Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Samsun Üretiyor Kazanan Kim?

Paylaş:

İlk bakışta sevindirici bir tablo var. Nitekim organize sanayi bölgelerinin toplam alanı 2023’te yaklaşık 10 bin dekarken 2026 itibarıyla 30 bin dekara yükseldi; fabrikalardaki istihdam da 10 binden 18 binin üzerine çıktı. Rakamlar, şehrin üretim kapasitesinde önemli bir genişlemeye işaret ediyor.

Fakat Mıntıka’nın sorması gereken soru tam burada başlıyor: Samsun’da üretim artarken bu üretimin bereketi ne ölçüde Samsunlunun hayatına yansıyor?

Çünkü bir şehrin ekonomik büyümesiyle o şehirde yaşayanların refahı aynı şey değildir. Fabrika sayısının artması önemlidir; fakat ücretlerin insanca yaşamaya yetmesi, esnafın iş yapabilmesi, gençlerin geleceklerini kendi şehirlerinde kurabilmesi, üreticinin emeğinin karşılığını alması da en az onun kadar önemlidir.

Mesele yalnızca üretmek değil, üretilen değeri şehir hayatına kazandırabilmektir.

Fabrikalar büyürken şehir ne kazanıyor?

Organize sanayi bölgelerinin genişlemesi, yeni yatırımların gelmesi ve istihdamın artması Samsun için kıymetli gelişmelerdir. Bunları küçümsemek, şehrin önündeki fırsatları görmezden gelmek olur. Ancak yatırım haberlerinin başarı ölçüsü olarak sunulması da yeterli değildir.

Bir yatırımın gerçek karşılığı, yalnızca kaç metrekare alana kurulduğuyla veya kaç kişinin işe alındığıyla belirlenemez. O yatırımın yerel esnafa ne kadar iş sağladığına, Samsun’daki küçük ve orta ölçekli işletmelerle nasıl ilişki kurduğuna, gençlerin meslek edinmesine ne ölçüde katkı sunduğuna da bakılmalıdır.

Üretim başka yerdeki tedarikçiden başlayıp başka yerdeki pazarda sona eriyorsa, Samsun geriye yalnızca iş gücünü ve üretim alanını mı bırakıyor? Yoksa burada biriken bilgi, sermaye, meslek tecrübesi ve girişimcilik de yine bu şehrin geleceğine mi aktarılıyor?

Bu soruların cevabı, ekonomik büyümenin gerçek niteliğini ortaya koyacaktır.

 

Sanayi ile şehir hayatı birbirinden kopmamalı

Samsun’un önemli imkânlarından biri, farklı ilçelere yayılan üretim alanlarıdır. Bafra’da tarıma dayalı üretim, Çarşamba’da sanayi yatırımları, Havza’da yeni yatırım arayışları, merkezde ticaret ve lojistik faaliyetleri birbirini besleyebilecek bir ekonomik yapı meydana getiriyor.

Ancak bu imkânların kendiliğinden güçlü bir şehir ekonomisi oluşturacağını düşünmek yanlıştır. Yatırım alanlarıyla meslek liseleri, üniversitelerle fabrikalar, üreticilerle pazarlama ağları arasında sağlam bağlar kurulmalıdır.

Meslek liselerine yönelen öğrenci sayısındaki artış da bu bakımdan ayrıca değerlendirilmelidir. Samsun’da meslek liselerinin dokuzuncu sınıflarına kayıt yaptıran öğrenci sayısının 2023’teki 4 bin 500 seviyesinden 2026’da yaklaşık 9 bine çıkması, mesleki eğitime yönelik ilginin büyüdüğünü gösteriyor. Fakat asıl mesele, bu gençlerin hangi alanlarda yetiştirileceği ve mezun olduklarında nasıl bir çalışma hayatıyla karşılaşacaklarıdır.

Eğitim, sanayinin yalnızca eleman ihtiyacını karşılayan bir ara istasyon gibi görülmemelidir. Gençlere teknik becerinin yanında tasarlama, geliştirme, yenilik üretme ve kendi işini kurma imkânı da kazandırılmalıdır. Aksi takdirde şehir, yetiştirdiği insanları başka merkezlere gönderen bir üretim alanı olmanın ötesine geçemez.

Şehrin ekonomik aklı nerede?

 

Burada yerel yönetimlere, ticaret ve sanayi odalarına, üniversitelere, kalkınma kuruluşlarına ve iş dünyasına düşen ortak bir görev var: Samsun’un ekonomik gelişmesini birbirinden kopuk yatırım haberlerinin toplamı olmaktan çıkarmak.

Hangi ilçede hangi üretim alanı güçlendirilecek? Yerel işletmeler büyük yatırımların tedarik zincirine nasıl katılacak? Genç girişimciler finansmana ve teknik desteğe nasıl ulaşacak? Tarımsal üretim, sanayi ve lojistik arasında nasıl kalıcı bir iş birliği kurulacak? Şehirde kazanılan gelir, yine şehirde yeni yatırımlara ve nitelikli istihdama nasıl dönüşecek?

Bunlar yalnızca iş dünyasının değil, doğrudan şehir yönetiminin de meseleleridir. Çünkü ekonomik kalkınma, imar planlarından ayrı düşünülemez; ulaşım, eğitim, konut, sosyal hayat ve çevre politikalarıyla birlikte ele alınmalıdır.

Sanayi bölgeleri büyürken çalışanların yaşayacağı mahalleler, ulaşım imkânları, sosyal donatılar ve çevresel etkiler de planlanmalıdır. Aksi hâlde üretim kapasitesi artarken şehir hayatının yükü de büyüyebilir.

Samsun’un ihtiyacı, yalnızca daha fazla yatırım çekmek değil; gelen yatırımları birbirini besleyen bir ekonomik yapının parçası hâline getirmektir.

Büyümenin hesabı insana göre yapılmalı

Samsun’un üretim gücünü artırması elbette sevindiricidir. Fakat başarıyı yalnızca sanayi alanlarının büyüklüğüyle, yatırım tutarlarıyla veya istihdam rakamlarıyla ölçmek eksik kalır.

Bir şehirde ekonomik büyümenin gerçek karşılığı; çalışanların hayat standardında, gençlerin gelecek umudunda, esnafın ayakta kalabilmesinde, üreticinin kazancında ve ailelerin yarına güvenle bakabilmesinde görülür.

Samsun’un önünde üretim kapasitesini daha ileriye taşıyabilecek bir imkân bulunuyor. Şimdi yapılması gereken, bu imkânı şehirde kalıcı refaha dönüştürecek ortak aklı kurmaktır.

Mıntıka’nın meselesi yatırım karşıtlığı değil; yatırımın şehre ne kazandırdığını sorgulamaktır. Çünkü bir şehirde fabrikaların bacası tüterken vatandaşın geçim derdi hafiflemiyorsa, büyümenin hesabı yeniden yapılmalıdır.

Samsun üretiyor. Şimdi asıl soru şu: Bu üretim, Samsun’un geleceğini de büyütüyor mu?

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

MINTIKA KARADENİZLİ — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat