Dualarımızı kabul eyle ya rabbi...
Allah'ım, Ümmet-i Muhammed’in, aziz milletimizin, analarımızın, babalarımızın, bizlerin, kardeşlerimizin ve evlatlarımızın maddi ve manevi tüm dertlerine deva ver, hastalarımıza acilen şifalar ihsan eyle, Ya Rabbi.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Allah'ım, Ümmet-i Muhammed’in, aziz milletimizin, analarımızın, babalarımızın, bizlerin, kardeşlerimizin ve evlatlarımızın maddi ve manevi tüm dertlerine deva ver, hastalarımıza acilen şifalar ihsan eyle, Ya Rabbi.
Allah'ım, Ümmet-i Muhammed’in, aziz milletimizin, analarımızın, babalarımızın, bizlerin, kardeşlerimizin ve evlatlarımızın maddi ve manevi tüm dertlerine deva ver, hastalarımıza acilen şifalar ihsan eyle, Ya Rabbi.
Allah'ım, Ümmet-i Muhammed’in, aziz milletimizin, analarımızın, babalarımızın, bizlerin, kardeşlerimizin ve evlatlarımızın maddi ve manevi tüm dertlerine deva ver, hastalarımıza acilen şifalar ihsan eyle, Ya Rabbi.
Muhterem Müslümanlar! On bir ayın sultanı Ramazan-ı şerifin gölgesi üzerimize düştü. Yarın, Ramazan’ın muştusu olan Berat gecesini idrak edeceğiz. Cenâb-ı Hak, bu gece hürmetine aziz Milletimize ve ümmet-i Muhammed’e hayır ve bereket ihsan eylesin. Berat Gecemiz mübarek olsun.
Muhterem Müslümanlar! Rahmet ve mağfiret, lütuf ve ihsan iklimi üç aylardayız. Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece inşallah Miraç Gecesini idrak edeceğiz. Cenâb-ı Hak, bu gece vesilesiyle aziz milletimize, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa sağlık, huzur ve afiyet ihsan eylesin. Miraç Gecemiz mübarek olsun.
Cuma hutbesinde bu hafta, “Dinin Özü Samimiyettir” konulu hutbe okunacak. İslam peygamberi Hz Muhammed'in (s.a.v) hadisleri ile desteklenen Cuma hutbesi tüm camilerde okunacak.
Tarih boyunca ulemanın çocuklarının şahsında ümmetin tüm gençlerine seslenen hitabeler irad ettiği, mektuplar, nasihatnameler ya da tavsiyenameler şeklinde risaleler kaleme aldığı bilinmektedir. Bunlardan birisi de, h. 508 yılında Bağdat’ta dünyaya gelen Allâme Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzî’dir. Yaşadığı dönemin en büyük âlimlerinden biri kabul edilen ve tefsir, fıkıh, hadis, tarih ve tıp ilimleri başta olmak üzere birçok alanda onlarca hacimli eseri kaleme almış olan İbnu’l-Cevzî, Zehebî’nin tabiriyle “hitabette tartışmasız bir zirve, güzel yüzlü, tatlı sözlü ve insanlarda etki bırakan bir şahsiyet” idi (Siyeru A’lâmi’n-Nübelâ, c.21, s.367).
Kur'an kavramı olarak fetih; açmak, galip gelmek anlamına gelir. Allah kelimesi en yüce olsun hedefi ile ve Allah ile insanlar arasına girmiş olan tüm putlar kalksın, insanlık Allah'ın dini ile buluşsun diye yapılan savaşın adı cihatdır.
Yaratılışındaki hikmeti kavrayabilen insanlar manevi güzelliklere kavuşmuştur. Onlar, yaşadıkları hayatın ancak Allah (cc) ile beraber olunca hayat olduğunu fark eden müstesnâ insanlardır…
Günlerden haftalar, haftalardan aylar, aylardan yıllar ve yıllardan da hem tarih hem de insan ömrü oluşur… Bunu bilmeyen yoktur…
Klavyeye rastgele basılmış gibi duran bu harfler Ortadoğu’yu şekillendirmeyi, biçim vermeyi hedefleyen, kendi ülkelerinin ekonomik ve sosyal geleceği için bunu yapan batılı devletler tarafından kullanılan terör örgütlerinin kullandıkları isimler.
Adem Özköse: “Her gittiğim İslam ülkesinde bizzat Türkiye’nin nasıl bir umut olduğuna şahid oldum. Türkiye bugün ümmet-i Muhammed’e yeni bir İslam dünyası kurma yolunda rol model oluyor.”
Lügat manada fıkıh, bir şeyi anlayıp bilmektir. Fıkıh âlimlerinin kullanımında ise fıkıh, tafsilatlı delillerden elde edilen amelle ilgili alakalı dini hükümleri bilmektir.
‘32 Kısım tekmili birden’ diye gazetecilikte meşhur bir söz vardır. Anlamı da şudur; Hepsi bir arada, eksiksiz, noksansız.
Modern zamanlarda müsteşriklerin ektiği fitne tohumu ne yazık ki tutmuş ve ümmet-i Muhammed pek çok sahada bilinç kaymasına maruz kalmıştır
Ülkemizin yeniden büyük devlet olması, dünyadaki tüm mazlumlara, ezilenlere el uzatması, cümle Ümmet-i Muhammed’e liderlik yapması gibi bir idealimiz var
Ümmet-i Muhammed son birkaç yıldır yüzyılın en önemli kavşaklarından birini geçmeye çalışıyor
Ümmet-i Muhammed son İslam Devleti olan Osmanlı’yı kaybetmiş, yüzyıllar boyunca Âlem-i İslam’ın koruyucu kalkanı olan Hilafet makamı yıkılmıştı
30 Ekim 1918, Ümmet-i Muhammed’in tarihinin Kerbela vahşetinden sonraki en karanlık günüydü