Cahiliye (dönemi) durumu Araplara has, orta çağda kalmış, bir daha tarih sahnesine çıkmayacak bir olgu, bir durum, bir tespit olmadığı gibi medeniyet de Araplara has bir yaşam biçimini ifade etmekten uzaktır. İslam ile henüz tanışmamış veya karşılaşmamış olan Arapları cahil insanlar olarak tanımladığımız gibi Hz. Muhammed (s.a.v.) önderliğinde Kur’an’ın emir ve yasakları çerçevesinde yani İslam’a göre yeni bir yaşam sürdüren insanları da medeni insanlar olarak tanımlıyoruz. O halde medeniyet İslam ile oluşmuş, İslam ile gelişmiş ve İslam ile nihayete erecek olan bir yaşam biçimidir.
Medeniyet veya cehalet dünyada yaşayan tüm insanlar için geçerli olan bir durumdur. İslam’a göre bir dünya inşaa eden insanlar medeni; hangi ad altında olursa olsun İslam’ı sosyal hayattan, aile yaşantısından ve devlet aygıtından söküp çıkaranlar da cahil insanlar olarak dillendirmekte bir sakınca yokktur. O halde cahillik; herhangi bir şeyi bilip bilmeme, diploma sahibi olup olmama, herhangi bir makam veya mevkiyi işgal edip etmeme meselesinden ziyade Allah’ı tanımama, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e benzememe, Kur’an’ın emir ve yasaklarına göre bir yaşam sürdürmeme durumu olarak tarif edersek yanlış yapmış olmayız.
Sosyal medyaya düşen kamera görüntüleri felaketin, yani tam anlamıyla cahiliye döneminin habercisi olduğunu söyleyebiliriz. Oturdukları bankın tahtalarını yerinden söken, giriş katın penceresinde bulunan saksıyı kimselerin üzerine düşüp düşmediğine bakmaksızın evin içine hışımla iten, olmadık yerde kediyi tekmeleyerek metrelerce havaya uçuran, kaldırımdaki ağacın dalına kırılıncaya kadar asılan, arabaların tekerlerine bıçak saplayan, iki göz görmediği zaman hırsızlığı bir hak olarak yapan gençleri çokça görüyoruz. Bunlar ya lise öğrencisi ya da liseyi daha yeni bitirmiş gençler. Bu duruma son dönemlerde eline silah alıp okulu basan, cinayet işleyen, gasp ve kaçakçılık yapan insan sayısının her geçen gün arttığını da ilave edebiliriz.
Gençlik, bunalım, başıboşluk, haz, hız, kavga, isyan, gürültü, günübirlik yaşantı, yok sayma, zorbalık, dejenerasyon, mankurtlaşma...
Sorun çok çok büyük. Gidişat sütliman değil. Ancak kimse çözümden, olması gerekenden bahsetmiyor, bahsetmek istemiyor. Doğru bir neşteri eline doğru bir şekilde alana da ortalıkta rastlanmıyor.
Umursanmıyor gidişat. Sorundan bahsedenler de pansuman tipi öneriler ileri sürmekten öte avurdunu şişirmiyor. Kangren olmuş meselelerde günübirlik, pansumanvari, hamaset içeren nutuklar ile çözüme ve nihai bir sonuca ulaşılması mümkün değildir. Tek çözüm İslam, Kur’an’ın istediği bir eğitim uygulayalım diyene de rastlamıyoruz artık.
Dünya ve içindekilerin tamamı bir parkta, bir bahçede, ıssız bir mekânda Allah’a isyan ile yoğrulmuş bir vaziyette kayıp giden bir hayata eşdeğer olmadığını bilmek durumundayız. O yüzden Yüce Allah, insanı başıboş bırakmadığı gibi ne halin varsa gör de demediğini ilan etmek zorundayız. İnsanı yaratan Allah’tır kendisine uygulanması gereken kanun ve kurallar da yine Allah’ın istediği kanun ve kurallar olmalı şeklinde beyanatlarımız çoğalmalıdır.
Hani eğitim ve öğretim diyoruz ya...
İnsan; aldığı eğitim ile eşdeğer olduğunu, toplumda meydana gelen olayları eğitimden bağımsız bir değerlendirmeye tabi tutmanın mümkün olmadığını vurgulamak durumundayız. Küp ne ile doluysa dışarıya onu sızdırır, diyor büyüklerimiz.
Evet, bu olumsuz davranışları sergileyen gençlerin tamamı bu ülkenin okullarından geçtiler, eğitimlerini bu müfredatın içeriği ile bu sıralarda tamamladılar. İslam ile yakından ve uzaktan bir ilgileri ve bir alakaları kurulmadı. O yüzden günümüz Türkiye’sinde yaşayan insanların gündelik yaşamlarında, ticari işlerinde, komşuluk ilişkilerinde, aldıkları eğitimde laiklik çerçevesinde şekillenen ve İslam’ın hiçbir şekilde karıştırılmadığı bir ahlak anlayışı şekillendi. Türkiye’de yaşayan insanlar; din ve imanı, hak ve hakikati, batıl ve atılı, ahlak ve sapıklığı, put ve putçuluğu, küfür ve nifakı, şirk ve tağutu, zulüm ve adaleti bilmiyor, bilmek de istemiyor. Bu konuda herhangi bir çaba sergilemekten de hoşlanmıyor. Kur'an-ı Kerim ile yüzleşmekten, içinde yer alan emir ve yasakları duymaktan hem korkuyor hem de çekiniyor. İşine de gelmiyor açıkçası.
Cafcaflı cümleler, albenili görseller, hamaset kokan anlatımlar eşliğinde dile getirilen meselelere sakın ola kanmayın! Sosun altında gizlenen gerçek ne, elbisenin altında saklanan beden kime ait, subliminal mesajlarda neler gizlenmiş, siz ona bakın. Anlatılanların doğruluk derecesine, hayata dönük olma özelliğine, yaşam alanlarına yapacağı katkıya, ahiretteki geçerlilik derecesine, Kur’an’ın anlatımlarına, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in örnekliğine odaklanın.
Her türlü entrika, dalavere ve sihir yöntemleriyle kalbinden Allah (c.c.) korkusunu söküp aldığınız gençleri kontrol etmeniz, kötülük işlemelerine engel olmanız mümkün olmayacaktır. Şeytanın birer trüva atına dönen gençleri kontrol etmek üzere istediğiniz kadar polis, jandarma veya zabıta görevlendirin yine de suç işlemeyi önleyemeyeceksiniz. İnsan bu. Mahkeme koridorlarında yargılanmak için sıra bekleyen dosya sayısı bu durumun en bariz göstergesi olduğunu söylemek suç olmasa gerek.
Her şeyin başı Allah korkusudur.
Bir insandan İslam’ı söküp alırsanız kalbini öldürürsünüz. Kalbi ölmüş bir insan da her şeyi ama her şeyi ters görmeye, olayları olmadık bir şekilde algılamaya, tersten anlatmaya başlar. Doğruyu yanlış yanlışı da doğru, Hakk'ı batıl batılı da Hakk, yalanı gerçek gerçeği de yalan, zulmü adalet adaleti de zulüm, pireyi deve deveyi de pire olarak görür, algılar ve bu minvalde bir yaşam sürdürür. Bu gibi kişilere yapılabilecek en büyük iyilik, kalplerinin dirilmesini sağlamaya yönelik çalışma yürütmektir. Ne yaparsanız yapın, neyi söylerseniz söyleyin evvela bu insanların kalbini diriltin.
Eğitim ile öğretim ile siyaset ile edebiyat ile filim ile kültür ile festival ile… Her şeyden önce Kur’an’a bakın…
Kalbi dirilen kişiden korkmayın. Kalbi dirilen kişi olması gereken işlere kendi kendine yönelecektir. Kalbi diriltmekten başka bir işe kalkışmayın. Tek tek doğruları anlatmaya, Hakk ve hakikati belletmeye de kalkışmayın, beyhude bir iş yapmış olursunuz. Her insana tek tek doğruları öğretmek mümkün değildir. Ancak her insana doğruları kavrayabilecek bir kalp şekillendirmek mümkündür. Bu da ancak Kur’an ile gerçekleşir. Dedim ya evvela kişinin kalbi dirilmeli, kendine gelmeli, vücuda sağlıklı bir kan pompalamalıdır. Diğer işler ardı sıra kendiliğinden gelecektir.
Kandırıldığımızı ve aldatıldığımızı kalben bildiğimiz ve öğrendiğimiz gün necat buluruz.
Kur’an’a ve Sünnete göre bir zihin, bir anlayış, bir yaşayış inşaa edilmediği müddetçe solcusu da sağcısı da Türkçüsü de Kürtçüsü de muhafazakârı da liberalı da laiki de demokratı da cumhuriyetçisi de milliyetçisi de particisi de partisizi de aynı davranışları sergileyeceklerdir.
Nihat Güç
Adım Adım Cahiliye Toplumuna
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Makineye Söylediklerimiz, Birbirimize Söyleyemediklerimiz
Aydın BENLİ
Siyasette renklendirme: görünmeyen ağlar, ihanet şebekesi ve çözülmeyi bekleyen sorular!
Öztürk Samuk
Güney Kıbrıs ikinci bir İsrail oluyor gibi sanki!
Mithat Güdü
Tağut Kavramı Nasıl İstismar Ediliyor?
Özlem Gürbüz
Kendimize ne zaman uğradık?
Bülent ERTEKİN
Türk turistler f-35’in parasını mı ödedi!
Mehmet BOZKURT
Kur'an nedir ve ne diyor!
Adnan ÖZ
Artık Samsunspor’un işi çok zor!
Seyfettin BUDAK
İnsan Neden Yalan Söyler?
Songül KARAMAN
Geleneksel Anadolu Motiflerinin Dili
Recep YAZGAN
Ailem sahiden güvende mi!
Mehmet Ali Çamoğlu
Şu Kısa Hayatta Omurgalı Yaşamanın Beş Kuralı
Ömer Naci Yılmaz
Kağnı Gölgesindeki İt
Adnan İPEKDAL
On Beş Hocamsıya Bedel Türkünün Bir Notası!
Özhan KIZILTAN
Kurtlar Vadisi ve Masonlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Tarık Buğra'nın İzini Aramak Bir Bahane
Kadir Erol
Tefekkür Vasatı
Elif Ekşi ZORER
Bir Bardak Su Gibi, Şeffaf Samimiyet
Mesut CİHAT
İşkenceler Gören Âdem
Eyüphan KAYA
Barış ve huzurun arkasındayız!
Vehbi KARA
28 şubat mağduru askerlerin hakları ne zaman verilecek!
Ravza ZEYBEK
Özür Dileriz Çocuklar
Aydan KURT
Kimse kimsenin yarasını iyileştirmiyor...
Ahmet SAĞLAM
KALP
Bedriye Arık ÇAMBEL
İnsan Kalitesi Eksikliği ve Zoraki Katlanma Sanatı
Elif Ekşi
Büyümeyen Çocukluğum
Murat GÜLŞAN
Kamu Mülkü, Milletin Vicdanı ve Cevapsız Sorular
Hüseyin KURT
Dereköy’ün farkında mıyız?
Hamdi TEMEL
Antibiyotik Direnciyle Savaşta Yeni Cephe: Çevremiz
Ahmet DÜZGÜN
Doğu Perinçek'în Temyizi
Recep Ali AKSOYLU
Yavuz Köktaş Hoca Kendi Ayağına Sıktı
Memiş OKUYUCU
Edebiyat Fakültelerimiz Nerede ya da Üniversitelerimizin Kimliği!
Cahit KURBANOĞLU
Tesettür nedir?
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)