Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Tarih

Kızar mı bunları yazdığıma Allah Baba?

Jürgen Habermas’ın jargonuyla söyleyecek olursak: “Türk milleti İsmet Özel’i anlayacak bir millet değildir. O da kendi milletine lâf anlatacak dili henüz kuramamıştır”

Kızar mı bunları yazdığıma Allah Baba?
Paylaş:
Fethullah Gülen Türkiye’ye dönse de, dönmese de (dönemese de) vaftiz olmayacağım. Her gün, her gece Allah’ın beni Müslüman olarak öldürmesi için, imân üzre öleyim diye dua ediyorum. Her gün, her gece bir kâfir bile öldüremeden öleceğim endişesiyle kıvranıyorum. Türklüğümün kendime gömülmüş olması şikâyeti beni sıkboğaz ediyor.
 
 
Hop dedik. Ne iş? Neler söyleyor bu yazı başlığı? Kim kimle tekellüm ediyor? Meraklara salıyor serlevha bizi...
 
Cümle âlemin gerçektir deyu allayıp pulladığı şey gerçekten gerçek midir? Vermişler vatanımıza cismine aldırmaksızın Türkiye’ye bir isim, gidiyor. Burası her nasılsa, her nedense Türkiye adını almış. Türkiye burası mıdır? Burası Türklerin Türkiyesi midir? Türkiye deyu bize bildirilen ülke gerçekten ve usulen her nasılsa, gerçekten ve mecburen her nedense Türkiye adını almış olan ülke sayılmalı, kabul edilmeli midir? Türkiye’yi sayan kim? Türkiye’yi kabul eden kim? Cumhuriyetin ilânı ile birlikte doğmuş olan gerçek bir Türkiye var mı? Bir Türkiye gerçeği herşeye rağmen var mı? Memleketin memleketliği bahsinde bir sahicilik vardı da sonradan kayboldu mu? Yoksa dememiz gereken hiçbir vakit sahici bir Türkiye’nin müşahade edilmediği midir? Burası Türkiye ise Türkler nerede? Türk olarak teşhis edildi mi birileri? Müşahhas Türkler millet vasfı kazanmaktan çok uzak figürler olarak mı algılanır? Cumhuriyetin ilânı ile birlikte kimlere gün doğdu? Acaba Allah katındaki yegâne din olarak İslâm deme cesaretinden çoktan beri mahrum birileri, başka cibilliyetsiz diğer birileriyle, yani her ne anlamda olursa olsun, İslâm denilmesinin işine, hesabına gelmediği bilinen o birileriyle pazarlıkta uyuştuğu için mi bizim seneler senesi “Vatan, millet, Sakarya” nutuklarıyla başımızı ağrıttılar?
 
Başımızın ağrımasından benim hiçbir şikâyetim yok. Bu hadise ağrıyor olsa da, bir baş sahibi olduğumuza delildir. Bu fikre bir avuntu olsa ve bu fikri başını vermeyen bir millete mensup olmanın avuntusu saysak bile değer veririm. Karışık kafa çalışmadığı için karılmamış kafadan iyidir. Ağrıyan baş, varlığına ağrımadığı için şahit olunamayan –ağrımaz- baştan iyidir. Tarih içinde başsızlık Türk milletine iki büyük kötülük getirmiştir ve bunların birincisi: “Âlemle gelen, düğün, bayram” denilmesidir. Türkler eğer cehenneme gitmek umumun, cumhurun temayülü ise, bunda yadırganacak, üzülecek bir taraf aramaz, aramadıkları için de bulmazlar, bulmamışlardır. Türk milleti modasız yapamaz, modaya uymadan, modayı üzerine uydurmadan yaşayamaz ve hiçbir şeyin modasını geçirmek istemez. Türk milleti modaları hiç geçmediği için orospulara servet sahibi olma hakkı tanımıştır. Bu yüzden de öylesi kadınların para kazanmalarına veya öylesi kadınların sırtından para kazanılmasına imkân versin diye “kârhaneler” açmıştır. Buralar Türk milletinin kendini en rahat hissettiği, tamamen kendine ait hissettiği yerlerdir. Bu yüzden buralar Türk milletinin dilinde “umumhâne” olarak “herkesin evi” olarak tesmiye edilmiştir. Hâsıl-ı kelâm, Jürgen Habermas’ın jargonuyla söyleyecek olursak: “Türk milleti İsmet Özel’i anlayacak bir millet değildir”. Doğru söylemiştir Franfurt Okulu’nun filozofu: Türkün aklı kaçarken veya ........ gelir! Franfurt Okulu’nun filozofu “O da, (İsmet Özel de) kendi milletine lâf anlatacak dili henüz kuramamış” derken de doğru söylemiştir.
 
Millete lâf anlatmanın benim işim olmadığını düşünürdüm. Şiire emek vererek şuurumu koruma altına alma cehdi bana göreydi. Cehdim meyvedâr oldu. Ben Türk milletine lâf anlatabilmek için hususi bir dil kurmaktan Allah bana ihdida nasip eder etmez şuurlu bir kararlılıkla imtina ettim. Haddimi zorlayarak “beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım” ukalâlığı dâhilinde yalvardım. Kefaretin ağırlığından şikâyetim yok. Bugün sadece hatırladığım ve hatırlatmak istediğim hususlar üstünde duruyor ve diyorum ki, başsızlığın tarih içinde Türk milletine getirdiği ikinci büyük kötülük “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” denilmesidir. Millete lâf anlatmak pahasına sözümü, sesimi, duruşumu olduğundan farklı göstermeyeceğim. Ben bana dokunmasın diye vaktimi yılana sıçan temin etme işine hasretmeyeceğim. Geçene kadar ayıya dayı dememek için o köprüden geçmeyeceğim. İşimi köprüsüz yoluna koymanın imkânına tâlibim. Ömrüm bana Allah’tan başka dost olmadığını öğrenmeme yardımcı oldu. Allah’tan başka şahit aramıyorum. Köprü beni “öte yaka” insanı haline getirsin diye var. O köprü ben namusumdan, haysiyetimden, şerefimden ve Allah katındaki dinden mahrum kalayım diye inşa edildi. Fethullah Gülen Türkiye’ye dönse de, dönmese de (dönemese de) vaftiz olmayacağım. Her gün, her gece Allah’ın beni Müslüman olarak öldürmesi için, imân üzre öleyim diye dua ediyorum. Her gün, her gece bir kâfir bile öldüremeden öleceğim endişesiyle kıvranıyorum. Türklüğümün kendime gömülmüş olması şikâyeti beni sıkboğaz ediyor.
 
Millete lâf anlatamam. Kaç kişiysek, millete lâf anlatamayacağız. Milletin dinle, diyanetle bir derdi yok. Herkes geçim derdiyle meşgul. İnsanlar başlarını gözlerine kestirdikleri şeylere para yetiştirme endişesinden alamıyor. Türkiye’deki en etkin ve yaygın din “geçim derdi dini”. Globalizmin, küreselliğin dayattığı moda artık bu. Bundan başkası fasarya. Geçim derdi dininin en bilinen ibadet şekli “şimdilik böyle” veya “bugünlerde böyle” tarzında tezahür ediyor.
 
İsmet Özel, 03 Kasım 2012
İstiklal Marşı Derneği
Yazının tamamı için
http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=708&KID=48

Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Tarih Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et Bir kader kitabı bu Arslanbenzer için

Akışın sonuna geldiniz.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat