Öksüzoğlu, robotik cerrahi sistemi tanıtım toplantısında yaşandığını iddia ettiği seçici davet uygulamasını “ayrımcılık zihniyetinin devamı” şeklinde değerlendirdi.
OMÜ’de Eski Tartışma Yeniden Gündemde
Samsun’da gazeteci Sedat Öksüzoğlu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde basına yönelik tutumun değişmediğini öne sürdü. Öksüzoğlu, daha önce üniversite yönetiminin basın mensupları arasında “ulusal-yerel” ayrımı yaptığı gerekçesiyle eleştirdiği uygulamanın ardından kendisine özür telefonları geldiğini hatırlattı.
Ancak son yaşananların, söz konusu özürlerin kalıcı bir zihniyet değişikliğine dönüşmediğini gösterdiğini savunan Öksüzoğlu, “Aynı tas aynı hamam, değişen hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.
Robotik Cerrahi Tanıtımında “Seçici Davet” İddiası
Öksüzoğlu’nun köşesine taşıdığı tartışmanın son adresi, OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilen robotik cerrahi sistemi tanıtımı oldu.
Tıp alanındaki ileri teknoloji uygulamalarından biri olan robotik cerrahi sisteminin tanıtıldığı toplantıya bazı basın kuruluşlarının davet edildiğini belirten Öksüzoğlu, yerel basının tamamının toplantıya çağrılmamasını eleştirdi.
Öksüzoğlu, konuyla ilgili Basın Birimi Sorumlusu Mürsel Kan ile yaptığı görüşmede kendisine toplantının “sınırlı tutulduğu”, bazı ajans ve gazetecilerin davet edildiği, ilerleyen süreçte daha geniş katılımlı bir toplantı yapılacağının söylendiğini aktardı.
“Kamuoyunu Bilgilendirme Hakkı Kotalara mı Bağlandı?”
Gazeteci Öksüzoğlu, uygulamanın basın mesleğinin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak şu soruyu gündeme getirdi:
“Kamuoyunu bilgilendirme hakkı ne zamandan beri kotalara, sınırlamalara ve seçmece davetlere bağlandı?”
Samsun basınının bütüncül bir yapı olduğunu vurgulayan Öksüzoğlu, bazı gazetecilerin davet edilip diğerlerinin sonraki toplantılara bırakılmasını mesleki açıdan kabul edilemez buldu.
“Sorun İsimlerde Değil, Zihniyette”
OMÜ Basın Birimi’nde görev değişikliğinin sorunu çözmediğini ifade eden Öksüzoğlu, yeni görev alan Mürsel Kan’ın Samsun basınını ve gazetecilik mesleğini bilen deneyimli bir isim olduğunu belirtti.
Buna rağmen uygulamanın değişmediğini savunan Öksüzoğlu, sorunun kişilerden ziyade üniversitenin basına bakışındaki zihniyetten kaynaklandığını ileri sürdü.
Rektör Fatma Aydın’a Eleştiri
Öksüzoğlu, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın’ın da yaşanan tartışmalara karşı sessiz kaldığını öne sürerek üniversite yönetiminin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.
Üniversitelerin bilim, adalet, eşitlik ve özgür düşüncenin merkezleri olması gerektiğini belirten Öksüzoğlu, basın mensuplarının kategorilere ayrılmasının üniversitenin kurumsal kimliğiyle bağdaşmadığını dile getirdi.
“Gazeteciler Davetlerle Değil, Kalemleriyle Var”
Öksüzoğlu, yazısının sonunda OMÜ yönetimine açık çağrıda bulundu.
Gazeteciliğin toplantılara kimin davet edildiğiyle değil, hakikatin peşinde koşmakla ölçüldüğünü ifade eden Öksüzoğlu, basın mensuplarının “özmüttefikler” ve “diğerleri” şeklinde sınıflandırılmasının kabul edilemeyeceğini savundu.
Öksüzoğlu, OMÜ yönetimine yönelik çağrısını “Ayrımcılığa son verin, aynı göz hizasında durmayı öğrenin” sözleriyle tamamladı.
Öte yandan, Öksüzoğlu’nun köşe yazısındaki değerlendirmeler gazetecinin kendi görüş ve iddialarını yansıtıyor. OMÜ yönetiminin söz konusu eleştirilere ilişkin kamuoyuna ayrıca bir açıklama yapıp yapmayacağı ise merak konusu.






















































































































































































































