Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Güncel

Millî İstihbarat Akademisinden Kapsamlı İsrail Raporu

Millî İstihbarat Akademisi (MİA), İsrail'in bölgesel saldırganlığını ve işgal stratejilerini çok boyutlu olarak analiz eden "İsrail Yayılmacılığının Anatomisi" başlıklı kapsamlı bir rapor yayımladı.

Millî İstihbarat Akademisinden Kapsamlı İsrail Raporu
Paylaş:

Raporda, İsrail'in yayılmacı politikasının dönemsel bir hükümet tercihi ya da salt güvenlik kaygısı olmadığı; teolojik meşruiyet üretimi, güvenlikleştirme, sosyopolitik kurumsallaşma ve dış destekle kendini sürekli yeniden üreten döngüsel bir mekanizmaya dönüştüğü vurgulandı. Çalışmada ayrıca, Türkiye ile İsrail arasındaki temel ayrışmanın Filistin meselesini aşarak bölgesel düzen tasavvurunda yapısal bir rekabete dönüştüğünün altı çizildi.  

Üç ayaklı işgal mekanizması: Toprak, kurumlar ve demografi

MİA raporunda modern İsrail yayılmacılığı birbiriyle bağlantılı üç temel eksende kavramsallaştırıldı:

Toprak temelli yayılmacılık: Yalnızca fiziki ilhakla sınırlı kalmayıp stratejik noktaların, ulaşım ağlarının ve tampon alanların kontrol edilmesiyle parçalı bir işgal coğrafyası oluşturulması.  

Hukuki-idari/kurumsal yayılmacılık: Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da askerî emirler, imar kısıtlamaları ve idari yetki transferleriyle fiilî durumun resmî ilhaka dönüştürülmesi. Raporda, 2026 yılı başında yürürlüğe konan arazi tescil kararları gibi adımların uluslararası hukuka aykırı biçimde "idari ilhakı" derinleştirdiği belirtildi.  

Demografik yayılmacılık: Nüfus mühendisliği, tehcir, zorunlu göç ve Gazze örneğinde olduğu gibi etnik temizlik ve soykırım boyutuna varan uygulamalarla mekân ile nüfus ilişkisinin zorla değiştirilmesi.  

Güvenlik söylemi ve radikal sağın ana akımlaşması

Raporda, İsrail toplumundaki çatışma deneyimlerinin ürettiği "kuşatma zihniyetinin" yayılmacılığı meşrulaştırmada köprü işlevi gördüğüne dikkat çekildi. Tarihsel ve teolojik hak iddialarının güvenlik kisvesi altında topluma sunulduğu, böylece topraktan çekilmenin ya da bağımsız bir Filistin devletinin varoluşsal bir tehdit olarak kodlandığı ifade edildi.  

Daha önce siyasetin çeperinde kalan radikal sağ unsurların (Kahanist gelenek ve dinî siyonizm) koalisyon dengeleriyle iktidarın merkezine taşındığı kaydedilen raporda; Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi figürlerin doğrudan bürokrasiye, planlama ve kolluk mekanizmalarına hükmetmesinin işgali kurumsal devlet politikası hâline getirdiği tespitine yer verildi. Yapılan araştırmalara atıfta bulunulan raporda, genç nüfusta sağ eğilimin yüzde 70'lerin üzerine çıkmasının, yayılmacılığın gelecekte de liderlik değişimleriyle son bulmayacak yapısal bir sorun olduğunu gösterdiği vurgulandı.  

Bölgesel hegemonya arayışı ve ABD bağımlılığı

İsrail'in güvenlik sınırlarını kendi egemenlik alanının dışına taşıyarak maliyetini çevre ülkelere yıktığı belirtilen analizde; Gazze'de derinleştirilen koridorlar, Lübnan'ın güneyinde ateşkes şartlarına rağmen sürdürülen askerî mevcudiyet ve Suriye'de Esed sonrası oluşan boşluğu fırsata çevirerek yapılan operasyonların bu stratejinin parçası olduğu kaydedildi.  

Raporda, İsrail'in askerî ve istihbari üstünlüğüne rağmen uzun süreli ve yüksek yoğunluklu çatışmaları tek başına sürdürme kapasitesinin bulunmadığı, doğrudan ABD'nin askerî finansmanına, teknoloji transferine ve "Niteliksel Askerî Üstünlük" (QME) garantilerine bağımlı olduğu vurgulandı. Ayrıca ordu içindeki insan kaynağı sıkıntısı ve Haredi muafiyetlerinin doğurduğu iç krizlerin, İsrail'in sürdürülebilirliğinin önündeki en büyük zafiyetler olduğuna işaret edildi.  

Ankara'nın stratejik vizyonu: Adil ve çoğulcu güvenlik mimarisi

Millî İstihbarat Akademisinin raporunda, Türkiye ile İsrail'in bölgesel güvenlik tasavvurlarının taban tabana zıt olduğu kaydedildi. İsrail'in güvenliğini çevresindeki aktörlerin zayıf, parçalı ve müdahaleye açık kalması üzerine kurduğu; Türkiye'nin ise bölgesel istikrarı egemen, toprak bütünlüğünü sağlamış ve kurumsal kapasitesi yüksek devletlerin varlığında gördüğü ifade edildi.  

Suriye, Doğu Akdeniz, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'nda (Somaliland hamlesi) İsrail'in Türkiye'yi çevreleme ve dengeleme girişimlerine dikkat çekilen raporda, Türkiye için şu stratejik çerçeve çizildi:  

Stratejik özerklik ve çok katmanlı diplomasi: İsrail merkezli güvenlik ağlarına ve tek taraflı dayatmalara karşı bölge ülkeleriyle alternatif iş birlikleri geliştirmek.  

Devlet kapasitelerinin desteklenmesi: Filistin, Suriye ve Lübnan'da meşru otoriteyi ve devlet kapasitesini güçlendirerek güvenlik boşluklarını kapatmak.  

Bölgesel dayanıklılık kalkanı: Etnik ve mezhepsel fay hatlarının dış müdahalelere zemin kılınmasını önlemek amacıyla "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge" vizyonuyla Türk, Kürt ve Arap toplumları arasındaki birlikteliği tahkim etmek.

Jeoekonomik merkezîlik: Kalkınma Yolu ve Orta Koridor projeleriyle Türkiye'yi baypas etmeye çalışan bağlantısallık girişimlerine karşı vazgeçilmez bir lojistik merkez konumu inşa etmek.  

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Güncel Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat