İnsan doğar, büyür, yaşar ve ölür felsefesiyle ömür öğütüyoruz... Elimize sıkıştırılmış mutluluk harçlıklarından sermayelerle, inşa ettiğimiz gönül evimizin anahtarı kayıp gider gibi bazen avuçlarımızdan. Oysa sahibini bile bilmediğimiz bir his buketiyle süslü neşelerimiz hep emanet değil mi bize?
Hep; "Ben küçükken li.."cümlelere emanet ettik, kıymetli yaşlarımızın, kıymetli mutluluklarını... hüzünleriyle yüreklere adeta cila süren bir kimliğe, isim verdik hislerimizden. Kimi gün sinirli. Kimi gün neşeli. Kimi gün dertli. Kimi gün heyecanlı... bitmek bilmeyen nice kimilerin kimsesi olduk durduk.
Dilimde, bir sabah duası doğuyor yüreğime, güneşi oluyor lügatimden üzerime sürülü nur-u pak bir cümle. Geceden kalma tüm karanlığı siliniyor gönlümün.
Bir resim misali… Bütün güzellikler bir araya toplanmış sende… Bütün güzel hislerle kucaklaşmış mutluluk… Kırmızının en aşk kokan tonu hayat bulmuş yanında… Beyaz masumiyetini senden almış
90’lı yılların, başı örtülü, lacivertlere boyalı, biraz mahzun, biraz yaralı, ezilen, horlanan, aşağılanan, küçümsenen, bazılarının gözleriyle koruma altına alıp; bazılarının ise gözleriyle itilip kakılan bir kalbin sesi bu…
Doğrusunu söylemek gerekirse, seçim benim değildi
Merhamet edenlerin en merhametlisi, sonsuz şefkat sahibi Yüce Rabbimiz, Kuran ahlakına uyan kullarının üzerinde; Rauf, Rahman ve Rahim isimlerini tecelli ettirir
Yediği soğuklardan bir hayli eskimiş, cilası soyulmuş, macunlarının bir kısmı neredeyse yok denecek kadar az, dört katlı bir binanın, sarmaşık çiçekleri arasında kalmış ara dairesi
Mutluluğun sesini bilir misiniz? Dokundunuz mu ellerinizle bir gülüşe? Yüreğini, yüreğinize emanet eden minik bir serçenin çırpınışlarını hissettiniz mi avuçlarınızda? Gözleriniz; dünyada ki bütün güzellikleri görebilecek kadar büyüyüp, bütün güzelliklerin sahibi olmuş kadar şanslı hissetimi kendini hiç? Adına huzur dediğiniz her şeyi, bir virgülle ayırdınız mı ikiye?
Ah be hayat; meğer nasipte uzanabilmek varmış, gözlerimin çok uzağında sandığım, adına imkânsız diyebildiğim güzelliklerine… Bütün sihirli kelimeler bir araya toplanıp dokunmuş gibi sanki yüreğime… Sanki dünyanın bütün şahane renkleri; daha önce hiç görmediğim tonlarıyla koca bir gökkuşağı hazırlamışlar… Ya da gözlerimin önünde uçsuz bucaksız bir papatya bahçesi; bütün yapraklarıyla “seviyor” diyerek, mutluluğun resmini çizmiş bana gülümsüyor… Dilime düşen her bir sözcük, mutluluk yağmurlarıyla eşlik ediyor gibi, yüreğimin kurak yazlarına bereket oluyor… Hiç uyanmak istemediğim bir rüyadayım, hayallerimin tozpembe tonunda, meskeni olmuşum adeta mutluluğun… Umutlarım vuslatını yaşıyor gibi, her şey yerli yerinde, her his ait olmuş bahçesinde açan güller gibi…
Seneler öncesinin mutluluklarını giyiniyorum üstüme, mutluluk; doyulmaz bir kıvamda lezzetlendiriyor yüreğimi…3
Elif Ekşi Zorer
İçinde Üsküdar tınısı olan bir şarkı çalıyor gece… Bir şarkı söylüyor karanlık, yıldızlarından keman inleyen, bir parça ney fısıltısıyla rüzgârlı
Elif Ekşi Zorer
Rabbimizin bize lütfettiği sayısız güzellikte nimetlerinin sadece bir tanesidir "Eyvallah"
23.10.2015
Çerez Tercihleriniz
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.