Yedinci Oğul Nerede?

Servet ZEYREK

21-11-2025 17:24

 Sezai Karakoç'un ‘Masal' isimli bir şiiri vardır. Bu şiirde Sezai Karakoç bir babanın yedi oğlunu anlatır. Şiirde, baba bu oğullardan ilk altısını ‘Batı’ya gönderir. Giden oğullarının her biri değişir, başkalaşır ve kaybolup gider. Esasında Sezai Karakoç'un anlattığı bu altı oğul Batı'nın ilmini, fennini, sanatını, sanayisini vb. tanımak için Batı’ya giden ve orada kaybolan Türk aydınını anlatır. Ve şiirin sonunda yedinci oğul Batı’ya gider ve onlara şöyle seslenir:

(...)

Batılılar !
Bilmeden
Altı oğlunu yuttuğunuz
Bir babanın yedinci oğluyum ben
Gömülmek istiyorum buraya hiç değişmeden
Babam öldü acılarından kardeşlerimin
Ruhunu üzmek istemem babamın
Gömün beni değiştirmeden
Doğulu olarak ölmek istiyorum ben
Sizin bir tek ama büyük bir gücünüz var
Karşınızdakini değiştirmek
Beni öldürseniz de çıkmam buradan
Kemiklerim değişecek toz ve toprak olacak belki
Fakat değişmeyecek ruhum

(...)

            ‘Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.’ derler. Hele hele günümüzde bu değişim belki hiç olmadığı kadar hızlı. Bazen insan değişime intibakta gerçekten zorluk çekiyor. Bu kadar hızlı bir değişimin olduğu bir ortamda İslam, esasında değişmemesi gereken bazı şeylerin olması gerektiğini hatırlatıyor. Sosyal değişimle beraber ahkam değişmese de tabi ki içtihat kapısı her zaman ehline açık...

            Peki, ‘Bu değişim içerisinde Müslüman, nerede ve nasıl konumlanmalı? Rüzgarın önündeki bir yaprak gibi bu değişime kendini kaptırıp gitmeli mi, yoksa bazı hayırları da olmalı mı?’ Şüphesiz ki İslam, birçok alanda yasaklar koymakta. Yani değişime ayak uydurma yine İslam'ın koyduğu emir, yasak ve ölçüler dahilinde kalmak zorunda...

            Peki, günümüz Müslüman'ı veya kendini Müslüman olarak tanımlayan birey nerede konumlanıyor? Şu an tüm dünyada Batı kültürel hegemonyası hakim. İletişim kanallarının artması ve çeşitlenmesinin bir sonucu olarak insanların birbirleriyle iletişimlerinin kolaylaşması, yazılı ve görsel basın, sosyal medya vb. unsurlar kültürler arası baskılanmayı daha da artırdı. Teknolojik ve ekonomik üstünlüğü de elinde bulunduran Batı hegemonik yapısı tüm dünyayı esir alma, diğer kültürleri bozma veya eritme yolunda. Batı kültürü ile beraber tüm dünyaya yayılan inançlara karşı lakayt tavır maalesef bizim toplumumuzda da görülmeye başladı. Öncesinde sadece belki belli bir zümreyi etkileyen, tamamen dünya hayatını ve zevklerini önceleyen seküler yaşam tarzı, kendini dindar olarak tanımlayan Müslümanlar arasında da yaygınlaşıyor. Müslüman dünyanın bir imtihan alanı ve geçici olduğunun aslî olan hayatın ise ahiret hayatı olduğu gerçeğini hiç bir zaman aklından çıkarmamalı. Allah-u Teala Bakara Suresi'nin 155. ayetinde insanları korku, açlık, mallardan, canlardan vb. ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğini bildiriyor. Sahabeden Abdurrahman b. Avf'a (ra) atıfla rivayet edilen ‘Biz fakirlik ve darlıkla imtihan edildik, sabrettik. Fakat bollukla imtihan edildik, sabredemedik.’ sözü darlıkla mı yoksa zorlukla mı yapılan imtihanın daha zor olduğu sorusunu akla getirmekte. Dünya, teknolojik, ekonomik vb. yönlerden belki tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar rahat ve bolluk içerisinde. Zümer Suresi'nin 8. ayetinde Allah-u Teala insanın başı sıkıştığında kendine yöneldiğini, rahata erince de kendini unuttuğunu anlatmaktadır. O nedenle yola mücahit olarak çıkanların müteahhit, Müslümanların bir kısmını artık süslüman olduğunu, farz yerine tarzı tercih edenlerin sayısının artış gösterdiğini maalesef müşahede etmekteyiz.

            Uyarı ve eleştiriye tahammülü de yok artık insanların... Yanlış yaptığını düşündüğümüz bir kişiyi dahi lisan-ı münasiple uyaramaz hale geldik. ‘Ben zaten biliyorum’cu tavırlar çoğaldı. Bilmek ve uygulamak aynı şey midir? Yapmak için tabi ki bilgi ön şarttır lakin İslam uygulamayı, ameli önceleyen bir dindir. O nedenle Müslüman'da ‘İnanç - Eylem birlikteliği’ olmalıdır. Yani ‘Neye inanıyoruz, ne yapıyoruz?’ düşüncesi ve hassasiyeti olmalı insanlarda. Çünkü insan inandığı gibi yaşamayınca yaşadığı gibi inanmaya başlıyor. Kendince savunma mekanizmaları, mantığa bürümeler geliştiriyor ve yanlışta da olsa doğrudaymış hissiyatıyla hayatına devam ediyor. O nedenle kendi çizdiğimiz yolda değil de Allah'ın çizdiği yolda (sırat-ı müstakim) olmamız gerekiyor.

            Sezai Karakoç'un şiiri ile başladık yazıya. Yine o şiire atıfla bitirelim. Sezai Karakoç'un şiirinde bahsettiği Batı'nın hegemonik yapısına direnen ve sırtını doğuya dönmeyen o yedinci oğul halen hayatta mıdır veya nerededir?

 

Servet Zeyrek

DİĞER YAZILARI Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü! 01-01-1970 03:00 Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim 01-01-1970 03:00 Denge 01-01-1970 03:00 Müslümanlık Bir İddiadır... 01-01-1970 03:00 Spritüel İstismar 01-01-1970 03:00 Birileri Doğu Türkistan'ı dalgakıran mı zannediyor! 01-01-1970 03:00 Bana Ne Kudüs'ten (!) 01-01-1970 03:00 Sekülerizm Anarşist Bir Faaliyet Midir? 01-01-1970 03:00 Sekülerizm Anarşist Bir Faaliyet Midir? 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğrenmek sünnet midir? 01-01-1970 03:00 Edep Sen Ne Güzel Şeysin! 01-01-1970 03:00 Zihinsel Laiklik 01-01-1970 03:00 Siyonizm’den Daha Tehlikelisi Siyonist - Evanjelist İttifakı 01-01-1970 03:00 Gazze, Ah Gazze Dün Sreprenitsa, Bugün Gazze... 01-01-1970 03:00 “I Love Me” Mi? 01-01-1970 03:00 Hikâyecinin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Hicretin Altyapısını Hazırlayan Sahabî 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Bilinci 01-01-1970 03:00 Son Günlerde Değersizleştirilen İki Dinî Kavram: Şükür ve Sabır 01-01-1970 03:00 40 01-01-1970 03:00 Moda Karşısında Müslüman'ın Tavrı 01-01-1970 03:00 Haz, Mutluluk, Huzur 01-01-1970 03:00 Kur’an’ın ilk emri “oku” mu! 01-01-1970 03:00 Eşik 01-01-1970 03:00 Islak 01-01-1970 03:00 Bir Başka Açıdan Arz-I Mevûd (Vadedilmiş Topraklar) 01-01-1970 03:00 Osmanlı'nın Son Dönem Ulemasından Çarşambalı Ahmet Hamdi Efendi 01-01-1970 03:00 İslamcılık Ve Türk Dünyası 01-01-1970 03:00 Mevlid-İ Nebi Haftası Ve Peygamberimizin Örnekliği 01-01-1970 03:00 Hız Ve Haz Çağının Popüler Akımı: Deizm 01-01-1970 03:00 Edebiyatımızın Kayıp Yılları: Wattpad Edebiyatı 01-01-1970 03:00 Kurban: Rabbine Yaklaşma 01-01-1970 03:00 #İyikiVarsınEren 01-01-1970 03:00 Teog Tercihleri Ve Samsun'da Yeni Tip Okullar 01-01-1970 03:00 Her yer imam - hatip mi oldu? 01-01-1970 03:00 Türkiye Dindarlaşıyor Mu? 01-01-1970 03:00 Şaban Kuzgun'un Şahsiyeti ve İlim Dünyasına Katkıları 01-01-1970 03:00 Sadece Bir Ay… 01-01-1970 03:00 Çarşamba'yı Sel Aldı 01-01-1970 03:00 Dil, Değişim Ve Yabancılaşma 01-01-1970 03:00 Evlendir/Me/Me Programları Veya Algı Yönetimi 01-01-1970 03:00 Çarşamba'yı Sel Aldı Türküsünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 Helal Sertifikası Almak 01-01-1970 03:00 Bir Temcit Pilavı Hikayesi: Hukuk Fakültesi'nin Samsun'a Taşınması 01-01-1970 03:00 Çarşamba Doğumlu Milletvekili ve Senatörler 01-01-1970 03:00 Ego, Sekülerizm, Çıkmaz ve Mutluluk 01-01-1970 03:00 Geç Kalmış Bir Yazı Dayım İbrahim Kartal 01-01-1970 03:00 Çarşambamızın Önemli Değerlerinden: Şaban Kuzgun 01-01-1970 03:00 Var mıdır, hacer gibi ana? 01-01-1970 03:00 Çarşamba Talle Ve Yer Isimlaa (Çarşamba Tarla Ve Yer Isimleri) 01-01-1970 03:00 Cemaat Ve Tarikatlar 01-01-1970 03:00 Allah Rızası Anonim Şirketi 01-01-1970 03:00 Yeni Paralel Yapılar İhtimali 01-01-1970 03:00 Rtük ne iş yapar? 01-01-1970 03:00 Âdem Abi… 01-01-1970 03:00 Sofuzade Seyyid Hasan Efendi ve ‘Mecmâ’ûl Âdâb’ Adlı Eseri 01-01-1970 03:00 ŞİDDET VİDEOLARINI ANLAMA KILAVUZU 01-01-1970 03:00 İSLAMCILIK VE TÜRKLER 01-01-1970 03:00
haber medya kadın