DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Adnan İPEKDAL
Adnan İPEKDAL
Giriş Tarihi : 08-08-2026 13:34

Atakum Sahilinde Mescid Görmek İstemeyenler Sinagog mu Görmek İstiyor!

Bu ülkede hiç sorun olmaması gereken bazı konular, kendilerini milletten üstün gören, Avrupa’ya karşı Stokholm sendromuna mübtela müptezeller tarafından her zaman bir krize dönüştürülmeye çalışılmıştır.

İstiklal şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy’un veciz ifadesiyle

“…

Enbiyâ yurdu bu toprak şühedâ burcu bu yer

Bir yıkık türbesinin üstüne Mevlâ titrer

Dışı baştan başa bir nesl-i kerîmin yâdı

İçi boydan boya milyonla şehîd ecsâdı…”

Hal böyleyken, yakın tarihe şöyle bir göz atsak, 1000 yıldır şehit kanlarıyla suladığımız bu topraklarda herhangi bir yere cami/ mescit inşasının, çoğu zaman,  içimizdeki İrlandalıların itirazı, provakasyonu ve paranoyası ile karşılandığına şahit oluruz.

Merhum Cemil Meriç’in muhteşem ifadesiyle hem suda hem karada yaşayan bir hilkat garibesi olan Türk aydını (!), iki yüz yıldır kendisini bu topraklara ait hissetmediğinden; ne doğulu ne batılı olabilmiş,  milletin tarihine, kültürüne, inancına, değerlerine karşı bir yabancılaşma; hatta yabanileşme temayülü göstermiştir.

İstiklal Marşımızda

“Bu Ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli!” mısraları,  ezanların bağımsızımızın simgesi olduğunu ifade eder.

Müslüman yurdu ülkemizde malum tayfanın  camiler hakkında çıkardığı krizlerden bazıları şunlardır: 

1980’li Yıllarda Ankara’da Kocatepe Camii’nin inşasına karşıydılar. O dönemlerde Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı hedefe koymuşlardı.

İstanbul Taksim’e cami yapılması düşüncesini 28 Şubat darbesinin sebeplerinin en başında saydılar Merhum Başbakan Necmettin Erbakan hocamızın partisini kapatıp kendisini siyasi yasaklı hale getirdiler. İstanbul’da  Büyük Çamlıca camiinin inşasına da, Fatih Sultan Mehmet Han’ın fetih emaneti olan Ayasofya’nın,  Fatih’in vakfiyesine uygun olarak yeniden camiye dönüştürülmesine de, Trabzon Ayasofya caminin, İznik Ayasofya caminin fetih sembolleri olarak yeniden camiye dönüştürülmesine de karşı çıktılar. Dahası, Kadıköy iskelesinde yapılacak camiye de karşı çıktılar. Bu  sefer de bu dönüşümlere imza atan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedefe koydular.

Aslında, Müslüman bir ülkede, kendisini Müslüman olarak ifade eden insanların herhangi bir yere mescid veya cami yapılmasına, hem de hukuku alet etmeye çalışarak itiraz etmesi, hem sosyolojinin, hem antropolojinin, hem psikolojinin, hem teolojinin hem de psikiyatrinin ciddi bir araştırma konusudur!

Beş bilim alanının bu konuda ortak çalışması gerekir. Çünkü böyle bir garabeti, akademinin tek bir disiplini izah edemez!

Bu insanlar, sosyolojinin konusudur: çünkü camiye karşı çıkan bir insan bu milletin sosyolojisinin bir parçası değildir, onun ait olduğu sosyolojiyi tespit etmek gerekir. Antropolojinin konusudur; çünkü bin yıldır islamın sancaktarlığını yapan Türk milletine etnik olarak mensup biri, cami ve mescide karşı çıkamaz, dolayısıyla kendisine başka bir uyruk aranması gerekir. Psikolojinin konusudur; çünkü cenazesinin kaldırılacağı mekana düşmanlık yapmak psikolojik bir rahatsızlık belirtisidir.

Psikiyatrinin konusudur; çünkü hem Müslüman olduğunu söyleyip hem de Müslüman mabedine karşı çıkan kişide psikiyatrik tedavi  gerektiren çoklu kişilik bozukluğu vardır.

Teolojinin konusudur çünkü; böyle bir tip,  inandığını iddia ettiği dinin esaslarını bilmemektedir. Bu düşmanlığı Ebu Cehilliğinden değil de cehaletinden yapıyorsa, bilgilendirilmelidir!

Samsun Atakum sahilinde yaklaşık 20 km boyunca herhangi bir cami veya mescit olmadığından , sahilde gezintiye çıkan insanlar, namaz kılacak yer bulamamaktadır.

Önceki dönem Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Merhum Mustafa Demir döneminde Samsunluların yoğun talepleri doğrultusunda Yalı tesisinin önüne yapılan sahil mescidi mahkeme kararı ile yıkılmak zorunda kalınmıştı.  Bu kararın ortaya çıkması için Müslüman Samsunluların oyları ile seçilmiş bir belediye meclis üyesi dava açmıştı.

Daha sonra, Samsunluların sahil gezintilerinde ihtiyaç duyduğu mescit yeterli olmasa da Çobanlı iskele mevkiinde inşa edilmiş ve geçtiğimiz günlerde ibadete açılmıştır.

Atakum Çobanlı İskelesine Samsun Büyükşehir belediyesi tarafından inşa edilen İskele mescidinin, şahsi arsasının önüne yapılmasından rahatsız olan bir zat, mescit ruhsatının iptal edilmesi için Samsun 2. İdare mahkemesine başvurmuş. Mahkeme de, Büyükşehir Belediyesince verilen ruhsatın yürütmesinin durdurulmasına hükmetmiş. Nihai karardan önce, talep edilen yürütmeyi durdurma kararı,

İptal davasına konu olan işlemin, mahkeme nihai kararı verinceye kadar devam etmesi halinde telafisi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen verilir.

Bütün Samsunlular gibi ben de merak ediyorum. İdare mahkemesi nihai kararı verinceye kadar vatandaşın talebiyle Çobanlı İskelesi mevkiinde şehir estetiğine de uyumlu olarak inşa edilen İskele mescidinde ibadet edilmesi, telafisi mümkün olmayan nasıl bir zarara yol açacaktı?

Cami ve mescit kelimelerini duyunca laik atak geçiren ve nesli tükenmekte olan yaratıklar, dün daha çok vardı, bugün azalarak da olsa varlıklarını sürdürüyorlar.

Bu tipler 70’li yıllarda Samsun İlkadım Cumhuriyet meydanındaki Site camiinin yapılmasına da karşı çıkmış, onun inşaatının durdurulması için de mahkemeye başvurmuştu. Ancak, dönemin Samsun Belediye Başkanı Kemal Vehbi Gül’ün dirayetli duruşu ve hukuki prosedürleri ikmali ile cami  gecikmeli de olsa tamamlanarak ibadete açılmıştı.

Siz bakmayın o tayfanın bugünkü demokrat (!) söylemlerine, ellerine fırsat geçtiğinde en büyük diktatör olur, kendileri gibi düşünmeyenleri bir kaşık suda boğarlar. Yakın tarih bunların örnekleri ile doludur!

Şu soruların cevabını araştırmayı size havale ediyorum:

Atakum sahiline yapılan her iki mescit için biri siyasi diğeri ticari sebeplerle dava açan bu iki farklı şahıs  ruh ikizi midir? 

Bu iptal ve yıkımlar için dava açanlar Atakum sahilindeki kilise hakkında herhangi bir dava açmışlar mıdır?

Atakum sahilinde Cami, mescit değil de Sinagog, Kilise, şapel mi görmek istemektedirler?

Atakum sahilinde mescit görmeye tahammül edemeyenler -adı, sanı, ünvanı ne olursa olsun- kimler ise, “Başımızda kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz,” diyen Bizanslılar kadar da mı kendi milletinin değerlerine saygı duymamaktadır?

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat