Denge

Servet ZEYREK

03-11-2025 17:46

İslam, denge dinidir ve inananlarını bütün aşırılıklardan uzak tutmayı ister. O nedenle bir Müslüman tüm aşırılıklardan uzak olmalı ve dengeli bir hayat sürmelidir. Yani bir Müslüman uçlara savrulmamalı ve her zaman ortaya yolu tutmalıdır. Zaten mensubu bulunduğumuz Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat anlayışı da orta yolu ifade etmektedir. Allah-u Teâla Bakara Suresinin 143. ayetinde “İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet yaptık…” buyurmaktadır. Ayette “aşırılıklardan uzak bir ümmet” olarak çevrilen vasat ümmet yani “ümmeten vesatan” tabiri de bunu ifade ediyor olsa gerektir.

Dinî anlamda aşırılık denince akla genelde dini radikalizm de denilen Batılıların Fundamentalizm kavramı geliyor. Özellikle 11 Eylül saldırıları sonrası Batıda “İslamofobi” yani İslam karşıtlığı kavramı ortaya çıkarıldı. Esasında birbirini besleyen iki kavram olan İslamofobi ve İslamî radikalizm, İslam'ın hoş gördüğü şeyler değildir. Zira Peygamberimiz aşırılıklar konusunda ümmetini uyarmıştır, Hatta ibadetin dahi aşırısını hoş görmeyen bir peygamberdir, Peygamberimiz. Enes bin Mâlik’ten gelen bir rivayette: Peygamber Efendimizin nafile ibadetlerini öğrenmek üzere, sahabeden üç kişilik bir grup, Peygamberimizin hanımlarının evlerine geldiler. Kendilerine Peygamber Efendimizin ibadetleri bildirilince, onlar bunu azımsadılar ve “Allah’ın Resulü nerede biz neredeyiz? Onun geçmişteki ve gelecekteki günahları bağışlanmıştır” dediler. İçlerinden biri: “Ben ömrümün sonuna kadar, bütün gece uyumaksızın namaz kılacağım” dedi. Bir diğeri: “Ben de hayatım boyunca gündüzleri oruç tutacağım ve oruçsuz gün geçirmeyeceğim” dedi. Üçüncü sahâbî de: “Ben de sağ olduğum sürece kadınlardan uzak kalacak, asla evlenmeyeceğim” diye söz verdi. Bir müddet sonra Peygamberimiz onların yanına geldi ve kendilerine şunları söyledi: “Şöyle şöyle diyen sizler misiniz? Sizi uyarıyorum! Allah’a yemin ederim ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’na en saygılı olanınızım. Fakat ben bazen oruç tutuyor, bazen tutmuyorum. Gece hem namaz kılıyor, hem de uyuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir.” (Buhârî, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5.) Peygamberimizin “Sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir” tabiri bu şekilde bir yaşantının İslamî olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Yani Peygamberimiz ibadet hayatında dahi dengeli olunmasını istemektedir. Peygamberimize amellerin en faziletlisinin ne olduğu sorulduğunda “Amellerin Allah Teâlâ’ya en sevimli olanı, az da olsa devamlı yapılanıdır.” (Müslim, Müsâfirîn, 218) buyurmuştur.

Dinî anlamda aşırılık denince akla gelmesi gereken bir diğer kavram da kanaatimizce dinden uzaklaşma veya dini inkâr olmalıdır. Çünkü inancımıza göre İslam fıtrat dinidir ve doğan her insan İslam fıtratı üzere doğar. Yani her doğan iyi özle doğar, İslamî özle doğar. Sonrasında hayat içerisinde kötülüğü öğrenir ve çevresel faktörler, aile vb. etkisiyle İslam'dan uzaklaşır. O nedenle inancımıza göre sorumluluk çağına gelmeden vefat eden her kimse masumdur, cennetliktir. İslam, ibadetler konusundaki aşırılığı eleştirdiği gibi aksi yönde olan aşırılığı da eleştirmektedir. Sekülerizm yani tamamen dünyaya meyletme yani dünyevîleşme de inancımızca eleştirilmiştir. Ahireti unutup, Allah yokmuş gibi bir hayat tarzı da dinimize uygun bir yaşantı tarzı değildir.

Peki, doğrusu nedir? Doğrusu ifrat ve tefritten uzak, dengeli bir hayat sürmektir. Ne “herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık” anlamına gelen ifrat, ne de “herhangi bir konuda çok geride kalma, yeterli ölçüde olmama” durumu anlamına gelen tefrit anlayışı Müslümanca değildir. İtidallı olmak, orta yolu tutmak, ayette “ümmeten vasaten” diye tabir olunan hayat tarzı olsa gerektir. O nedenle Kasas Suresinin 77. ayetinde “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma!...” denilerek Müslüman’ın dengeli bir hayat sürmesi istenmiştir. Müslüman her daim dengeli olmalıdır. Müslüman, dünya-ahiret, madde-mana, havf-reca (korku-ümit) dengesini her zaman gözetmelidir.

 

Servet Zeyrek

DİĞER YAZILARI Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü! 01-01-1970 03:00 Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim 01-01-1970 03:00 Yedinci Oğul Nerede? 01-01-1970 03:00 Müslümanlık Bir İddiadır... 01-01-1970 03:00 Spritüel İstismar 01-01-1970 03:00 Birileri Doğu Türkistan'ı dalgakıran mı zannediyor! 01-01-1970 03:00 Bana Ne Kudüs'ten (!) 01-01-1970 03:00 Sekülerizm Anarşist Bir Faaliyet Midir? 01-01-1970 03:00 Sekülerizm Anarşist Bir Faaliyet Midir? 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğrenmek sünnet midir? 01-01-1970 03:00 Edep Sen Ne Güzel Şeysin! 01-01-1970 03:00 Zihinsel Laiklik 01-01-1970 03:00 Siyonizm’den Daha Tehlikelisi Siyonist - Evanjelist İttifakı 01-01-1970 03:00 Gazze, Ah Gazze Dün Sreprenitsa, Bugün Gazze... 01-01-1970 03:00 “I Love Me” Mi? 01-01-1970 03:00 Hikâyecinin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Hicretin Altyapısını Hazırlayan Sahabî 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Bilinci 01-01-1970 03:00 Son Günlerde Değersizleştirilen İki Dinî Kavram: Şükür ve Sabır 01-01-1970 03:00 40 01-01-1970 03:00 Moda Karşısında Müslüman'ın Tavrı 01-01-1970 03:00 Haz, Mutluluk, Huzur 01-01-1970 03:00 Kur’an’ın ilk emri “oku” mu! 01-01-1970 03:00 Eşik 01-01-1970 03:00 Islak 01-01-1970 03:00 Bir Başka Açıdan Arz-I Mevûd (Vadedilmiş Topraklar) 01-01-1970 03:00 Osmanlı'nın Son Dönem Ulemasından Çarşambalı Ahmet Hamdi Efendi 01-01-1970 03:00 İslamcılık Ve Türk Dünyası 01-01-1970 03:00 Mevlid-İ Nebi Haftası Ve Peygamberimizin Örnekliği 01-01-1970 03:00 Hız Ve Haz Çağının Popüler Akımı: Deizm 01-01-1970 03:00 Edebiyatımızın Kayıp Yılları: Wattpad Edebiyatı 01-01-1970 03:00 Kurban: Rabbine Yaklaşma 01-01-1970 03:00 #İyikiVarsınEren 01-01-1970 03:00 Teog Tercihleri Ve Samsun'da Yeni Tip Okullar 01-01-1970 03:00 Her yer imam - hatip mi oldu? 01-01-1970 03:00 Türkiye Dindarlaşıyor Mu? 01-01-1970 03:00 Şaban Kuzgun'un Şahsiyeti ve İlim Dünyasına Katkıları 01-01-1970 03:00 Sadece Bir Ay… 01-01-1970 03:00 Çarşamba'yı Sel Aldı 01-01-1970 03:00 Dil, Değişim Ve Yabancılaşma 01-01-1970 03:00 Evlendir/Me/Me Programları Veya Algı Yönetimi 01-01-1970 03:00 Çarşamba'yı Sel Aldı Türküsünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 Helal Sertifikası Almak 01-01-1970 03:00 Bir Temcit Pilavı Hikayesi: Hukuk Fakültesi'nin Samsun'a Taşınması 01-01-1970 03:00 Çarşamba Doğumlu Milletvekili ve Senatörler 01-01-1970 03:00 Ego, Sekülerizm, Çıkmaz ve Mutluluk 01-01-1970 03:00 Geç Kalmış Bir Yazı Dayım İbrahim Kartal 01-01-1970 03:00 Çarşambamızın Önemli Değerlerinden: Şaban Kuzgun 01-01-1970 03:00 Var mıdır, hacer gibi ana? 01-01-1970 03:00 Çarşamba Talle Ve Yer Isimlaa (Çarşamba Tarla Ve Yer Isimleri) 01-01-1970 03:00 Cemaat Ve Tarikatlar 01-01-1970 03:00 Allah Rızası Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 Yeni Paralel Yapılar İhtimali 01-01-1970 03:00 Rtük ne iş yapar? 01-01-1970 03:00 Âdem Abi… 01-01-1970 03:00 Sofuzade Seyyid Hasan Efendi ve ‘Mecmâ’ûl Âdâb’ Adlı Eseri 01-01-1970 03:00 ŞİDDET VİDEOLARINI ANLAMA KILAVUZU 01-01-1970 03:00 İSLAMCILIK VE TÜRKLER 01-01-1970 03:00
haber yazılımı