Şehrin İnsanı, Şehrin İfranı

Adnan İPEKDAL

05-10-2026 16:19

Türk-İslam şehri, gelenekte bir irfan ve kültür merkezidir. Bir yerleşim yerinde yaşayan bir kültür veya irfan yok ise, o yerleşim yeri ne kadar büyük olursa olsun "kent" olarak isimlendirilebilir; ancak şehir kimliği kazanmaz! Şehrin kimliğini inşa eden; şehri ihya eden, o şehirde icra edilen irfan faaliyetleri ve kültür çalışmalarıdır.

"Kültür varlığı" kavramı, günümüzde daha çok tarihi eserler için kullanılıyor. Oysa şehirde ilmi, irfanı, sanatı ve hizmetleri ile temayüz etmiş simalar da birer kültür varlığı, yeri doldurulamaz birer insan kaynağıdır. Nasıl ki Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu varsa, "Kültür İnsanlarını Koruma Kurulu" gibi bir yapı da ihdas edilmeli ve şehrin irfan ehli koruma altına alınmalıdır. Kültür insanlarının korunması; onları bir müzeye koyarak değil, hayatın tam içine alıp onlardan istifade edilecek ortamları oluşturarak ve şehir insanının şehrin irfanından beslenmesini sağlayarak mümkün olur.

Yaşadığımız israf çağında en büyük israf, ne yazık ki kültür insanı israfıdır. Bu insanların kıymeti genellikle öldüklerinde anlaşılır. Öldüğünde kefen parası bile bulunmayan Süleyman Nazif’in vefatından sonra kabrinin belediye tarafından yaptırılması üzerine, devrin mühim simalarından, kalem ve kelam erbabı Müderris Ömer Ferid Kâm şu manidar mısraları söyler:

"Sağlığında nice ehl-i hünerin,

Bir tutam tuz bile yoktur aşına;

Öldürüp evvel onu açlıktan,

Sonra bir türbe dikerler başına!"

İlim, irfan ve fikir ehli insanlar, yoldaki işaretler gibidir. Görevleri kendilerini değil, yolu işaret etmektir. Yolun neresinde keskin viraj var, nerede yol ayrımı var, hangi yolda vahşi hayvan çıkabilir, nereden hangi hızla geçilir, hangi yola dönersek nereye varırız, nerede kaçış rampası vardır... Bunların bilgisini verir ve yolculuğunuzu güvenle yapmanızı sağlamaya çalışırlar. Ancak yoldaki bir işaret, aşırı süslü ve göz alıcı olmasından dolayı yolu değil de kendisini işaret etmeye başlarsa, sizi yoldan çıkarır ve kaza yapmanıza sebep olur.

Siz siz olun; yolu değil de kendisini işaret eden, fazla gösterişli trafik tabelalarına bakakalıp kaza yapmayın. Hakikati anlattığını iddia ettiği halde dikkatleri anlattığı hakikatten daha çok şahsı üzerine çeken, hakikate değil de kendisine çağıranlar; aşırı gösterişli olduğundan yolu değil de kendisini gösteren yoldaki işaretler gibidir. İnsanı yoldan çıkarırlar.

Samsun, bazı yanlış algıların aksine İslam kültür ve medeniyetinin önemli merkezlerinden biridir. Müslüman Türkler olarak fethettiğimiz şehirlerin hiçbirinde, fetihten önce o şehrin hemen yanı başına yeni bir şehir kurup oraya "Müslüman Samsun" adı vermemiş; fethedilemeyen kısma da "Kafir/Kara Samsun" dememişizdir. Müslüman Türkler Samsun’a geldiklerinde Samsun Kalesi'ni inşa ederek Saathane Meydanı, Pazar, Hançerli ve Kale mahallelerinde Müslüman Samsun’un merkezini kurmuşlardır.

Müslüman Samsun’un imar ve inşasına öyle önem vermişlerdir ki Saathane Meydanı'ndaki saat kulesini merkez kabul edip çizeceğimiz üç-dört yüz metre yarıçaplı daire içinde; Büyük Cami, Pazar Camii, Medrese Camii, Yalı Camii, Hançerli Camii, Hacı Hatun Camii, Kuyumcular yahut Bedesten Camii, Kurşunlu Camii, Subaşı Sadi Bey Mescidi ve Seyyid Kutbuddin gibi ondan fazla cami yer alır. 1948’de yıktırılmış Kaptan Ağa Camii ve Sultan Abdülaziz’in Samsun’a hediyesi olan, bugün yapıldığı yer unutulsa da kitabesi Yeni Samsun Müzesi'nde bulunan ve üzerinde "Eser-i Celil-i Hazret-i Sultan Abdülaziz Han Sene 1280" yazan Samsun Namazgâhını ise henüz saymadık.

Samsun, tıpkı Saathane çevresinde olduğu gibi Türkiye’de metrekareye en fazla cami düşen şehirlerden biridir ve cami sayısı bakımından İstanbul, Konya ve Ankara’nın ardından dördüncü sırada bulunmaktadır. Camiler, Türk-İslam geleneğinde şehrin merkezinde olduğu gibi hayatın da merkezindedir.

Samsun Büyük Cami kubbesinin her nakışında, her bir taşında –Allah hayırlı ve uzun ömürler versin– Samsun’un en büyük âlimlerinden Ali Düzenli Hocaefendi'nin nice gönüllerde hakikat çerağını uyandıran sohbetleri sırlanmıştır. O sohbetlerin kayıtları keşke olsa da yayınlansa... Millet olarak maalesef kayıt tutma konusunda biraz eksiğimiz var.

Ali Düzenli Hoca, ilerlemiş yaşına rağmen Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından ihya edilen Hazinedarzade Süleyman Paşa Medresesi'nde geçen yıl Arapça ve fıkıh dersleri okutmaya devam etmişti. Bu yıl da kasım ayından itibaren derslerine devam edeceği bilgisine ulaştım.

Aynı medresede Samsun’un gönül hekimlerinden Ahmet İleri Hocaefendi, çarşamba günleri saat 19.00’da Râmûzü’l-Ehâdîs kitabından hadis sohbetlerine devam ediyor. Ahmet İleri Hocaefendi aynı zamanda Atakum DSİ Camii'nde de cuma günleri akşam namazının ardından hadis sohbeti yapmaktadır.

Yine Hazinedarzade Süleyman Paşa Medresesi'nde Mustafa Yeşilyurt hocamız, salı günleri saat 19.00’da Gülistan okumaları icra ediyor. Medresede ayrıca Bilgehan Şahin perşembe günleri 19.00’da Osmanlı Türkçesi, Sercan Polat perşembe günleri 19.00’da İtalyanca, Tahir Şahin ise pazartesi günleri 19.00’da İngilizce dersleri veriyor.

Sadi Tekkesi ve Kuva-yı Milliye Müzesi de bu yıl daha etkin kullanılacak ve çeşitli kültür-sanat atölyeleri bu mekânda yapılacak. Biz de salı günleri saat 18.00’de yapacağımız Safahat okumalarını, İstiklal Marşımızın yazıldığı Taceddin Dergâhını andıran Sadi Tekkesi'nde icra edeceğiz.

Samsun Kent Müzesi bünyesinde "Kent Akademisi" adıyla güzel atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Aslında tarihi derinliğimize "Şehir" kelimesi çok daha fazla yakışırdı ancak yine de bu çalışmalar oldukça kıymetli. Samsun Büyükşehir Belediyesinin her biri birbirinden güzel ve farklı mekânlarda icra edilen tüm bu kültür-sanat etkinliklerinin duyurularını, belediyenin "sbbkultursanat" isimli resmi Instagram hesabı üzerinden güncel olarak takip edebilirsiniz.

Samsun’da İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezinde (İFAM) klasik usul medrese eğitimi veren Dr. İhsan Şenocak hocamızın, Atakum DSİ Camii'nde her perşembe akşam namazının ardından (günler kısaldıkça yatsı namazı sonrasına alınır) tefsir dersi devam etmektedir. İhsan hocamız, cuma günleri de Ondokuzmayıs ilçesindeki İFAM merkezinde tefsir dersleri yapıyor ve bu dersler merkezin sosyal medya mecralarından canlı olarak yayınlanıyor.

Samsun’un en mühim medrese icazetli âlimlerinden Mustafa Yeşilyurt hocamızın, İlkadım Saathane Meydanı Medrese Camii'nde cumartesi günleri öğle namazının ardından icra edilen Buhârî-i Şerif hadis dersleri ikinci yılında da sürüyor. Bu yıl güzel bir ilave olarak hocamızın derslerinin video çekimleri yapılıyor.

Samsun, şehrin insanına kültür ve sanat alanında herkesin kendine göre bir şeyler bulabileceği zengin ortamlar sunuyor: İlkadım Belediyesinin hat, tezhip ve ebru eğitimleri verilen Türk İslam Sanatları Merkezi; İlkadım Kent Konseyinin Samsun Yazarlar Derneği ile birlikte düzenlediği Acem Tekkesi Kültür Edebiyat Söyleşileri; Samsun Büyükşehir Belediyesinin Medrese'de, Sadi Tekkesi ve Kuva-yı Milliye Müzesi'nde, Atakum Sanat Merkezi'nde ve Kent Müzesi'nde düzenlediki kültür söyleşileri ile atölye çalışmaları... Kültür ve Turizm Bakanlığı sanat birimlerinin Atatürk Kültür Merkezi'ndeki etkinlikleri de cabası. Bunlara ilave olarak Samsun’da medeniyetimizin vakıf geleneğini sürdüren manyak sivil toplum kuruluşu da Samsun’un bir irfan şehri olmasına katkı sağlamaya, şehre ruh üflemeye devam ediyor.

Size, "İmam-ı Azam Hazretleri, Şeyhülislam Ebussuud Efendi Hazretleri, Hz. Mevlana veya Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri bugün Samsun’da cami kürsülerinde, medreselerde sohbet yapacak," desem hemen dikkat kesilirsiniz. Yukarıda ismi geçen hocaefendiler, aynı ilmi ve irfani geleneğin günümüzdeki yaşayan halkaları ve temsilcileridir. Sağlıklarında kıymetlerini bilmek ve bu irfan pınarlarından kana kana istifade etmek gerekir.

DİĞER YAZILARI Lütfen Biraz Rezil Olabilir Misiniz? 01-01-1970 03:00 Hasar Tespit Raporu 01-01-1970 03:00 On Beş Hocamsıya Bedel Türkünün Bir Notası! 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Reis ERDOĞAN 01-01-1970 03:00 Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter! 01-01-1970 03:00 Samsun Şehrengizi 01-01-1970 03:00 Kokmuş Cesetler Ülkesi 01-01-1970 03:00 Ekran Zorbalığı Kemâl Erkânından Zevâl Ekranlarına 01-01-1970 03:00 Bir Ruh Simyası Olarak Vefa 01-01-1970 03:00 Sensin Bid’at 01-01-1970 03:00 Gün Olur Asra Bedel Romanının 15 Temmuz Üzerinden Tahlili 01-01-1970 03:00 Üç Muslukla Doldurmaya, Otuz Üç Muslukla Boşaltmaya Çalıştığımız Havuz 01-01-1970 03:00 İncir Yaprağı 01-01-1970 03:00 Almanya’da Yeni Bir Pensilvanya mı Kurulacaktı? 01-01-1970 03:00 Problem Çözmek İsteyenlere Formüller 01-01-1970 03:00 Atakum Sahilinde Mescid Görmek İstemeyenler Sinagog mu Görmek İstiyor! 01-01-1970 03:00 Kara Samsun’un Beyaz Türkleri 01-01-1970 03:00 ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı! 01-01-1970 03:00 Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız? 01-01-1970 03:00 Dijital İçerik Üretme Seferberliği 01-01-1970 03:00 CİNSİYETÇİ SÖYLEM 01-01-1970 03:00 Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği 01-01-1970 03:00 İsmet Özel’in Hayatta Olmasının Haber Değeri Var Mı? 01-01-1970 03:00