Ve biz, upuzun hesaplar içinde küçücük ömürleri heba ediyoruz. Menfaat için eğilenler, üç kuruş için bükülenler, koltuk için kıvrılanlar... Değiyor mu? Asla değmiyor. Şahsiyeti cebine koyup dünyalık peşinde koşanların unuttuğu, ama bizim asla unutmamamız gereken o temel kuralları masaya yatırıyorum.
İşte bu yalan dünyada dik, doğru düzgün ve onurlu yaşamanın anayasası:
1. Hasetçinin Sofrasından Uzak Duracaksın
Öyle insanlar vardır ki, gözü hep başkasının nasibindedir. Paylaşmayı bilmezler, elleri titrer, içleri hasetle kavrulur. İşte o cimri ve hasetçi insanların yemeği yenmez, sofrasına oturulmaz. Neden mi? Çünkü o lokma helal niyetle ikram edilmemiştir; içinde minnet vardır, göz kalmıştır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda bizi çok net uyarır: "Cimrinin yemeği hastalık, cömerdin yemeği ise şifadır." (Deylemi).
Kalbi hasetle daralmış adamın sofrasından şifa çıkmaz. Bereket arıyorsan, cömertlerin meclisine gideceksin.























































































































































































































