Bağdat'ın Musul şehrindeki Zor kasabasında dünyaya gelen Halid-i Bağdadi İslâm bilginlerinin mütehassısıdır. baba tarafından Hz. Osman, anne tarafından Hz. Ali'nin mübarek soyundan gelmektedir.
Ecdadına yakışır hassasiyetle yetiştirilen Halid-i Bağdadi, çok küçük yaşlarda Kur'an-ı Kerim'i hifzeder. Hıfzetmekle iktifa etmez, manasını anlamaya matuf çalışmalara başlar. Daha 13 yaşında dünyanın en zengin dili olan Arapça'nın bütün sır ve kurallarına vakıf olur. Devrin edebiyat ve kültür dili olması hasebiyle Farsça'ya da vakıf olur.
Sadece dini ilimler iktifa etmeyen Genç Halid, astronomi, fizik, geometri, matematik gibi fenni ilimlere de sahip olur.
Kısa zamanda Bağdat'ta ilmi ve takvasıyla meşhur olur. İsmiyle çağırmamak için hürmeten adının evveline "Mevlana" yani Mevlana Halid derler. Zahiri ilimleri tamamladıktan sonra mana ilmi olan tasavvuf ve manevi ilimlerden de nasibini almak üzere mübarek bir yolculuğa çıkar ki bu onun için dönüm noktası olur.
1804 yılında Medine'ye, dört yıl sonra da Hicrî 1224 yılında Hindistan'ın Cihanabad şehrinde Şeyh Abdullâh Dehlevî'nin yanına giderek Nakşibendîlik tarîkatının terbiyesini almıştır. Burada "irşad icazeti" alarak Nakşibendî, Kadiri, Sühreverdî, Kübrevî ve Çeştî tarikatlarına halife olmuştur. Sonrasında Şam’a doğru yola çıkar. Maksadı yol boyunca aradığı manevi büyüğünü bulmak ve doymaktır. Nihayet Şam'a gelir. Alimlerce itibar gösterilir ve hadis icazetini alır. Hac etmek üzere Medine'ye gelen üstad, sokakta nurani bir zatla karşılaşır. Bu meçhul adam üstadın yüzüne derin derin bakar, şöyle hitap eder: "Bir gün Mekke'ye varırsan, Kabetullah'ta tefekkür ettiğinde, Beytullah saygısızlık eder gibi görünen kimselerle karşılaşırsan sakın müdahale etme, ondan rahatsız olma!"
Adam bunları söyler ve kaybolur.
Mekke'ye varan hazret Kâbe'yi tavaf eder ve oturur, tefekküre dalar. Kâbe'de Rabbin azametini zikrederken bir de ne görsün adamın biri sırtını Beytullah'a, yüzünü de kendine dön-müş, saygısızca oturmuş, öylece duruyor. Bu tavra dayanamaz kalkıp adamın yanına gider, ikaz eder: "Efendi farkında mısın bilmem. Burası bütün müminlerin kıblegâhıdır. Alem yüzünü buraya çevirirken senin sırtını çevirmen günah değil mi?"
Adam hiç aldırış etmez. Hazret dayanamaz bu saygısız ve umursamaz tavra. İkazını tekrarlar: "Adam duymadın mı? Sen deli misin?"
Umursamaz gibi duran adam, sakin bir tavırla Hazret'e şöy-le hitap eder: "Yaklaş bana, kulağına söyleyeyim."
Hazret yaklaşır ve kulağını bu meçhul adamın ağzına dayar. Adam: "Deli falan değilim. Medine'de sana demediler mi Mek-ke'ye varırsan kimseye karışma! Sen neden beni rahatsız ediyorsun. Neden tefekkürdeyken sağa sola bakıyorsun? Neden sabretmiyorsun?"
Halid, adamın bu cevabı karşısında beyninden vurulmuşa döner: "Sen benim aradığım mürşitsin." der adamın ellerine yapışır ama adam bir şok daha yaşatır Halid'e. "O mürşit ben değilim, aradığın Hindistan'dadır. Buralarda mürşit arayayım diye boşa oyalanma." der.
Hazret tekrar Şam'a gelir. Talebe yetiştirmeye devam eder. Zühd ve takvada daha da ilerler. Hindistan'daki ümit ettiği mürşidinden haber bekler. Her samimi bekleyenin beklediği geldiği gibi Hazret'in de beklediği haber gelir.
Hindistan'dan, Abdullah Dehlevi'nin talebelerinden birisi Şam'a gelir. Mevlana Halid'e gider, şu haberi verir: "Dehlevi Hazretleri sizi davet ediyor. En kısa zamanda giderseniz memnun olur."
Bu daveti cana minnet bilir. Fakat Şam'dan ayrılması kolay olmaz. Çünkü bir taraftan binlerce talebe, bir taraftan önünde el pençe divan duran Şam uleması ve tüm Şam ahalisi bu mübarek değeri kaybetmek istemez. Bunlara rağmen Hazret kararını vermiş, şöhreti elinin tersi ile itmiş, uzun ve çetin bir yolculuğa çıkmış, hamken pişmenin ilk kademesine adım atmıştır.
Yorucu ve zor yolculuktan sonra aradığı mürşide kavuşur ama ilk vuslat ağır imtihanla başlar. Abdullah Dehlevi hemen huzura almaz, birkaç gün bekletir. Nihayet huzura kabul edilir. Yıllardır aradığını bulmuştur. Abdullah Dehlevi hazretleri Mevlana Halid'i kemalât potasına atacak şu cümleyle karşılık verir, binlerce talebesi olan, şanı şöhreti Arap topraklarında dolaşan kişiye: "Ya Halid! Bizim huzurumuzda kemalât istersen yapacağın ilk hizmeti sana söylüyorum. Bugünden itibaren hizmet ehillerinin tuvaletlerinin temizliğinden sen mesulsün. Tuvaletleri ve tuvalete geldikleri yolları temizle."
Sahip olduğu bunca ilim ve şöhret yıkılıp gitmektedir Ha-lid'in gözünde. İmtihan ağırdır ama nefis cümleden ednadır, alçaktır. Nefsiyle müthiş imtihana girişen Halid-i Bağdadi büyük bir sebatla bu işi ibadet neşvesiyle tam beş ay yapar. Manevi hazzı yakalayan, tuvalet temizlemesi artık nefsine ağır gelmeyen hazret rüştünü ispat eder.
Dehlevi hazretlerinin hususi sohbetlerine katılmaya başlayan Mevlana Halid, ezkar ve evradı çoğaltır. Seneyi doldurmadan kemalâtın zirvesini yakalar. Dehlevi hazretleri artık geldiği yere dönme zamanının geldiğini söyler.
Bu dönüş farklıdır. Mevlana Halid geldiği gibi dönmez. O zahiri ilmine bir de batini yani tasavvufi olgunluğu da alarak döner. Hizmeti sadece medrese talebelerine değil tüm halkı da içine alan irşad ve tebliğ hizmeti olur. Mevlana Halid sadece medreseye gelen talebelerin irşadıyla değil, tüm insanlığın irşadının kapısını ardına kadar açar.
Hizmet yıllarının çoğu Bağdat yakınlarındaki Süleymaniye'de geçer. İlmi hizmetlerin inkişaf edebileceği o devrin kültür şehri Şam'a gelir.
İki yıllık Şam hayatının ardından 1242 yılında 50 yaşında vefat eder.
Mevlânâ Halid Bağdadî'nin şahsiyetini ele alacak olursak zât-ı âlileri Müslümanların birliğini Osmanlı Devleti'nin sağlayacağı düşüncesindeydi. En büyük özelliği medreselerinde eğitim dili olarak Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsçanın yanında Kürtçeyi kullanmış olmasıdır. İki temel özelliği, şeriata bağlılık ve genelde diğer tarikatlarda yaygın olan cehrî, yani sesli zikir yerine hafî, yani sessiz zikri tercih etmesidir. Halifeleri aracılığıyla gerek Irak'ın kuzeyinde gerekse Şam, Kudüs, Bağdat ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde binlerce müridi oldu. Sonradan "Mevlânâ" mahlasını aldı.
Kabri
Kabri Şam'ın kuzeyinde Kasiyun Dağı eteğindeki kabristanda bulunan türbesindedir. Sevenleri tarafından ziyaret edilmektedir.
Songül KARAMAN
Dergah-ı Mevlânada
Ömer Naci Yılmaz
Demokrasi Rezaletleri
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Hasan KARADEMİR
ÖZGÜRLÜĞÜN TAHAKKÜMÜ
Halil MERT
Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Seyfettin BUDAK
Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi?
Adnan ÖZ
Dünya kupasında hüsran yaşadık!
Recep YAZGAN
Akışa yön veren gençlik nasıl yükselecek!
Öztürk Samuk
Son Yüzyılın Etkili Liderleri
Eyüphan KAYA
Kürtler Ülkemizin Sigortasıdır
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Özlem Gürbüz
Adalet Ve Sorumluluk Dengesi
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Aydan KURT
Müsait Değilim
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)