuşağı kaldı. Araştırmalar, hiç yakın arkadaşı olmadığını söyleyen erkeklerin oranının bir kuşak içinde birkaç katına çıktığını gösteriyor. Genç erkekler, Batı dünyasının en yalnız kesimi hâline geldi. Onlara doğrudan "yalnız mısın?" diye sorulduğunda çoğu "hayır" diyor. Çünkü bu itiraf, erkekliğe küçük yaştan yasaklanmış bir zayıflık sayılıyor.
Erkeklerin Sessiz Yalnızlığı
Eskiden erkeklerin bir meydanı vardı. Kahvehane vardı, mahalle vardı, halı sahanın kenarındaki çay ocağı vardı. Adam işten çıkar, eve gitmeden önce bir yere uğrar, dert dinler, dert anlatırdı. Yüz yüze değil belki ama yan yana; omuz omuza otururlardı. Kâğıt oynarken, maç izlerken, çayı yudumlarken, tek kelime etmeden birbirlerine değerlerdi.
Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.