DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MINTIKA KARADENİZLİ
MINTIKA KARADENİZLİ
Giriş Tarihi : 25-09-2026 17:35

Festival Şehri mi, Medeniyet Şehri mi!

Samsun’da festival var, konser var, etkinlik var.

Takvimler doluyor, sahneler kuruluyor, ışıklar yanıyor.

Şehir birkaç günlüğüne hareketleniyor; kalabalıklar meydanlara akıyor, fotoğraflar çekiliyor, sosyal medya hesapları renkleniyor.

Peki, bütün bunların ardından geriye ne kalıyor?

Bir şehrin kültür hayatını düzenlenen festival sayısıyla ölçmek, kültürü etkinlik takvimine hapsetmek değil midir?

Şehrin meydanlarını doldurmakla insanın dünyasını zenginleştirmek aynı şey midir?

Meselemiz festival yapılması değil. Elbette insanlar eğlenecek, sanatla buluşacak, müzik dinleyecek, bir araya gelecek. Şehir hayatının bunlara ihtiyacı var. Mesele, kültürün bundan ibaret sanılmasıdır.

Çünkü kültür, birkaç gün süren bir organizasyon değil; nesilden nesile aktarılan bir dünya görüşü, bir ahlâk, bir hafıza, bir medeniyet tasavvurudur.

Şehrin kültürü sahnede mi, insanında mı?

Bir şehrin kültür politikasını düşünürken önce şu soruyu sormak gerekiyor: Biz nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz?

Okuyan, düşünen, sorgulayan, tarihini bilen, sanatla hemhâl olan, yaşadığı şehrin sorumluluğunu taşıyan bir insan mı? Yoksa etkinlikten etkinliğe koşan, tükettiği eğlence kadar kültür sahibi olduğunu zanneden bir kalabalık mı?

Bu sorunun cevabı, festival bütçelerinden daha mühimdir.

Kültür, insanın kendisini ve dünyayı anlamlandırma biçimidir. Medeniyet ise bu anlayışın mimariye, şehirciliğe, eğitime, ahlâka, hukuka, sanata ve gündelik hayata yansımasıdır.

Dolayısıyla medeniyet tasavvuru olmayan kültür politikası, günü kurtaran organizasyonların ötesine geçemez. İnsan yetiştirme hedefi taşımayan festival, etkinlik bittiğinde dağılır. Sahne sökülür, afişler indirilir, ışıklar söner. Şehrin insanında ne kaldığı ise asıl meseledir.

Samsun’un ihtiyacı, kültürü yalnızca seyredilen bir gösteri olmaktan çıkarıp yaşanan bir değer hâline getirmektir.

Büyük Camii’nin avlusunda görünmeyen kadınlar

Şehrin kültür anlayışını anlamak için bazen büyük salonlara, gösterişli açılışlara bakmaya gerek yok. Tarihi Büyük Camii’nin avlusuna bakmak yeterli.

Samsun’un merkezinde, gün boyunca kadınların da ziyaret ettiği tarihi bir ibadethanede kadınlar tuvaletinin bulunmaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir şehir meselesidir.

Bir tarafta kültür festivalleri, sanat etkinlikleri, şehir tanıtımları; diğer tarafta en temel insani ihtiyacını karşılamakta zorlanan kadınlar…

Burada mesele yalnızca bir tuvalet yapılması değildir. Mesele, şehri planlayan zihnin kimi gördüğü, kimin ihtiyacını hesaba kattığıdır.

Kültür, insanı görme sanatıdır. Kadını, yaşlıyı, çocuğu, engelliyi, işçiyi, öğrenciyi hesaba katmayan bir şehir anlayışı, ne kadar etkinlik düzenlerse düzenlesin, medeniyet iddiasını gündelik hayatta sınamak zorundadır.

Medeniyet, büyük sözlerle değil, insanın karşısına çıkan küçük meseleleri nasıl çözdüğümüzle anlaşılır.

Festivalden sonra gençlere ne kalıyor?

Samsun’un gençleri üzerine de aynı soruyu sormak gerekiyor.

Gençler konserlere katılıyor, festivallere gidiyor, sosyal etkinliklerde bulunuyor. Bunlar elbette hayatın renkleri. Fakat gençlerin kültürle ilişkisini yalnızca tüketici konumunda kurarsak, onlara eksik bir dünya sunmuş oluruz.

Gençlerin kitapla, düşünceyle, bilimle, sanatla, tarihle, meslekle ve üretimle bağını güçlendiren kaç kalıcı mekânımız var? Şehrin gençleri kendi hikâyelerini yazabilecekleri, fikirlerini geliştirebilecekleri, sanatlarını icra edebilecekleri, bir medeniyet fikri etrafında kendilerini yetiştirebilecekleri imkânlara ne ölçüde sahip?

Bir festivalin başarısı, yalnızca kaç kişinin katıldığıyla ölçülemez. O etkinliğin gençlerde hangi merakı uyandırdığı, hangi yeteneği ortaya çıkardığı, hangi kalıcı kültürel bağı kurduğu da sorulmalıdır.

Şehir, gençlere yalnızca vakit geçirecekleri alanlar değil, kendilerini inşa edecekleri imkânlar sunmalıdır.

Kültür, insan yetiştirme meselesidir

Samsun’un kültür politikası, festival takvimlerinin ötesine geçerek uzun vadeli bir medeniyet tasavvuruna dayanmalıdır.

Mahalle kütüphanelerinden gençlik atölyelerine, tarih ve şehir hafızası çalışmalarından musiki meclislerine, tiyatrodan düşünce toplantılarına kadar süreklilik taşıyan bir kültür hayatı kurulmalıdır.

Şehrin çocukları kendi tarihini tanımalı; gençleri kendi medeniyetinin kaynaklarıyla buluşmalı; sanatçısı üretmeli, yazarı yazmalı, zanaatkârı yetişmeli. Kültür, yalnızca belediyenin düzenlediği etkinlik değil, şehrin ortak hayatını besleyen bir damar hâline gelmelidir.

Bunun yolu da kültürü bir halkla ilişkiler faaliyeti olmaktan çıkarıp eğitim, ahlâk, şehircilik ve insan yetiştirme meselesi olarak ele almaktan geçer.

Elbette festival olsun, konser olsun. Fakat bütün bunlar bir medeniyet fikrinin yerine geçmesin; o fikrin etrafında anlam kazansın.

Çünkü mesele yalnızca Samsun’u ziyaret edilen bir şehir yapmak değil, Samsun’da yaşayan insanı da yetiştirmek, güçlendirmek, derinleştirmektir.

Şehrin gerçek kültür bilançosu, sahnelerdeki kalabalıkla değil, kütüphanelerindeki gençlerle; afişlerindeki sloganlarla değil, insanına gösterdiği ihtimamla; festival günleriyle değil, yılın geri kalanında kurduğu hayatla ölçülür.

Samsun’un önünde bir tercih değil, bir sorumluluk var:

Etkinliklerle dolu bir şehir olmanın ötesine geçip medeniyet tasavvuru olan bir şehir hâline gelmek.

Çünkü festival birkaç gün sürer; kültür insan yetiştirir, medeniyet nesiller boyunca yaşar.

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat