Öğretmenlerimiz

Özlem Gürbüz

13-05-2024 17:23

Hiç şüphesiz üzerimizde emeği geçenler olarak ailelerimizden sonra öğretmenlerimiz olmuştur.

Çocukken şu cümleyi çok duyardım; "Okullar ikinci yuvamızdır." Meğer ne çok mesaj içerirmiş bu cümle.

Öğretmenlerimizin bize okuldayken hem anne, hem baba olması; okullarımızın ise ikinci evimiz olması...

Ne mutlu bizlere ki kalbi merhamet dolu, iyiliği ve sevgiyi yüreğinde taşıyabilen öğretmenlerimizin öğrencileri olmuşuz.

Kendimden ufak bir örnek vermem gerekirse, ben çalışkan ve sessiz bir öğrenci olduğum için okulda öğretmenlerim tarafından seviliyordum.

Onlar tarafından seviliyor olmam, beni her daim derslerime daha sıkı sarılmam için bir sebepti sanki.

Bir gün olsun okulumu astığımı hatırlamıyorum. Mesela bir yerim bile ağrısa o gün tüm dersler bitene kadar sabrederdim, kimseye demek istemezdim.

Çünkü biliyorum ki çaresi olan bir ağrıydı. Mesela nadir de olsa karnımın ağrıması, başımın ağrıması vs. Halen de bu sabrı sürdürüyorum. Şu an öğretmenlik yaptığım okulda bile göreve başladım başlayalı bir gün olsun izin almadım.

Çok şükür ciddi ve çok önemli bir durum olmadığı müddetçe de gerek duymuyorum işimi yarıda bırakmayı. Bu,  okulumun ve öğretmenlerimin yıllarca bana kazandırmış olduğu sorumluluk ve bilinç duygusu idi ve bu sorumluluk ile bilincin şu an hayatıma yansıtan olumlu yönleriydi. Belki de kendimi tanımam için en iyi fırsattı okul benim için.

Canla başla sırf bize bir şeyler  öğretmek için derslere gelen kadın ve erkek öğretmenlerimize çok şey minnettarız.

Son zamanlarda öğretmenlerimizle ilgili çeşitli üzücü haberleri görüp duymaktayız. Öğrencisi tarafından fiziksel şiddet gören öğretmen, bıçaklanan öğretmen ve ne acıdır ki öldürülen öğretmen...

Başarısızlıklarının yanı sıra sahip oldukları kötü davranışlarının sanki sorumlusu öğretmenlermiş gibi hıncını onlardan alan öğrenciler... Son zamanlarda bu tarz durumlarda artış gözlendi.

Peki nedir tüm bunların altında yatan asıl sebep?

Şiddete veya cinayete meyilli olan öğrencilerin psikolojilerinin bozuk olması mı, yoksa özlerinde kötü karakterli olmaları mı? Belki de bazılarımız onların ailevi sorunlarının olduğunu da düşünebilir. Sonuç her ne olursa olsun bunun bedelini vefakar öğretmenlerimize ödetemezler. Sorunun kendisinde olduğunu kabullenemeyen bu tarz öğrenciler genellikle bu gibi yollara başvurarak masum canları katlediyorlar.

Öğretmenlerimize çiçek gönderilir, çelenk değil. Umarız ki bu son olur. Bir daha hiçbir öğretmenimizin canı yanmasın ve hiçbir öğretmenimiz canından olmasın.

Öğrencilerini, kendilerinden önce düşünüp onları koruyup kollayan, kendilerinden önce öğrencilerini düşünen öğretmenlerimize öğrencilerin aslında manevi yönden öğretmenlere ne kadar çok şey borçlu olduğunun kanıtıdır.

DİĞER YAZILARI Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim 01-01-1970 03:00 Helallik Meselesi 01-01-1970 03:00 Bayramın Getirdiği Manevî Huzur 01-01-1970 03:00 Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi 01-01-1970 03:00 Evren tek mi? 01-01-1970 03:00 Yuvayı Ayakta Tutan Denge 01-01-1970 03:00 Bilimin Sınırlarında Dolaşmak 01-01-1970 03:00 Geçmişten Ders, Geleceğe Umut 01-01-1970 03:00 Masum Eğlenceden Dijital Bağımlılığa 01-01-1970 03:00 Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kimliğin Günlük Yüzü 01-01-1970 03:00 Eğitimle Değişen Dünyamız 01-01-1970 03:00 Boşanmaların Artışı 01-01-1970 03:00 Kadınların Tarihteki Mücadelesi 01-01-1970 03:00 Evlilikte Biz Olabilmek 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Yerli Üretim Gücü 01-01-1970 03:00 İki Kalbin Sınavı 01-01-1970 03:00 Sessiz Kahramanlık 01-01-1970 03:00 Sessiz Derinliklerin Kalemi Aydın Benli 01-01-1970 03:00 Sağlık Huzurda Gizlidir 01-01-1970 03:00 Kırık Olsa Da Atan Bir Kalp 01-01-1970 03:00 Gerçek İnsanlık, Gerçek Merhamet 01-01-1970 03:00 Boşanmak Ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Bayramlar 01-01-1970 03:00 Eğri Zamanda Doğru Durabilmek 01-01-1970 03:00 Yolcu 01-01-1970 03:00 KADINLAR 01-01-1970 03:00 Hayat Çok Kısa 01-01-1970 03:00 Anksiyete'nin Sebepleri 01-01-1970 03:00 MERHAMET 01-01-1970 03:00 KÖTÜLÜK 01-01-1970 03:00 Alışverişteki Modernlik 01-01-1970 03:00 Üç aylar! 01-01-1970 03:00 Trafikte! 01-01-1970 03:00 Değişmeyen 01-01-1970 03:00 Önemseyenle Önemsemeyen 01-01-1970 03:00 Türküler 01-01-1970 03:00 İshak Paşa Sarayı 01-01-1970 03:00 Doludizgin Yıllar 01-01-1970 03:00 Düz Mantık 01-01-1970 03:00 Herkes Mi, Her Şey Mi Yorgun! 01-01-1970 03:00 Rüyalar 01-01-1970 03:00 Sokaklarda Güven 01-01-1970 03:00 Eskileri Atmak Olmaz 01-01-1970 03:00 Kusur Arayan Kusurludur 01-01-1970 03:00 Eskiye Dönmek Mi? 01-01-1970 03:00 İlginç İnançlar 01-01-1970 03:00 Bilemezsin Yâr 01-01-1970 03:00 Kalbe İşlenmişse Zulüm 01-01-1970 03:00 Zamanı Anımsıyorum 01-01-1970 03:00 Dost Acı Söyler 01-01-1970 03:00 YAZ GELDİ 01-01-1970 03:00 Tok Açın Halinden Ne Anlar 01-01-1970 03:00 Mitolojiler, Efsaneler ve Gerçekler 01-01-1970 03:00 Eğlenmeyi gerçekten biliyor muyuz? 01-01-1970 03:00 Kalabalıkta Bile Yalnız 01-01-1970 03:00 Kitapların Anlamlı Gücü 01-01-1970 03:00 Hangi acı unutulur? 01-01-1970 03:00 Dünya Otizm Farkındalık Günü 01-01-1970 03:00 Kalplerimiz midir kuruyan yoksa! 01-01-1970 03:00 Hayallerinizi Hayatlarınıza Katın 01-01-1970 03:00 Yalakalık da yalandan mıdır? 01-01-1970 03:00 Aşk mı, mantık mı? 01-01-1970 03:00 Çok Mu, Yoksa Öz Mü Konuşmak? 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Bu nasıl bir kış! 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindeyiz? 01-01-1970 03:00 "Maşallah" Demek Zor Mu? 01-01-1970 03:00 Onlar da Evlatlarımız 01-01-1970 03:00 Önyargı mı, empati mi? 01-01-1970 03:00 Yapay Gıdalar 01-01-1970 03:00 Her Çocuk Değerlidir 01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Türbe Ziyaretleri 01-01-1970 03:00 Hayvan Sevgisi ve Bilinci 01-01-1970 03:00 Bitkilerdeki Bilimsel ve Bilinmeyen Gerçekler 01-01-1970 03:00 İnsan Hafizasi 01-01-1970 03:00 Kırmızı Nokta 01-01-1970 03:00 Küresel Isınmadaki Rolümüz 01-01-1970 03:00 Sizi Seviyor Zannettiğiniz Kişi 01-01-1970 03:00 Para'nin Satın Alamayacaği Güçler 01-01-1970 03:00 Annelik – babalik görev mi, duygu mu? 01-01-1970 03:00 Mektuplarin Evrimselleşme Süreci 01-01-1970 03:00
haber medya kadın