Sorumluluk Bilinci

Servet ZEYREK

24-07-2023 17:24

Sorumluluk, eskilerin tabiriyle mes'ûliyet, "kişinin yapmış olduğu davranışların sonuçlarına katlanma bilinci" olarak tanımlanabilir. Her bir bireyin, bazıları tüm insanlarda bulunan bazıları ise sadece bazı bireyleri ilgilendiren görev ve sorumlulukları vardır. Çocukluktan itibaren kişiler sorumluluk almalı ve üzerlerine aldıkları sorumluluklarını yerine getirmek için çaba sarf etmelidirler. İnancımıza göre akıllı ve ergenlik çağına erişmiş her birey artık Allah (c.c.) katında sorumlu tutulmaktadır. O nedenle anne babaların "daha çocuktur, küçüktür" gibi bazı düşüncelerle sorumluluk çağına gelmiş çocuklarının sorumluluklarını ertelemelerine veya sorumluluklarını yapmamalarına vesile olmamalıdırlar. Bilakis anne babalar sorumluluk çağına ulaşan çocuklarını sorumluluklarını yerine getirmeleri konusunda ve çocuklarının sorumluluk bilincini (takva) kazanmaları konusunda teşvik edici olmalıdırlar.

            Peki, kimlere veya nelere karşı sorumluluklarımız vardır? Bunlardan bazılarını maddeler halinde kısaca açıklamaya gayret edelim.

            Allah'a Karşı Sorumluluklarımız

            En büyük ve önemli sorumluluğumuz tüm kainatı ve kainatla beraber bizleri de var eden rabbimize karşıdır. Bu sorumluluğa "kulluk" adını da verebiliriz. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de bizleri kendisine kulluk etmemiz için yarattığını bildiriyor.(Zariyat Suresi, 56. ayet) Kişinin Allah'ı bilmesi, tanıması ve ona kulluk etmesi en büyük vazifesidir. Resûlullah, "Ey Muâz! Allah’ın kulları üzerindeki haklarını bilir misin?" diye sorar. Muâz, "Allah ve Resûlü daha iyi bilir." der. Resûlullah, "Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamaları ve O’na ibadet etmeleridir." buyurur. Bir süre yol aldıktan sonra yine o mübarek ses işitilir: "Peki ey Muâz! Bunu yaptıkları takdirde kulların Allah üzerindeki hakkı nedir, bilir misin?" Muâz yine, "Allah ve Resûlü daha iyi bilir." dedikten sonra Resûlullah, "Allah’ın onlara azap etmemesi, onları cennetine koymasıdır." (İbn Hanbel, V, 239) buyurdu. Hadis-i şeriften ve ayet-i kerimeden de anlaşıldığı üzere kişinin en büyük sorumluluğu Allah'a kul olma sorumluluğudur. Diğer bütün sorumlukları bu sorumluktan sonra gelmektedir.

            Peygamberimize Karşı Sorumluluklarımız

            Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) son peygamberdir. Peygamberimize karşı en önemli sorumluluğumuz, onun son peygamber olduğuna ve ondan sonra bir peygamber gelmeyeceğine iman etmektir. Peygamberimiz Kur'an-ı Kerim'in canlı bir tefsiri olduğu için onun yaşamı yani sünnet-i seniyyesi Kur'an-ı Kerim'den sonra en büyük rehberimiz olmalıdır. Peygamberine itaati, kendine itaatle bir tutan (Nisa Suresi, 80. ayet) Rabbimiz, peygamberimizi bizler için üsve-i hasene yani en güzel örnek (Ahzab Suresi, 21. ayet) olarak nitelemektedir. Peygamberimizi kendimize rol model edinmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak, peygamberimize karşı bir hakaret veya olumsuz bir söze tepki vermek, adı anıldığına ona salat-ü selam göndermek, onu sevmek, onun ehl-i beytini sevmek peygamberime karşı sorumluklarımızdan bazılarıdır denebilir. 

            Kendimize Karşı Sorumluluklarımız

            Kişinin kendini bilmesi, Rabbini bilmesi olarak nitelenmiştir. Kişinin kendini tanıması, negatif ve pozitif yönlerini keşfetmeye çalışması, keşfettiği pozitif yönlerini güçlendirmeye, negatif yönlerini ortadan kaldırmaya çalışması kişinin kendine karşı en önemli sorumluluğu olsa gerektir. Allah'ın insan için var ettiği sayısız nimeti ile donatılan insanın bu nimetleri yine ona verenin yolunda ve onun rızasına uygun olarak kullanması da sorumluluklarındandır. Tabi ki, kişinin öz bakımını yapması, sağlıklı bir hayat için yapması gerekenleri yapması da kendine kaşı sorumluluklarıdır. Fakat esas insanı ayakta tutanın madde değil de mana olduğu unutulmamalıdır. O nedenle de kişinin manevî doygunluğa ulaşma yolundaki uğraşı da kendine karşı bir sorumluluğudur. Zira bizleri var eden Allah, bizleri en iyi tanıyandır. O nedenle de fıtratımıza en uygun olan nizamı bizlere bildirmiştir. Rabbinin rehberliğinde bu yolda (sırat-ı müstakim) istikamet üzere olan birey, kendini tanıma ve kendini gerçekleştirme yolunda çaba içerisinde olacaktır. Bu çabası da Rabbi katında sonuçsuz kalmayacaktır. 

            Annemize ve Babamıza Karşı Sorumluluklarımız

            Allah İsra Suresinin 23 ve 24. ayetlerinde şöyle buyurmakta: "Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. 'Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster' diyerek dua et." Allah, anne ve babamıza iyi davranmamızı emrediyor. Bu emrin Allah'a kulluktan hemen sonra zikredilmesi anne ve babaya yapılması istenen iyiliğin ne kadar önemli olduğunun da bir göstergesidir. Anne ve babaya güzel sözler söylenmesi de diğer bir sorumluluğumuzdur. Onlara özellikle de yaşlandıkları zaman şefkat göstermek ve onlardan acizlenmemek de diğer sorumluklarımız olarak düşünülebilir. Anne ve baba arasında kendilerine güzel davranılması konusunda annenin babaya göre bir adım önde olduğu da unutulmamalıdır. (Buhari, Edeb,2; Müslim, Birr,1)

            Akrabalarımıza Karşı Sorumluluklarımız

            Dinimiz akrabalık ilişkilerine çok önem vermiştir ve sıla-i rahimi kesmenin çok büyük bir vebal olduğunu belirtmiştir. Müslüman bir bireyin akrabalarına karşı da sorumlukları vardır. Akrabalarımızın sevinçli anlarında da kederli anlarında da yanında olmak akrabalarımıza karşı en önemli sorumluklarımızdandır. Düğünlerine, cenazelerine veya düzenledikleri merasimlerine katılmak, bir sıkıntıları olduğunda sıkıntılarını gidermek için çaba sarfetmek, bayramlarda ziyaretlerinde bulunmak gibi davranışlar akrabalarımıza karşı sorumluluklarımızdandır. 

            Komşularımıza Karşı Sorumluluklarımız

            "Komşusu açken, tok yatan bizden değildir. (Hakim, Müstedrek, c.2, s.15)" ,"Cebrail bana komşu haklarından o kadar çok söz etti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacağını zannettim. (Buhari, Edeb, 28)" hadis-i şeriflerini buyurmuş olan bir peygamberin ümmeti olarak komşularımıza karşı da önemli sorumluklarımız vardır. Hastalandığında ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, maddî bir sıkıntısı olduğunda gidermeye çalışmak, yardıma ihtiyaç duyduğunda yardım etmek, güzel bir durumla karşılaştığında tebrik etmek, kötü bir durumla karşılaştığında teselliye çalışmak, komşularımızı rahatsız edici veya onlara zarar verici davranışlarda bulunmamak komşularımıza karşı sorumluluklarımızdan bazıları olarak sıralanabilir. 

            Topluma Karşı Sorumluluklarımız

            Her bireyin içinde yaşadığı topluma karşı da sorumlukları vardır. Bu sorumlukların belki de en önde geleni, toplumu oluşturan bireylerin temel hak ve özgürlüklerine saygılı olmaktır. Kul hakkının korunmasına çok değer veren dinimiz, bu hakkın ihlalinin telafisinin sadece hakkı yenen kişiden helallik almakla olabileceğini belirtmektedir. O nedenle Müslüman bir birey içinde yaşamış olduğu toplumun bireylerinin haklarını gözetmelidir. Ayrıca yaşadığı toplumun temel değerlerini korumak, yaşamak ve sonraki nesillerine aktarımına gayret etmek de yine bireyin sorumlulukları arasındadır. 

            Çevreye Karşı Sorumluluklarımız

            İçinde yaşamış olduğumuz çevrenin bizlere bir emanet olduğu unutulmamalıdır. Bizden önce yaşayanlardan alınan bu emanet, zarar verilmeden sonraki nesillere aktarılabilmelidir. Çevrenin ve içindeki türlü nimetlerin Allah tarafından insana bilinçli bir şekilde kullanmak üzere verildiği, bu kaynakların bilinçsizce ve aşırı şekilde tüketiminin, israf edilmesinin yakın vadede bireyin kendine uzak vadede nesillerine zarar verebileceği fikri ve eylemi Müslüman'ın sorumluluğudur. O nedenle Müslüman bir birey çevreyi koruma konusunda hassas davranmalı ve bu sorumluluğunu unutmamalıdır. 

 

Servet Zeyrek

DİĞER YAZILARI Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü! 01-01-1970 03:00 Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim 01-01-1970 03:00 Yedinci Oğul Nerede? 01-01-1970 03:00 Denge 01-01-1970 03:00 Müslümanlık Bir İddiadır... 01-01-1970 03:00 Spritüel İstismar 01-01-1970 03:00 Birileri Doğu Türkistan'ı dalgakıran mı zannediyor! 01-01-1970 03:00 Bana Ne Kudüs'ten (!) 01-01-1970 03:00 Sekülerizm Anarşist Bir Faaliyet Midir? 01-01-1970 03:00 Sekülerizm Anarşist Bir Faaliyet Midir? 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğrenmek sünnet midir? 01-01-1970 03:00 Edep Sen Ne Güzel Şeysin! 01-01-1970 03:00 Zihinsel Laiklik 01-01-1970 03:00 Siyonizm’den Daha Tehlikelisi Siyonist - Evanjelist İttifakı 01-01-1970 03:00 Gazze, Ah Gazze Dün Sreprenitsa, Bugün Gazze... 01-01-1970 03:00 “I Love Me” Mi? 01-01-1970 03:00 Hikâyecinin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Hicretin Altyapısını Hazırlayan Sahabî 01-01-1970 03:00 Son Günlerde Değersizleştirilen İki Dinî Kavram: Şükür ve Sabır 01-01-1970 03:00 40 01-01-1970 03:00 Moda Karşısında Müslüman'ın Tavrı 01-01-1970 03:00 Haz, Mutluluk, Huzur 01-01-1970 03:00 Kur’an’ın ilk emri “oku” mu! 01-01-1970 03:00 Eşik 01-01-1970 03:00 Islak 01-01-1970 03:00 Bir Başka Açıdan Arz-I Mevûd (Vadedilmiş Topraklar) 01-01-1970 03:00 Osmanlı'nın Son Dönem Ulemasından Çarşambalı Ahmet Hamdi Efendi 01-01-1970 03:00 İslamcılık Ve Türk Dünyası 01-01-1970 03:00 Mevlid-İ Nebi Haftası Ve Peygamberimizin Örnekliği 01-01-1970 03:00 Hız Ve Haz Çağının Popüler Akımı: Deizm 01-01-1970 03:00 Edebiyatımızın Kayıp Yılları: Wattpad Edebiyatı 01-01-1970 03:00 Kurban: Rabbine Yaklaşma 01-01-1970 03:00 #İyikiVarsınEren 01-01-1970 03:00 Teog Tercihleri Ve Samsun'da Yeni Tip Okullar 01-01-1970 03:00 Her yer imam - hatip mi oldu? 01-01-1970 03:00 Türkiye Dindarlaşıyor Mu? 01-01-1970 03:00 Şaban Kuzgun'un Şahsiyeti ve İlim Dünyasına Katkıları 01-01-1970 03:00 Sadece Bir Ay… 01-01-1970 03:00 Çarşamba'yı Sel Aldı 01-01-1970 03:00 Dil, Değişim Ve Yabancılaşma 01-01-1970 03:00 Evlendir/Me/Me Programları Veya Algı Yönetimi 01-01-1970 03:00 Çarşamba'yı Sel Aldı Türküsünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 Helal Sertifikası Almak 01-01-1970 03:00 Bir Temcit Pilavı Hikayesi: Hukuk Fakültesi'nin Samsun'a Taşınması 01-01-1970 03:00 Çarşamba Doğumlu Milletvekili ve Senatörler 01-01-1970 03:00 Ego, Sekülerizm, Çıkmaz ve Mutluluk 01-01-1970 03:00 Geç Kalmış Bir Yazı Dayım İbrahim Kartal 01-01-1970 03:00 Çarşambamızın Önemli Değerlerinden: Şaban Kuzgun 01-01-1970 03:00 Var mıdır, hacer gibi ana? 01-01-1970 03:00 Çarşamba Talle Ve Yer Isimlaa (Çarşamba Tarla Ve Yer Isimleri) 01-01-1970 03:00 Cemaat Ve Tarikatlar 01-01-1970 03:00 Allah Rızası Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 Yeni Paralel Yapılar İhtimali 01-01-1970 03:00 Rtük ne iş yapar? 01-01-1970 03:00 Âdem Abi… 01-01-1970 03:00 Sofuzade Seyyid Hasan Efendi ve ‘Mecmâ’ûl Âdâb’ Adlı Eseri 01-01-1970 03:00 ŞİDDET VİDEOLARINI ANLAMA KILAVUZU 01-01-1970 03:00 İSLAMCILIK VE TÜRKLER 01-01-1970 03:00
haber medya kadın