Sonsuzluk Kitabı
Genç yazarlarımızdan Tuğçe Özer’den harika bir eser. Tuğçe Özer’in kaleminden yeni nesil gençlik aşk denemesi olan “SONSUZLUK” isimli eseri çıktı.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Genç yazarlarımızdan Tuğçe Özer’den harika bir eser. Tuğçe Özer’in kaleminden yeni nesil gençlik aşk denemesi olan “SONSUZLUK” isimli eseri çıktı.
İnsanın “sonsuzluğu özlemesi ve araması” normaldir. Çünkü, bu, onun tabiatıdır. İnsanın organizması, “sınırlı” yaratılmakla birlikte, ona Allah, kendi ruhundan “bir soluk” emanet etmiş bulunmaktadır. Bu sebepten “sınırlı” bir organizma içinde âdeta “sonsuzluk” hapsedilmiş gibidir.
Al-i İmran Sûresinin 173. ayeti mealen şu şekildedir: “Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar onlara ‘Düşman size karşı büyük bir kuvvet topladı; onlardan korkun’ dedikleri zaman, onların imanı ziyadeleşti ve ‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir’ dediler.”
Çarşamba Belediyesi tarafından düzenlenen “Sonsuzluk Kervanı” programı ile televizyon programcısı ve yazar Serdar Tuncer, şair Ali Erzincanlı, Rıdvan Böke ve Mikail Şimşek, Çarşambalı sevenleri ile buluştu. Vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen programda şiir, sohbet ve ezgi dolu anlar yaşandı.
Çarşamba Belediyesi tarafından düzenlenen “Sonsuzluk Kervanı” programı ile televizyon programcısı ve yazar Serdar Tuncer, şiirleri ile gönüllerde taht kuran isim Dursun Ali Erzincanlı, Rıdvan Böke ve Mikail Şimşek, Çarşambalı sevenleri ile buluşacak.
Biyolojik saatlerimizin bir gün duracağına iman etmiş bir coğrafyanın hikmet kokan dinamikleri ile sonsuzluk alemine kurulmuş bir randevumuz olduğunun farkındayız.
Çok değerli yakınım Abdülkadir Yücelik hakkın rahmetine kavuştu. Kendisini bugün sonsuzluk alemine giden yolculuğa uğurladık. Allah makamını cennet eylesin. Bu vesile ile kaçınılmaz olan ölüm hakkında birkaç kelime etmek istiyorum.
Al-i İmran Sûresinin 173. ayeti mealen şu şekildedir: “Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar onlara ‘Düşman size karşı büyük bir kuvvet topladı; onlardan korkun’ dedikleri zaman, onların imanı ziyadeleşti ve ‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir’ dediler.”
Akıl parça parça hakikat karşısında çaresizdir. Zeka ise “mutlak hakikat”i arama peşindedir. Çünkü zeka keyfiyete dalmak ister, keyfiyet sonsuzluktur ve insan daima sonsuzu sezer, onu özler. Kemiyetten bunalır ve ürker. Zeka ancak mutlak bir’i arar. Akıl ise izafi bir’in peşindedir.
Android telefon kullanıyorsanız sonsuzluk işaretini sadece kopyala-yapıştır yöntemi ile yapabilirsiniz.
O gün yani 15 Temmuz’un mutat bir gün olmadığını, olmayacağını sabahın ilk saatlerinden itibaren anlamıştım.
Zaman ilerledikçe insanoğlu sınırlarını zorlamakta, bilinmeyeni bilinir hale getirmektedir. Bu durum sonsuzluğun gizemini keşfetmek arzusunu daha üst noktalara taşır. Tabii sonsuzluk denince akla sınırları olmadığı sanılan uçsuz bucaksız evren gelir.
100. yılını kutlayan Türk sinemasının en köklü film festivallerinde Altın Portakal, bu sene dünyanın önde gelen sinema adamlarını uzun metraj yarışma jürisinde bir araya getiriyor. Amerikan bağımsız sinemasının efsane isimlerinden, Altın Palmiye ödüllü yönetmeni Jerry Schatzberg’in başkanlık edeceği jürideki diğer isimler şöyle: Yunanistan’ın saygın görüntü yönetmeni Andreas Sinanos, Rusya’nın yerel ve uluslararası alandaki etkin sinema eleştirmeni Andrei Plakhov, Muhteşem Yüzyıl dizisi ile Türkiye’nin dünyaya açılan yüzlerinden oyuncu Halit Ergenç, Polonyalı sinema duayeni Krakow'un adını taşıyan Krakow Film Festivali’nin direktörü Krzysztof Gierat, Ferzan Özpetek filmlerinin yanı sıra çok sayıda başarılı yapımda imzası bulunan İtalyan yapımcı Tilde Corsi ve akademisyen kimliği ile de tanınan, sinema yazarı ve üç Altın Portakal’lı Mavi Dalga’nın yönetmenlerinden Zeynep Dadak. Jerry Schatzberg, yönetmen kimliğinin yanında fotoğrafçılık ve yapımcılık alanında başarılı bir üne sahip. Geride bıraktığımız 30 yılda, Bob Dylan’dan Robert Rausctenberg’e pek çok ismi fotoğraflayan Schatzberg, 1970’li yıllarda yükselişe geçen Amerikan bağımsız sinemasının da önde gelen yönetmenlerinden biri oldu. Usta oyuncu Al Pacino’ya, Altın Palmiye adayı The Panic in the Needle Park filmiyle ilk başrolünü veren Schatzberg, 1973 yılında Gene Hackman ve Al Pacino’nun başrollerini paylaştığı Scarecrow filmiyle de Altın Palmiye’yi kucakladı. Sonraki yıllarda Sweet Revenge ve Reunion filmleriyle de Altın Palmiye adayı olan Schatzberg, 1999 yılında İstanbul Film Festivali’nden Yaşam Boyu Onur Ödülü ile ayrıldı ve 2004 yılında Cannes Film Festivali’nin de ana jürisinde yer aldı.ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMA JÜRİSİBu yıl “Gelenekten Geleceğe” söylemiyle yola çıkan festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışma Jürisi ise; yönetmen, senarist, yapımcı ve oyuncu Yılmaz Erdoğan başkanlığında, senarist veödüllü yönetmen Belmin Söylemez; sinema ve tiyatro sanatçısı, tiyatro yönetmeni ve akademisyen Bülent Emin Yarar; senarist, oyuncu ve fotoğraf sanatçısı Ebru Ceylan; görüntü yönetmeni Hayk Kirakosyan; edebiyat dünyasının önemli isimlerinden İskender Pala; tiyatro ve sinema oyuncusu, iki Altın Portakal ödüllü Meral Çetinkaya; film müziğinin usta isimlerinden, besteci Selim Atakan ve yer aldığı filmlerin yanı sıra, oynadığı dizilerle de ulusal ve uluslararası başarılara imza atan oyuncu Songül Öden'den oluşuyor.YUNANİSTAN’IN AVRUPA SİNEMA DÜNYASINDAKİ DEĞERİ: ANDREAS SINANOSAvrupa Film Akademisi ile Fransız Sinematograflar Derneği üyesi olan Yunanistanlı görüntü yönetmeni Andreas Sinanos, usta yönetmen Theo Angelopoulos imzalı Sonsuzluk ve Bir Gün, Ulis’in Bakışı, Ağlayan Çayır gibi klasikleşmiş filmlerin görüntü yönetmenliğini üstlendi. Aynı zamanda Selma Bakar, Hiner Saleem gibi yönetmenlerle de birlikte çalışmış olan Sinanos, geçtiğimiz yıl Tayfun Pirselimoğlu’nun son filmi Ben O Değilim’in de sinematografisini üstlenmişti. Blue Blue filmiyle Yunanistan Kültür Bakanlığı tarafından ‘En İyi Sinematografi’ ödülünün sahibi olan Sinanos, son olarak çekimleri 2014 haziranında başlayan Rüzgarın Hatıraları filminde Özcan Alper ile birlikte çalıştı. SİNEMAMIZIN DÜNYAYA AÇILAN YÜZÜ: HALİT ERGENÇBinbir Gece ve Muhteşem Yüzyıl dizileriyle adını dünyaya duyuran Halit Ergenç, Evita, Kral ve Ben, Hayalet ve Ötekiler gibi pek çok müzikal, opera ve bale çalışmalarıyla da sahne aldı. Türkiye tarihinin önemli bir dönemini anlatan Tolga Örnek imzalı Devrim Arabaları ile Çağan Irmak’ın yönetmenliğini yaptığı Babam ve Oğlum filmlerinde önemli roller üstlenen Ergenç, 2010 yılında çekilen Dersimiz Atatürk’te ise Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandırdı. Sinema kariyerinde Acı Aşk, Misafir, Okul, Tramvay ve İlk Aşk gibi birbirinden farklı türlerde filmler de yer alan Ergenç, 2009 yılında Devrim Arabaları ile En İyi Erkek Oyuncu dalında Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülü’nü, 2014 yılında da Kanuni Sultan Süleyman rolünü canlandırdığı Muhteşem Yüzyıl dizisiyle, En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Kelebek Ödülleri’ni aldı.ULUSLARARASI FİLM ELEŞTİRMENLERİ FEDERASYONU ONURSAL BAŞKANI: ANDREI PLAKHOV2005 yılından 2010 yılına kadar Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu, FIPRESCI Başkanlığı görevini yürüten ve şu an federasyonun Onursal Başkanı olan Rus eleştirmen Andrei Plakhov, halen Rusya’nın etkili gazetelerinden Kommersant Daily’de film eleştirileri kaleme alıyor. Plakhov, Venedik, Berlin, San Sebastian ve Moskova gibi pek çok uluslararası festivalde danışmanlık ve jüri üyesi görevlerini sürdürüyor. Andrei Plakhov, Catherine Deneuve’nun sinema hayatının anlatıldığı From "Les Parapluies de Cherbourg" to "8 femmes” ile Sovyetler Birliği’nin sinema tarihinin yer aldığı The Soviet Cinema kitaplarının da yazarı.HAYATINI POLONYA SİNEMASINA ADAMIŞ BİR FİLM UZMANI: KRZYSZTOF GİERATPolonyalı film uzmanı Krzysztof Gierat, 2000 yılından bu yana Krakow Film Festivali’nin direktörlüğünün yürütüyor. Bir dönem Krakow’un yönetiminde de vali vekili olarak söz sahibi olan Krzysztof Gierat, Polonya Devlet Televizyon ve Film Ajansı’nın direktörlüğü görevini de üstlendi. Sayısız film festivali jürisinde üye sıfatı ile yer alan Krzysztof Gierat, aynı zamanda Krakow Film Vakfı’nın kurucusu ve başkanı.USTA İŞİ FİLMLERİN İTALYAN YAPIMCISI: TILDE CORSIKariyerine 1992 yılında kurduğu R&C Produzioni’de yapımcı olarak başlayan Tilde Corsi, Ferzan Özpetek’in Hamam’dan sonra çektiği tüm filmlerinde Özpetek’in yapımcılığını üstlendi. Avrupa sinemasının bol ödüllü kadın yönetmenlerinden Lucrecia Martel’in La Nina Santa ve Headless Woman filmlerinin yapımcılığını üstlenen Corsi, İtalyan sinemasının ustalarından Marco Ferreri’nin ve bir başka usta yönetmen Amos Gitai’nin Cannes, Berlin ve Venedik’te büyük ödüle aday olmuş filmlerinin de yapımını üstlenmişti. Corsi, iki kez İtalya’nın Oscar’ları sayılan David Di Donatello ödülünün de sahibi oldu. AKADEMİSYEN, YÖNETMEN VE ELEŞTİRMEN: ZEYNEP DADAK2001 yılından bu yana yönetmenlik yapan ve Altyazı Aylık Sinema Dergisi yayın kurulu üyesi olan sinema yazarı Zeynep Dadak, aynı zamanda çeşitli üniversitelerde sinema dersleri veriyor. 2000’li yılların ilk yarısında Çalıştır Saksıyı, Gidiş Geliş Gidiş gibi kısa filmler çeken Dadak, daha sonra Merve Kayan’la birlikte yazıp yönettiği kısa belgesel Bu Sahilde ile aralarında Rotterdam Film Festivali, Sheffield, San Francisco, Jeonju de olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası festivali gezdi. Geçtiğimiz yıl yine Merve Kayan’la birlikte yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı filmi Mavi Dalga Berlin Film Festivali’nin Panaroma bölümüne seçilen Dadak, filmiyle 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden de En İyi İlk Film, En İyi Senaryo ve En İyi Kurgu ödülleriyle ayrıldı.