Rektör adayları arasında adı geçen eski genel sekreter S.K.’nın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun açık ve emredici hükmüne rağmen yasal 5 yıllık bekleme süresini tamamlamadan profesörlük kadrosuna başvurduğu ve atamasının bu yolla gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
TARİHLER ARASINDAKİ ÇELİŞKİ
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 26. maddesi gereğince, bir doçentin profesörlük kadrolarına başvurabilmesi için "doçentlik unvanını aldıktan sonra en az 5 yıl süreyle açık bulunan kadrolarda başarıyla görev yapmış olması" şartı aranıyor. Ancak ortaya çıkan resmi kayıtlar ve ilan takvimi, S.K.’nın bu süreyi doldurmadan ilana başvurduğunu ortaya koyuyor.
Sürece dair resmi kayıtlarda yer alan tarihler şu şekilde sıralanıyor:
Doçentlik hak ediş tarihi: 6 Mart 2018 (Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı / ÜAK resmi kayıt tarihi)
Kanunen 5 yılın dolması gereken tarih: 6 Mart 2023
Profesörlük ilanı ve başvuru takvimi: 28 Aralık 2022 (Resmî Gazete Sayısı: 32057 / İlan No: 2022–6)
İddialara göre, kanunen profesörlük başvurusunda bulunabilmesi için en erken 6 Mart 2023 tarihini beklemesi gereken S.K., bu sürenin dolmasına aylar varken Aralık 2022'de yayımlanan profesörlük ilanına başvuruda bulundu ve ataması hukuka aykırı şekilde onaylandı.
Sözlü sınav şartı ve 7100 sayılı Kanun ayrıntısı
Dosyada yer alan bir diğer teknik detay ise doçentlik unvanının kazanılma şekliyle ilgili. S.K.’nın 2017 yılında eser inceleme aşamasını geçtiği ancak aynı yılın kasım ayında girdiği Doçentlik Sözlü Sınavı’nda başarısız olduğu aktarılıyor.
Adayın unvanı; doçentlikte sözlü sınav mecburiyetini kaldıran 7100 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih olan 6 Mart 2018 itibarıyla resmiyet kazandı. Yükseköğretim mevzuatında zorunlu 5 yıllık hizmet süresinin "unvanın resmiyet kazandığı tarihten itibaren" başlatıldığına dikkat çeken hukukçular, Mart 2018 çıkışlı bir belgenin Aralık 2022 tarihindeki ilana yetmeyeceğinin altını çiziyor.
Genel sekreterlik makamı denetimi engelledi mi?
Kamuoyunda ve akademik çevrelerde en çok tartışılan sorulardan biri de başvuru şartlarını taşımayan bu atamanın kurum içi denetimlerden nasıl geçtiği oldu. İlanın açıldığı ve başvurunun alındığı dönemde S.K.’nın üniversitenin en üst idari amirliği olan Genel Sekreterlik görevini yürüttüğü hatırlatılıyor.
İddialara göre, idari personel üzerinde oluşturulan kurumsal baskı nedeniyle evrak kontrolünü yapmakla yükümlü memurlar mevzuata aykırı bu sürece itiraz edemedi.
Rektörlük yarışındaki diğer akademisyen rakipleri A.B. ve H.D.’ye yönelik e-posta hackleme ve siber kumpas girişimlerinin kurum tutanaklarına yansıdığı, bilişim suçlarının kurum içi disiplin mekanizmalarıyla geçiştirilmeye çalışıldığı ve personele uygulanan ağır mobbingin soruşturma konusu olduğu da gündeme getirilen vahim başlıklar arasında yer alıyor.
Gözler YÖK ve Ankara’da
Devletin en üst karar mekanizmalarını yanıltmaya yönelik girişimlere karşı akademik camia Yükseköğretim Kurulu’nu (YÖK) göreve çağırıyor.
YÖK ve ÜAK otomasyon kayıtlarında adayın resmi doçentlik tescil tarihinin 06.03.2018 olduğunun açıkça görülebildiği belirtilerek, 5 yıllık zorunlu süre şartı karşılanmadan gerçekleştirilen profesörlük atamasının iptal edilmesi ve üniversitede yaşanan kumpas iddialarını incelemek üzere bağımsız mülkiye ve YÖK müfettişlerinin görevlendirilmesi bekleniyor.






















































































































































































































