İslam mimarisi, çoğunlukla Arap devletlerinde, Müslüman çoğunluklu ülkelerde ve İspanya, Sırbistan, Portekiz, Yunanistan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Kosova ve Romanya gibi kâh Arap-İslam geçmişine sahip olsun, kâh Türk-İslam geçmişine sahip olsun Avrupa ülkelerinde görülen kadim bir üsluptur. Temel unsurlar arasında geometrik desenler, sivri kemerler, kubbeler ve hat sanatı gibi dekoratif sanat eserleri yer alır.
İslam mimarisi, 7. yüzyılda Müslümanlar (İslam inancına sahip kişiler) tarafından İslam ilkelerinin fiziksel bir tezahürü olarak yaratılan bir mimari tarzını ifade eder. Gelenekleri günümüze kadar devam etmektedir.
İslam mimarisiyle sıklıkla ilişkilendirilen yapı cami olmakla birlikte İslam mimarisi dini yapıların yanı sıra seküler mimariliğin en bariz örneklerini de içinde barındırmıştır. Büyük ölçekli camiler, kaleler, saraylar, türbeler, okullar ve diğer kamu binalarından küçük ölçekli çeşmelere, hamamlara ve konut yapılarına kadar her şeyi kapsayan geniş bir yelpazeye sahip olan bir İslâm mimarisi gerçeği mevcuttur.
İslam mimarisinin temel özelliklerinden bazıları minareler, kubbeler, mukarnas tonozlar ve kemerler gibi formlardır.
Dekoratif unsurlar arasında ise binalarda ve evlerde kullanılan tekrarlanan desenler ve karmaşık ahşap işçiliği yer alır.
1. İslâm’ın Doğuşu ve Mekân İhtiyacı
İslâm’ın doğuşuyla birlikte ortaya çıkan ilk yapı türleri, dinî ve toplumsal ihtiyaçlardan doğdu.
Mekke Dönemi: Müslümanlar henüz güçlü bir topluluk olmadıkları için özel mimari eserler inşa edemediler. İbadetler genellikle Daru’l-Erkam gibi özel evlerde yapılırdı.
Medine Dönemi (Hicret, 622): Müslümanların toplumsal, siyasal ve dinî merkez ihtiyacı belirdi. Bu ihtiyaç doğrultusunda İslâm şehir mimarlığının ilk örnekleri görüldü.
2. Medine’de İlk İslâm Yapıları
a) Mescid-i Nebevî
Kuruluşu: Hz. Muhammed’in Medine’ye hicretinden hemen sonra yapıldı.
Özelliği: Hem ibadet yeri, hem toplanma mekânı, hem de eğitim ve yönetim merkezi işlevi gördü.
Mimari Tarzı: Basit hurma kütüklerinden direkler, hurma dallarından çatılar; zamanla genişletildi.
Bu yapı, sonraki tüm cami mimarisi için model oldu.
b) Suffa
Mescid-i Nebevî’nin bir bölümüydü.
İslâm’ın ilk eğitim kurumu sayılır. Burada sahabiler Kur’an öğreniyor, ilim meclisleri yapılıyordu. Ayrıca evi barkı olmayan kimsesiz Müslümanlar da burada kalırlardı.
Yani suffa esasında medrese geleneğinin de temeli olmuştur.
Medine Örneğinin Önemi
Medine’de kurulan model, hem şehir planlaması hem de mimari tarz açısından örnek oldu.
İslâm şehirlerinde merkezî cami etrafında şekillenen toplumsal düzen, Medine’nin mirasıdır.
Mimarlık, sadece estetik değil; ibadet, ilim, sosyal adalet ve birlikte yaşama anlayışını da temsil etti.
Hisbe ve Şurta teşkilatı arasında Peygamber'in emriyle şekillenen Medine:
Medine Vesikası denen mutabakatın merkezinde Hz. Peygamber yer almakta ve onun kişiliği etrafında tüm unsurların katıldığı bir beraberlik ve varoluş ortaya konulmaktadır. Bu cümleden olarak yine emirleri doğrultusunda Medine'de şehir için idari teşkilat kurulmuş, bunlardan Hisbe teşkilatı iyiliği emreden kötülüğü meneden bir işlev üstlenmiş, Şurta teşkilatı da emniyet ve asayişi temin etmiştir. Medine'de yeni inşa edilmekte olan hayat tarzının bir başka boyutu olan çarşının yerini Hz. Peygamber bizzat belirlemiş ve bu mahallin işleyişi ile ilgili kuralları yine kendisi vazetmiştir. Hayatın reddedilmez bir realitesi olan ölüm hadisesi için Hz. Peygamber bir mezarlık yeri de tespit etmiştir. Kendileri Medine'ye geldiklerinde bu şehirde taştan yapılmış üç katlı evler mevcut idi. Bu evler sağlam ve güvenilir yapıları ile kale olarak kullanılabildikleri gibi şehrin fiziksel yapısında da önemli ve belirleyici ögelerdi. Hz. Peygamber bunların korunmasını istemiş ve bu yoldaki müsaade daha sonra yenilerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Böylece Medine'de hem fiziksel hem de yaşanan hayat tarzı itibarıyla mescid merkezli bir realite oluşmuştur. Bu reel hayat mekân ve değerler olarak tüm toplumsal ve bireysel işlevlerde ve eylemlerde görünür ve algılanır hale gelmiştir. Böylece İslam medeniyet tasavvuruna göre inanılan değerler sistemine dayalı bir yelpaze ortaya çıkarılmıştır. Oluşan mescid merkezli realite sayesinde şehrin fiziksel yapısının ve şehirde yaşanan hayat tarzının merkezi hâline gelen mescide herkesin kolay ve güvenilir bir biçimde erişmesi için Medine’de kenar semtler şehir ile bütünleştirilmiştir. Bu mescitte ibadet, eğitim öğretim, adalet, idare ve diğer toplumsal işlevler yerine getirildiği gibi Beytü’l-Mal için de bir oda tahsis edilmiştir. Zamanla Medine şehri büyüyüp genişledikçe ihtiyaç duyulan yerlere yeni mescitler de inşa edilmiştir. Ama elbette ki bütün bunlar muhacir-ensar kardeşliği ve bu kardeşlik üzerinden ortaya çıkarılan Medine'nin yeni nizamı göz önünde bulundurularak var edilmiştir.
Şimdi muhacir-ensar ilişkisine, iktisadi düzen açısından bakmak gerekirse adı artık "Medine" olan bu "şehir"de “Müslüman pazarı”nın inşası ile ilgiliydi. Hz. Peygamber, Muhacir'in Ensar'ın tarımla meşguliyetine ortak olmasını istemiyordu. Çünkü Muhacir tarımı bilmiyordu. Muhacirin Medine'de bir konargöçer gibi yaşamasına da izin verilmeyecekti.
Medine'de ticarete Yahudiler (kapitalistler) hâkim olduğundan Müslümanların "Yahudi pazarı"na girmesi onların hızla işçileştirilmesi (proletaryalaştırılması) anlamına gelecekti. Kaldı ki, Hz. Peygamber Muhacirlerin kapitalistleşmesini de istememekteydi.
Yahudilerin pazarına karşı, tefecilikle uğraşılmayan, rantiyeci sınıfa yol açmayan "Müslüman pazarı" kurularak, Muhacir'in Ensar'ın kazancı üzerinde emeksiz-parazit bir hayat sürmesi tehlikesi bertaraf edildi. Bu hadise aynı zamanda Müslümanların hem tarımda ve hem de ticari hayatta "işletmeler toplumu" olarak varlık bulabileceğini de ortaya koydu.
Böylece tarihe çıkan ilk "Medine-Müslüman şehri" tarım ve ticaretle meşgul olan bir "meslek" ve hane-işletme" sistemi getirmişti.
Medine Sözleşmesi, Ensar ile Muhacir arasındaki "muahat-kardeşleştirme" sözleşmesinin giderek Medine toplumuna yayılması nazarıyla okunmalıdır.
Bu gerçeklere ek olarak şimdi başta Medine olmak üzere İslâm beldelerindeki mimari unsurları da ele almak gerekir:
İslâm Şehirlerinde Mimari Unsurlar
Hz. Peygamber döneminden itibaren İslâm şehirlerinde görülen mimari özellikler şunlardır:
Cami/Mescit: Şehrin merkezindeydi; ibadet, siyaset, eğitim ve toplumsal kararların mekânıydı.
Pazar (Suq): Caminin yanında, ekonomik hayatın kalbiydi.
Darü’l-İmare (Yönetim Konağı): Zamanla camiden ayrı bir kurum haline geldi.
Evler: Basit, avlulu, içe dönük yapılar; mahremiyet esas alındı.
Kale ve Sur: Medine’de çok belirgin olmasa da fetihlerle birlikte şehirlerin savunması önem kazandı.
Kabirler: Hz. Muhammed’in kabri Mescid-i Nebevî içinde kaldı, bu da türbe geleneğinin nüvesi oldu.
İslâm’ın Yayılışıyla Mimari Gelişim
Son derece sade özellikler taşıyan erken dönem İslâm mimarisi, gerçekleştirilen İslâm fetihleri sayesinde farklı medeniyetlerle yaşanan kültür temaslarından doğan kültürel etkileşimler sayesinde Roma, Bizans ve Pers mimarilerinden oldukça etkilenmiştir. İslam mimarisi Orta Doğu'dan, özellikle Asya'ya doğru tüm dünyaya yayılırken, Çin ve Babür mimarisinden de etkilenmiştir.
Dört Halife Dönemi (632-661): İlk kez Arap Yarımadası'nın dışında gerçekleşen fetihlerle İran, Irak ve Suriye İslâm Devleti'nin birer kenti haline geldi ve buralarda mevcut olan Roma, Bizans ve Pers kültür fonksiyonlarından özellikle mimarlık alanında İslâm mimarisi etkileşimler sayesinde oldukça gelişim göstermiştir.
Emevîler Dönemi (661-750): İslâm mimarisi ihtişam kazandı. Kudüs’te Kubbetü’s-Sahra (691) ve Şam Ulu Camii (715) gibi eserler yapıldı. Ayrıca Maveraünnehir üzerinden Türkistan'a ve Çin'e yönelik İslâm fetihleri sayesinde Türk, Soğd ve Çin asıllı kültür fonksiyonları ile yaşanan etkileşim, mimarlığa da yansımıştır. Ayrıca İber Yarımadası'nın İslâm hakimiyetine girmesiyle Avrupa'nın bazı bölgeleri İslam esintili mimarilikle tanışmış oldu.
Bu tarzın birçok önemli örneği İspanya'da bulunmaktadır. 19. yüzyılın ortalarında, İspanya'daki İslam üslubundan büyük ölçüde etkilenen Katalan mimar Antoni Gaudí'nin eserleriyle bir canlanma hareketi yaşandı.
Abbâsîler Dönemi (750-1258): Bağdat ve Samarra şehirleriyle daha planlı, geniş ölçekte İslâm mimarlığı gelişti.
Yine sonraki dönemlerde hüküm süren Samani, Gazneli, Karahanlı, Selçuklu, İlhanlı, Harezmşah, Osmanlı, Safevi, Babür ve Kaçar gibi İslâm uygarlıkları sayesinde Anadolu, Balkanlar, İran, Endülüs, Orta Asya ve Hindistan’da farklı kültürlerin yaşadığı etkileşim sonucu çok çeşitli cami, medrese, saray ve külliyeler ortaya çıkarak İslâm mimarisi dünyanın öncü mimarilerinden biri haline geldi.
Sonuç:
İslâm’ın doğuşuyla birlikte Medine merkezli gelişen mimari, başlangıçta sadelik ve işlevselliğe dayanıyordu. Ancak bu çekirdek yapı ve şehir düzeni, ilerleyen yüzyıllarda ortaya çıkan gelişim ve değişimlerle büyük bir medeniyetin mimari temellerini oluşturdu.
Fatma Saçak Akbulut
LEYLEK
Fatih ORUÇ
Abd Ve İngilizlerin Irak Felluce Katliamları
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Hüseyin KURT
Karadeniz’i Atık Çukuru Yapmak
Halil MERT
Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari
Eyüphan KAYA
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)