Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com

Ramazan biraz da annedir

Evde süregiden iftar hazırlıklarına, donatılacak sofrayı süsleyecek yemeklere, tatlılara bakıyorum: hepsi dünden ısmarlanmış

Ramazan biraz da annedir
Paylaş:
Evde süregiden iftar hazırlıklarına, donatılacak sofrayı süsleyecek yemeklere, tatlılara bakıyorum: hepsi dünden ısmarlanmış.

Anne mutfakta büyük bir telaş içinde, özenle, mutfaktaki cehennemi sıcağa aldırmadan, kocaman bir tebessümle çocukların siparişlerini hazırlıyor; akşamın efendisi yine onlar olacak! Sadece akşamın mı, sahurun da, hatta yenilip içilmeyen gündüzlerin de... Peki, bizim tercihlerimizin, siparişlerimizin bir anlamı yok mu?

            Biz kim miyiz? Tabii ki babalar. Eşim siparişler veriyor; yağ, şeker, kuru üzüm, ceviz, pirinç, yumurta vs.’ler alınacak, erken vakitlerde eve ulaştırılacak. Büyük bir özenle istenilenleri alıyor ve eve ulaştırıyorum. Babalık burada sona eriyor. Sonra bütün ruhaniyeti ve ulûhiyetiyle annelik başlıyor.

            Çocuklar siparişleri vermişler. Evin yemek düzeni onlara göre ayarlanıyor. “Aman!” diyorum eşime “onların keyfine bakalım, ne istiyorlarsa hazırlayalım, bana sadece almak düşer! Ramazan sadece yemek içmekten kesilmek değil, biraz da, belki de biraz değil tam da bir naz ayı!

            Çocuklar oruç tutuyorlar, anne babanın dileği gerçekleşmiş, kutsiyet devam ediyor! Onları ibadetin aşkı, şevki, ruhaniyeti, lezzeti istila etsin! İbadetle haz bulacaklarının da farkına varsınlar! Bu nasıl olacak! Anneye babaya nazlansınlar, “şunu isterim, bunu isterim!” diyebilsinler. Anne-babalar bu nazları tebessümle karşılasınlar.

İftar saati yaklaşmış, Allah’tan ne geldiyse sofra donatılmış, çocukların yüzleri açlığın saflaştırdığı ruhani bereketle ışıldıyor! Memnun yüzler, mütebessim çehrelerle sofraya bakıyorlar. Anneleri ne isterse yapmış, iyi ki oruç tutmuşlar, bu Ramazan ne güzelmiş, zira anneleri onlara kalmış!

Çektiği onca sıkıntıya, dışarıdaki sıcaklığı cehennemi bir aleve çeviren mutfak azabına rağmen anne hâlâ mütebessim ve mütekerrim! “Yavrularım mutlu oldular mı, gözlerini karınlarını istedikleri gibi doyurdular mı, benim yavrularım oruç da tutuyorlarmış, anneleri kurban olsun onları verene! Sahura ne isterlermiş bakalım, hadi babası sahur hesabı yapalım kuzucuklarım sahura kalkacaklar!”

İçerden gözlerimi yaşartan sevgi nağmeleri dinliyorum. Eşim kızımı seviyor: “Benim kızım da büyümüş, annesine yardım edermiş, sahurunu yapmış da masayı da toplamış; bana prensesimi veren Allahıma kurban olayım. Gelsin bir tanesi annesine; ohoooooy kurban olayım seni bana verene!” Sahurda yemek yenmiş, anne içerdeyken küçük kızım sofrayı toplamış, masayı silmiş, anne nasıl da sevinmiş, nasıl da sevinmiş!

Bütün bunları ancak Ramazan’da yaşıyoruz, bu kadar derinlemesine. Aklıma Victor Hugo’nun o pek mânâlı sözü geliyor: “Bütün kadınlar zayıftır, anneler hariç!” Anneler Ramazan’da nasıl devleşiyorlar/ devleşmeliler! Bütün yük onların omuzlarında, sıradan geçmesi muhtemel zamanları nasıl da uhrevileştiriyorlar!
Ramazan’la aralarında uhrevî bağlar kuramayanlar, çocukluk Ramazanlarında anneleriyle aralarında kurulması gereken ilâhi rabıtalara bakmalılar, onlar yok muydular, kurulmadı mıydılar?

Eşime bakarken, çocukların memnuniyeti için harcadığı emeği, zamanı, keyfi; çektiği meşakkati görüyorum. O harcananlar çocuklarda ne kadar da yüce karşılıklar buluyorlar. Anne Ramazan’ı ilahileştiriyor, sevdiriyor, yüceltiyor, “bi daha gelse!” dedirtiyor. Onun eliyle Ramazan bir açlık ve susuzluk ayı olmaktan çıkıyor. İnsanın saflaştığı, annesine her türlü nazının geçtiği, kendisinin annesinin gözünde ne kadar değerli olduğu, annelerin kendilerine kaldığı semavî zamanlar oluyor!

Bu yüzden diyorum ki Ramazan biraz da annedir. Onlar, Ramazan’ı tam da istenilen ruhani zamanlara inkılâp ettiriyorlar. Bir ömür boyu sürecek tadı damaklarda kalan zamanların temellerini inşâ ediyorlar. Çocukluğumda, Ramazan’larda anneme yaptığım nazlar geçiyor gözlerimin önünden; onlar ne semavî anlardı, ne lezzetli açlıklardı, ne kevserî susuzluklardı!

Sevgili annelerim; çocuklarınızın dünyasında Ramazanın kutsiyeti; maharetli ellerinize, sonsuz sabrınıza, bitmek tükenmek bilmeyen sevginize, daimâ mütebessim çehrenize, onları önceleyici mahviyatkârlığınıza bağlı!

Sevdiklerimize sevdiklerimizi ancak onları ne kadar sevdiğimizi göstereceğimiz fedakârlıklarla sevdirebiliriz!

Annem bana Ramazan’ı öylesine sevdirmişti ki, şimdi çocuklarımın annesi çocuklarıma Ramazan’ı öylesine sevdiriyor ki şu cümleyi kurmaktan kendimi alamıyorum:

Anne biraz Ramazan’dır; Ramazan biraz da anne!
 
 
Bir Hatırlatma!

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et Etken ve edilgen kişilikler

Akışın sonuna geldiniz.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat