TÜRKİYE NORMALLEŞİYOR
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, çözüm süreciyle ilgili olarak, ''Mutlaka bu soruna ülkenin birliği, bütünlüğü bağlamında bir çözüm bulma zorundayız, iktidarımızın amacı budur'' dedi.
''AK Parti, siyasete, demokrasiye, meclise olan güveni yeniden kazandırmak suretiyle Türkiye'de yeni bir dönemin başlamasına sebep olmuştur. Bunu başta halkımıza ve bizim en güçlü yanımız olan teşkilatlarımıza borçluyuz. AK Parti'nin siyasetteki vizyonu sadece siyaset alanında en büyük parti konumuna gelmiş olmak değildir, aynı zamanda siyaset alanını genişleten ve siyaseti demokratik değerlere kadar ulaştıran, demokrasiyle taçladıran çok önemli hizmetler yapmıştır. Yani AK Parti siyasetin özgürlük alanını genişletmiştir.''
Partilerinin tüm badireleri aşarak Türkiye'de siyasete itibar kazandırdığını belirten Şahin, ''Şimdi Türkiye daha özgür daha demokratik bir ülkedir ve siyaset alanı daha da gelişmiş olan bir ülkedir'' dedi.
Şahin, Türkiye'nin normalleştiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
''Türkiye'nin temel sorunlarını çözmemizin nedenlerinden biri de maalesef siyasetin emrinde olması gereken siyasete müdahale etmemesi gerekenlerin siyasete karışmış olmalarıdır. Bunda o karışanların, o vesayet aktörlerinin kabahati olduğu gibi, milletin oyuyla daha önce iktidara gelmiş olanların da sorumluluğu vardır. Dik duramamışlardır, 'höt' deyince şapkalarını alıp gitmişlerdir. Türkiye'nin en önemli sorunu terördür. Terörle mücadelede bu sorunu sona erdirme, PKK terör örgütüyle mücadele ve bu soruna bir çözüm bulma işi hep siyaset kurumunun dışında çözülmeye çalışılmıştır. Hep güvenlik tedbirleri, önlemleriyle bu işin sonlandırılacağı zannedilmiştir ama sadece güvenlik yaklaşımlarıyla 30 yıldır süren böyle bir sorunun çözülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.''
Çözüm süreci
Şahin, artık Türkiye'de siyaset kurumunun Türkiye'nin her meselesine sahip olduğunu bildirerek, şunları kaydetti:
''Artık Türkiye'de terör sorununu çözme işi siyasetin görevidir. Siyaset bu işi çözmek için kollarını sıvamıştır. Silahlı mücadelenin dışında bu sorunu çözmek için yeni bir çözüm süreci başlatmıştır. Türkiye, ilk defa yıllardan sonra kendisine özgü bir sorunu, uluslararası boyutlarıyla olan sorunu kendisi çözmeye çalışmaktadır. AK Parti iktidarı kendisine ait bir sorunu kendi imkanlarıyla iradesi ve kararlığıyla çözmeye çalışmaktadır. Bu Sayın Başbakanımızın AK Parti iktidarının bir başarısıdır.''
Türkiye'de 21 Mart'tan itibaren yeni bir süreç başladığına dikkati çeken Şahin, şöyle devam etti:
''Başlatılan bu süreci biz iktidar partisi olarak büyük bir ciddiyetle takip ediyoruz. 21 Mart'tan önceki noktayla sonraki nokta bir değildir. Halkımızın artık bu terör belasından bir önce kurtulmak gibi umutlarını biz mutlaka gerçeğe dönüştürmek zorundayız. Bu çok zor ve risklerle dolu bir süreç. Ülkemizin birliğini ve bütünlüğünü asla zedelemeden Başbakanımızın ıslarla her konuşmasında ifade ettiği, 'tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek millet' gerçeğinden asla geri adım atmadan böylesi önemli bir sorunu mutlaka çözmek durumundayız. 'Buna herkesin destek vermesi gerekmez mi-' Ancak bunun hep böyle devamını isteyen, 'aman bir çözüm olmasın' diye çözümsüzlük duasına çıkarlar da var maalesef. 'Silahlar bırakılmasın, Türkiye böyle bir beladan kurtulmasın' diye adeta dua edenler oldu. Terör yanlısı olanlar da, teröre karşı olanlarda var. Ama hükümetimiz ve Sayın Başbakanımız kararlıdır.''
Şahin, ''çözüm süreci devam ederse Türkiye bölünür'' denildiğini anımsatarak, ''Bakın 2012 yılında Türkiye'de bin 200 civarında terörle mücadele insan hayatını kaybetti, şehitler verdik. Şimdi son 3 ay içerisinde terörle mücadele hiç kayıp yok. Birileri bu işten rahatsız oluyor. 3 ay içerisinde herhangi bir çatışma olmadı, herhangi bir şehit cenazesi hamdolsun karşılaşmadık. Birileri bundan rahatsız oluyor. Kan üzerinde siyaset yapılarak bu ülkeye hizmet etmek mümkün değildir. Bu sorunun bir şekilde çözülmesi Türkiye'yi bütünleştirecektir'' dedi.
Şahin, dün bir siyasi partinin yaptığı mitinge dikkati çekerek, şöyle devam etti:
''Kalabalığın sloganı şu, 'vur de vuralım öl de ölelim'. Genel başkanın cevabı 'sırası gelecek' Sadece kan var, kan ve gözyaşı. Şehit analarının gözyaşı, bu hep böyle mi devam etsin. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Ölen kim olursa olsun, hepsini bir anası bir babası var. Bu sorun mutlaka çözülmeli. Evlat sahibi olmamış bir insanın bunu anlaması çok zor olur. Çoluk çocuk sahibi olmayan birinin bunu anlaması çok zordur. Ama evlat sahibi olan ana babalar bu işi çok iyi anlarlar, çok iyi anlamaları gerekir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Kürt vatandaşlarımız var. Bir oğulu askerde, bir oğlu dağda. 'Bunu düşünebiliyor musunuz-' Bizim bu meseleyi bir an önce mutlaka çözmemiz gerekiyor. Bu terörle mücadele böyle devam ederse, şehit cenazeleri gelmeye devam ederse sanki Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü muhafaza etmişiz gibi birtakım anlayışlar var. Bu çok yanlış bir anlayışıdır. Çünkü her iki taraftar ölümler oluyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da dağa çıkmış ve kandırılmış olan o çocukların ölümü üzerine o ailelerin durumunu şöyle bir değerlendirelim. Mutlaka bu soruna ülkenin birliği, bütünlüğü bağlamında bir çözüm bulma zorundayız, iktidarımızın amacı budur. İnşallah çözüm süreci hedefine ulaşırsa yumruk gibi bir ve beraber olacağız Allah'ın izniyle.''
Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.