Katlarını gezdim. Duvarlarına baktım. Afişlerini okudum. İsimleri aradım. Ve içimde giderek büyüyen bir soruyla ayrıldım oradan.
Bizim Edebiyat Fakültelerimiz nerede?
Bu soru bir binanın nerede bulunduğunu sormuyor. Bu soru bir zihniyetin nerede durduğunu soruyor. Bir üniversitenin hangi medeniyetin hafızasına yaslandığını soruyor. Bir milletin çocuklarına kendi hikâyesini anlatıp anlatmadığını soruyor.























































































































































































































