Allâme Muhammed Zâhid El-Kevseri

Uğur UTKAN

21-08-2025 19:10

 

Son devrin yetiştirdiği büyük alimlerden biri olan ve fikriyatıyla, mücadelesiyle, talebeleriyle arkasında büyük izler bırakan Muhammed Zâhid Kevserî, Çerkes asıllı bir aileye mensuptur. Babası müderris ve meşayihtan Kafkasyalı Hasan Hilmi Efendi’dir. 1863’te Kafkasya Ruslar tarafından işgal edilince ailesi ve talebeleriyle birlikte Anadolu’ya hicret ederek Bolu’nun Düzce ilçesine yerleşti. Kendi adına nisbet edilerek kurulan Hacı Hasan köyünde 16 Eylül 1879’da oğlu Muhammed Zahid Efendi dünyaya geldi. Dedelerine nisbetle Kevseri lakabını aldı. Babası Hasan Hilmi Efendi'nin kurduğu medrese dolayısıyla gözünü açtığında başlayan ilim yolculuğuna bu medresede temel İslami bilgileri öğrenerek eğitimini tamamladıktan sonra Düzce’deki Rüşdiye mektebinden mezun olan Muhammed Zâhid, içinde Şaban Fevzi Efendi, Selahaddin Efendi, Düzce Müftüsü Üsküplü Hüseyin Vecih Efendi gibi isimlerin bulunduğu değerli ve çeşitli hocalardan değişik konularda dersler aldı. Ardından İstanbul’a gelip, Fâtih Câmiinde Eğinli İbrâhim Hakkı’nın derslerine devâm eden Muhammed Zâhid, Kazasker Hasan Efendi’nin Darü’l-Hadis Medresesi’nde öğrenim görmeye başladı. Bir taraftan amcası Musa Kazım Kevseri’den Arap dili ve edebiyatına dair dersler alırken diğer taraftan da Fatih dersiamlarından Eğinli İbrahim Hakkı Efendi, Alasonyalı Ali Zeynelabidin, Çeşmeceli lsmail Zühdü Efendi, Yusuf Ziyauddin Efendi, Ali Riza Fakri Efendi, Şeyh Muhammed Esad Dede gibi devrin alimlerinden okuyarak icazet almıştır. Kastamonulu Şeyh Hüseyin Efendi de ders aldığı hocalarındandır.

İstanbul’da on yıl süren medrese tahsilini 1904’te tamamlayıp icazet aldıktan sonra 1906’da girdiği ruus imtihanında başarı sağlayarak dersiam olan Muhammed Zâhid, Birinci Dünya Savaşı’na kadar Fâtih Câmiinde müderrislik yaparak cuma günleri hariç her gün ders verdi. Ürgüplü Mehmed Hayri Efendinin Şeyhülislâmlığı sırasında medreselerde belâgat, aruz, mantık dersleri okuttu. Bir müddet sonra da Kastamonu’da açılan yeni bir medreseyi faaliyete geçirmekle görevlendirildi. Üç yıl Kastamonu’da kaldıktan sonra İstanbul’a döndü. İstanbul’a dönüş yolculuğu esnasında hayatında kalıcı bir izi bulunan bir kaza atlatmıştır. Memleketi Düzce’nin sahil şeridi olan Akçakoca açıklarında içinde bulunduğu teknenin alabora olması sonucu boğulma tehlikesi atlatan Muhammed Zâhid, İstanbul’a gelince Dârüşşafaka’ya, bir ay sonra da Medreset-ül-Mütehassisine müderris olarak tâyin edildi.

 

Neticede 1919 yılında Şeyhülislam ders vekili olarak görevlendirilen Muhammed Zâhid, Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi’yle birlikte çalışma imkanını yakaladı. Şeyhüislam Mustafa Sabri Efendi kendisinden "Sahili olmayan iki deryada, yani fıkıh ve hadis ilminde, emsalsizdi." diye bahsetmiştir.

 

Kendisi Osmanlı’nın son şeyhülislam vekili olup İslâmî ilimlerin hemen her sahasında kalem oynatmış, hususen fıkıh, kelâm ve hadis ilimlerinde derinleşmiştir.

 

Ömrünü ilme adayan Muhammed Zâhid el-Kevserî, Osmanlı'nın çöküş süreci ve devamında Ehl-i Sünnet çizgiyi korumak için ilmî sahada ciddi mücadeleler vermiş, modernist akımlar ve Selefîlik karşısında, genelde Ehl-i Sünnet özelde Hanefî itikad ve fıkıh anlayışını dirayetli bir şekilde savunmuştur.

 

1922 yılında bir dostundan kendisine gelen haber üzerine özgürlüğünden endişe ederek ailesiyle dahi vedalaşmaya fırsat bulamadan Suriye üzerinden Mısır’a göç eden Muhammed Zâhid, çilekeş bir hayat yaşamış ve maddi sıkıntılardan başını kaldıramamıştır. Daha da acısı, uzun bir süre ailesini görememiştir. Mısır’daki Ezher çevresinde büyük etki bırakmış, İslâm beldelerinden çok sayıda talebe yetiştirmiştir.

 

1922’de Türkiye’den çıktığında Mısır’a gelirken yolda konvoy ara verince o ara Şam’da girdiği bir kütüphanede gördüğü el yazması bir eser eserden hatırladıklarını 15 yıl sonra Mısır’da kaleme aldığı bir makalesinde ezbere kaleme dökebilecek kadar paha biçilemez bir zekaya sahip olan Muhammed Zâhid, paha biçilemez zekasını paha biçilemez hizmetler vermek için de kullanmış, birbirinden kıymetli pek çok müstakil teliflerinin yanı sıra çok sayıda eseri de veciz mukaddimeler ve dipnotlar ekleyerek neşretmiştir. Fıkhu Ehli’l-Irâk ve Hadîsuhum, Makālât, en-Nüketü't-Tarîfe Zâhid el-Kevserî'nin meşhur teliflerindendir.

 

Böylesine paha biçilmez hizmetlerinin yanı sıra devlet arşivinde mütercimlik imtihanını da kazanan Muhammed Zâhid, çalışmaya başladıktan sonra kendisine bağlanan bu maaşla ekonomik durumunda birazcık ferahlama olunca ailesini de yanına alarak vuslatı yaşamıştır.

 

1950’li yıllarda Türkiye’de değişen konjonktürün etkisiyle ülkesine geri dönmek isteyen Muhammed Zâhid, vatan hasretinin üstüne bir de çeşitli hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalmış ve hastalıklardan kurtulamayarak vatan hasretiyle 11 Ağustos 1952 tarihinde Kahire’de Hakk’a yürümüştür.

DİĞER YAZILARI Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri 01-01-1970 03:00 İlk Abbasi Halifesi Ebû’l-Abbas Es-Seffah 01-01-1970 03:00 Vatan İçin Cefâkarlık Örneği: Yüzbaşı Mehmed Muzaffer 01-01-1970 03:00 İslâm’ın Doğuşuyla Medine'de Ve İslâm Beldelerinde Mimarilik 01-01-1970 03:00 Türkiye Devleti 985 yaşında 01-01-1970 03:00 Türk Seçim, Demokrasi Ve Anayasa Tarihinin İlkleri 01-01-1970 03:00 Muhyiddin-İ İbnü'l Arabi Hazretleri 01-01-1970 03:00 MEVLANA HALİD-İ BAĞDADİ (1778 Bağdat-1828 Şam) 01-01-1970 03:00 Kılıçlaşmış Efsane: Müseyyeb Gazi 01-01-1970 03:00 İslâm'ı Simgeleyen Mabedler 01-01-1970 03:00 BİR BEDBAHT HAKAN: VAHİDEDDİN 01-01-1970 03:00 SELAHADDİN EYYUBİ (1137-1194) 01-01-1970 03:00 Güçlü ve Öncü Bir Türkiye İçin Neler Yapılabilir 01-01-1970 03:00 Şah-I Merdan Hazret-İ Ali 01-01-1970 03:00 Son osmanlı başbuğu hakkında gerçekçi ve insaflı bir tarihî konumlanmanın vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 İlay-I Kelimetullah İçin, Gaza Ve Cihad İçin Kılıç Sallayan İlk Moğol Mücahid Alaaddin Tarmaşirin 01-01-1970 03:00 HZ. OSMAN İBN-İ AFFAN 01-01-1970 03:00 HAZRET-İ ÖMER FÂRÛK 01-01-1970 03:00 Hazret-İ Ebu Bekr-İ Sıddık 01-01-1970 03:00 Yeni Jeopolitik Fay Kırılmalarını Tetikleyen İsrail-Filistin Başlığı 01-01-1970 03:00 Horasan’a Valilik Yapan Emevî Serdarı Kuteybe Bin Müslim El-Bahili 01-01-1970 03:00 Mücahidler Dergâhı Özbekler Tekkesi 01-01-1970 03:00 Ulu Hünkârın Filistin Ve Gazze Hassasiyeti 01-01-1970 03:00 Tek dişi kalmış canavara dönmüş pabucumun medeniyeti (!) Fransız emperyalizmi 01-01-1970 03:00 Doğu'nun Uyanışı Ve Batı'nın Korkusu 01-01-1970 03:00 Batı Hristiyanlığı, İsevilik Ve Eski Hristiyanlık Üzerine Önemli Hususlar 01-01-1970 03:00 Kanije Direnişi 01-01-1970 03:00 Vaktiyle bir ebu'l-gâzi bahadır han varmış, var olsun! 01-01-1970 03:00 Resmi tarihin üzerinde durması gereken bir anadolu türk beyliği turgutoğulları 01-01-1970 03:00 SULTAN VAHİDEDDİN DOSYASI 01-01-1970 03:00 Satuk Buğra Han Efsanesi 01-01-1970 03:00
haber medya kadın