Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

İzmir Barosunu Uyarıyoruz!

Recep YAZGAN Recep YAZGAN Yazarın tüm yazıları
19-08-2025 17:43 2 dk okuma
Paylaş:

İzmir Barosu, Diyanet’e parmak sallayarak, “Türkiye şeriatla yönetilen ülke değildir” diyor.

Esasen, yüksek ihtimalle İzmir Barosu’nun sahte diplomalı zatlarının salladığı parmak Diyanet’e değil, Cumhur Başkanı Erdoğan’a, Erdoğan Hükümetinedir.

Erdoğan’ın temsil ettiği millete, milletin özüne, yerli, milli değerlere karşı geliştirdikleri reflekstir.

‘Neden öyle?’ derseniz…

Karşı oldukları, iyi, güzel, doğru ne varsa Erdoğan temsil ediyor diye düşündüklerinden parmak Diyanet’e değil bizzat Erdoğan’a sallanmış oluyor.

Erdoğan sahip çıkıyor diye Gazze hususunda kıllarını dahi kıpırdatmayanlara bakın demek istediğimi anlayacaksınız.

Solcusundan sağcısına, futbolcusundan sanatçısına, Erdoğan sahip çıkıyorsa, Erdoğan savunuyorsa kategorik olarak karşı çıkmak…

Türkiye’deki Filistin – Gazze eylemlerinin batılı ülkelerdeki eylemlerden daha sönük geçmesinin sebebi, doğru yanlış bakmadan Erdoğan karşısında konuşlanma içgüdüsü…

Gazzeli çocukların açlıktan, susuzluktan çölleşen gözleri dahi kategorik Erdoğan nefretlerini kıramıyor zira Erdoğan nefretinin altında esasen İslam düşmanlığı yatıyor.

İzmir Barosu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Diyanet’e, nihayetinde millete salladığı parmağın sahiplerinin diplomaları sahte olmamış olsaydı, okudukları hukuk fakültelerinde kendilerine Mecelle’den; Osmanlı’da Ahmed Cevdet Paşa önderliğinde hazırlanmış, Hanefi fıkhına dayalı medeni hukuk sisteminden bahis açılmış olurdu.

1851 maddeden oluşan Mecelle’nin, tedrici hukuk modernleşmesinin mihenk taşı olduğu, dini temelden kopmadan hukuku sistemleştirdiği, adalet ile toplum düzenini aynı potada birleştirdiği öğretilirdi.

İzmir Barosu’nun muhtemelen sahte diplomalı zevatı, sağlam hukuk eğitimi almış olsalardı milletin kökünü inkâr eden sloganlarla hareket etmek yerine, Batıda gençlerin son zamanlarda dile getirdikleri, “Faizin, kumarın, fuhşun, alkolün olmadığı; zekâtın, sadakanın hakim olduğu düzen insanlara huzur getirir…” şeklindeki sözlerine, tezlerine, paylaşımlarına kafa yorarak, İslam hukukunun sadece yerel değil, evrensel adaletin kaynağı olabileceği gerçeğine yaklaşabilirlerdi.

İzmir Barosunu Uyarıyoruz…

Zahmet olmazsa size…

İslam hukukunun ruhunu anlamak üzere Makâsıdü’ş Şerîa’ya bakmanız gerekecek.

Makasıd, sosyal düzenin saç ayağını, ‘Zarûriyyât, Hâciyyât, Tahsîniyyât’ şeklinde belirler.

Zarûriyyât; dinin, aklın, neslin, canın, malın korunmasını esas alır; Faizi yasaklar, nesli muhafaza eder, aileyi teminat altına alır.

Hâciyyât, günlük hayatı kolaylaştırır…

Tahsîniyyât, ahlakı güzelleştirir.

Bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “aile” kavramını eşcinsel birlikteliklere açacak kararlar alıyor.

Batı hukuku aileyi yıkarak nesli tehlikeye atarken, aklı fesada uğratıp canın, malın korunmasında çaresiz kalırken, Makâsıdü’ş Şerîa insan haklarının, insan onurunun yegâne teminatıdır.

Makâsıd, İslam’ın insanlığa asli hukuk mirasıdır.

Kime anlatıyorum…

Haydi, diplomanızın hakkını verin…

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Recep YAZGAN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat