Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Erkeklerin Sessiz Yalnızlığı

Paylaş:

Sonra o meydanlar birer birer kapandı. İş uzadı, şehir büyüdü, herkes kendi ekranına çekildi. Geriye, yakın bir arkadaşı olmayan koca bir erkek kuşağı kaldı. Araştırmalar, hiç yakın arkadaşı olmadığını söyleyen erkeklerin oranının bir kuşak içinde birkaç katına çıktığını gösteriyor. Genç erkekler, Batı dünyasının en yalnız kesimi hâline geldi. Onlara doğrudan "yalnız mısın?" diye sorulduğunda çoğu "hayır" diyor. Çünkü bu itiraf, erkekliğe küçük yaştan yasaklanmış bir zayıflık sayılıyor.

"Erkek ağlamaz" diye büyüttük. "Erkek dediğin taşır" dedik. "Sana bir şey olmaz, sen güçlüsün" diye omuzlarına yükledik. Erkek yalnızlığının en sinsi tarafı da bu: inkâr ediliyor, adı konmuyor, hep en sona bırakılıyor. Kadınlar dertlerini paylaşarak hafifler; bir kadının en yakın arkadaşıyla saatlerce dertleşmesi olağandır. Erkeğe ise dert paylaşmak neredeyse ayıptır. İki erkek yan yana oturur; maçtan, siyasetten, arabadan konuşur, ama içinden geçenden asla.

Oysa taşınan her yük, bir yerde omuzu çökertir. İntihar rakamlarına, alkole, ansızın patlayan öfkeye, sebepsiz sinire baktığımızda aslında o çöken omuzları görürüz. Erkek yalnızlığı sessizdir; ta ki bir gün gürültüyle patlayana kadar. Duyulmayan acı kaybolmaz; sadece şekil değiştirir.

Bu yalnızlığın bir de tehlikeli boşluğu var. İnsan bağ kuramadığında, o boşluğu birileri doldurmaya hazır bekliyor. Ekranın karşısında, öfkeyi büyüten, "senin derdin şu" diye kolay düşmanlar gösteren sesler... Gerçek bir omuz bulamayan genç bir erkek, çoğu zaman kendine sanal bir öfke buluyor. Oysa ona lazım olan bir düşman değil; bir dosttu.

Bir de babalar var. Yıllarca "iyi baba" olmayı çok çalışıp az konuşmak sandılar. Oğullarına harçlık verdiler ama sarılmayı beceremediler. Şimdi o oğullar büyüdü ve aynı sessizliği devralıyor. Duygusunu nasıl söyleyeceğini kimse öğretmemiş bir erkek, susmayı güç sanıyor. Oysa çocuğun duymak istediği tek cümle çoğu zaman şuydu: "Seninle gurur duyuyorum, oğlum."

Bu yalnızlığın faturasını çoğu zaman evler öder. Hiçbir erkek dostuna açılamayan adam, bütün duygusal yükünü tek bir kişiye, eşine bindirir. Kadın hem sevgili, hem tek dost, hem terapist olur. Taşıyamayınca da ilişki çatırdar. Oysa bir erkeğin bir başka erkekle "ya kardeşim, ben de yoruldum" diyebilmesi, evindeki sevgiyi de hafifletir, korur. Dost, aşkın rakibi değil; kalkanıdır. Bir de şu var: dostluk yaşla ölmez, ihmalle ölür. Kaç ömürlük arkadaşlık, "ararım bir ara" derken sessizce söndü. Oysa çoğu, tek bir mesajla yeniden canlanmayı bekliyor.

"Aslan gibi delikanlı" derdik. Ama aslan da bir sürüyle yaşar. Yalnız aslan güçlü değildir; avlanmaya en açık olandır. Tabiatta yalnızlık, gücün değil; tehlikenin işaretidir.

Belki de erkekliği yeniden tanımlamanın vakti geldi. Gerçek güç, hiç eğilmemek değil; eğildiğinde elini uzatabileceğin birinin olması. En cesur cümle, kabadayılık değil; "ben de zorlanıyorum" diyebilmektir.

Bu satırları okuyan bir erkeğe: bugün eski bir arkadaşını ara. "Naber" demek yeter. Gerisi kendiliğinden gelir. Çünkü dostluk zayıflık değil, ayakta kalmanın en eski yoludur. Ve kimse kendi kendine iyileşmez; hepimizin, arada bir omuz verecek bir omza ihtiyacı var.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

GÜLÇİN ITIRLI ASLAN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat