Kendi Ayakları Üzerinde Durabilmek

Özlem Gürbüz

14-08-2026 19:35

İnsanın hayatta sahip olabileceği en önemli güçlerden biri, önce kendisini tanıması ve kendisiyle barışık olmasıdır. Kendisiyle barışık olmak, kusursuz olduğunu düşünmek ya da her konuda haklı olduğuna inanmak değildir.

Kendi değerini bilmek, eksiklerini kabul etmek ve buna rağmen kendisine saygı duyabilmektir. Çünkü insan, kendi değerini başkalarının davranışlarına göre belirlemeye başladığında zamanla kendisinden uzaklaşır. Oysa kişinin en sağlam dayanağı, kendi içindeki güven ve özsaygıdır.

Kendine değer veren bir insan, başkalarının sevgisini kazanmak uğruna kendi sınırlarından vazgeçmez. Her isteğe “evet” demek zorunda olmadığını bilir. Gerektiğinde “hayır” diyebilir ve bunun için kendisini suçlu hissetmez. Çünkü hayır demek bencillik değil, kişinin kendi sınırlarını korumasıdır. İnsanlara yardım etmek, iyi niyetli olmak ve anlayış göstermek elbette çok değerlidir; fakat bunların hiçbiri insanın kendisini sürekli ikinci plana atmasını gerektirmez. Sürekli veren, sürekli anlayış gösteren ve karşılığında saygı görmeyen kişi bir noktadan sonra kendi değerini sorgulamaya başlayabilir. Bu nedenle iyilik yaparken bile insanın kendisini unutmaması gerekir.

Güçlü olmak da çoğu zaman yanlış anlaşılır. Güçlü insan, herkese bağıran, sert davranan veya çevresindekileri korkutan insan değildir. Asıl güç, insanın gerektiğinde sakin kalabilmesinde, kendisini savunabilmesinde ve doğru bildiği şeyin arkasında durabilmesindedir. Haksızlığa uğradığında susmak zorunda olmadığını bilmek, gerektiğinde sesini çıkarmak ve kendisine yapılan saygısızlığı kabul etmemek gerçek bir güç göstergesidir. Bazen insanın en güçlü cümlesi uzun bir tartışma değil, sadece “Bana böyle davranamazsın.” diyebilmesidir.

İnsanın kendisini kullandırmaması da özsaygının önemli bir parçasıdır. Bazı insanlar, iyi niyetli ve anlayışlı kişilerin sınırlarını zorlamaya başlayabilir. Bir kez yapılan bir iyilik zamanla bir görev gibi görülmeye başlanabilir. İşte burada insanın kendisini tanıması ve sınırlarını açıkça ortaya koyması gerekir. Çünkü sürekli susmak karşı tarafın davranışlarını değiştirmeyebilir; aksine, o davranışların devam etmesine neden olabilir. Kişi, kendisine nasıl davranılmasını istediğini davranışlarıyla göstermelidir.

Haksızlığa uğradığında dimdik ayakta durabilmek ise insanın kendisine olan inancıyla ilgilidir. Herkes bizi anlayamayabilir, herkes hakkımızı teslim etmeyebilir veya bazı insanlar bizi yanlış değerlendirebilir. Fakat insanın kendi gerçeğini bilmesi, başkalarının düşüncelerinden daha değerlidir. Bazen haklı olduğumuzu kanıtlamak için herkesi ikna etmeye çalışmak yerine, sakinliğimizi koruyup yolumuza devam etmek daha güçlü bir duruştur. Çünkü gerçek güç, sürekli kendini ispat etmeye çalışmak değil, kendi değerini zaten bilmektir.

Sonuç olarak güçlü olmak, kimseyi ezmek değil, kendini ezdirmemektir. Kendinle barışık olmak, başkalarının onayına muhtaç olmadan kendi değerini görebilmektir. İnsan hem iyi kalpli hem de güçlü olabilir; hem anlayışlı hem de sınırları olan biri olabilir. Önemli olan, başkalarına değer verirken kendisine verdiği değeri kaybetmemesidir. Çünkü insanın hayatındaki en uzun yolculuk kendisiyle yaptığı yolculuktur. Bu yolculukta insan kendisini tanıdıkça, sınırlarını korudukça ve kendi gücünün farkına vardıkça, karşısına çıkan hiçbir haksızlık onu kolayca yıkamaz.

DİĞER YAZILARI Her İzleyen Destekçi Değildir 01-01-1970 03:00 Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi 01-01-1970 03:00 Adalet Ve Sorumluluk Dengesi 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz 01-01-1970 03:00 Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim 01-01-1970 03:00 Helallik Meselesi 01-01-1970 03:00 Bayramın Getirdiği Manevî Huzur 01-01-1970 03:00 Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi 01-01-1970 03:00 Evren tek mi? 01-01-1970 03:00 Yuvayı Ayakta Tutan Denge 01-01-1970 03:00 Bilimin Sınırlarında Dolaşmak 01-01-1970 03:00 Geçmişten Ders, Geleceğe Umut 01-01-1970 03:00 Masum Eğlenceden Dijital Bağımlılığa 01-01-1970 03:00 Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kimliğin Günlük Yüzü 01-01-1970 03:00 Eğitimle Değişen Dünyamız 01-01-1970 03:00 Boşanmaların Artışı 01-01-1970 03:00 Kadınların Tarihteki Mücadelesi 01-01-1970 03:00 Evlilikte Biz Olabilmek 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Yerli Üretim Gücü 01-01-1970 03:00 İki Kalbin Sınavı 01-01-1970 03:00 Sessiz Kahramanlık 01-01-1970 03:00 Sessiz Derinliklerin Kalemi Aydın Benli 01-01-1970 03:00 Sağlık Huzurda Gizlidir 01-01-1970 03:00 Kırık Olsa Da Atan Bir Kalp 01-01-1970 03:00 Gerçek İnsanlık, Gerçek Merhamet 01-01-1970 03:00 Boşanmak Ve İnsanlar 01-01-1970 03:00 Bayramlar 01-01-1970 03:00 Eğri Zamanda Doğru Durabilmek 01-01-1970 03:00 Yolcu 01-01-1970 03:00 KADINLAR 01-01-1970 03:00 Hayat Çok Kısa 01-01-1970 03:00 Anksiyete'nin Sebepleri 01-01-1970 03:00 MERHAMET 01-01-1970 03:00 KÖTÜLÜK 01-01-1970 03:00 Alışverişteki Modernlik 01-01-1970 03:00 Üç aylar! 01-01-1970 03:00 Trafikte! 01-01-1970 03:00 Değişmeyen 01-01-1970 03:00 Önemseyenle Önemsemeyen 01-01-1970 03:00 Türküler 01-01-1970 03:00 İshak Paşa Sarayı 01-01-1970 03:00 Doludizgin Yıllar 01-01-1970 03:00 Düz Mantık 01-01-1970 03:00 Herkes Mi, Her Şey Mi Yorgun! 01-01-1970 03:00 Rüyalar 01-01-1970 03:00 Sokaklarda Güven 01-01-1970 03:00 Eskileri Atmak Olmaz 01-01-1970 03:00 Kusur Arayan Kusurludur 01-01-1970 03:00 Eskiye Dönmek Mi? 01-01-1970 03:00 İlginç İnançlar 01-01-1970 03:00 Bilemezsin Yâr 01-01-1970 03:00 Kalbe İşlenmişse Zulüm 01-01-1970 03:00 Zamanı Anımsıyorum 01-01-1970 03:00 Dost Acı Söyler 01-01-1970 03:00 YAZ GELDİ 01-01-1970 03:00 Tok Açın Halinden Ne Anlar 01-01-1970 03:00 Mitolojiler, Efsaneler ve Gerçekler 01-01-1970 03:00 Eğlenmeyi gerçekten biliyor muyuz? 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Kalabalıkta Bile Yalnız 01-01-1970 03:00 Kitapların Anlamlı Gücü 01-01-1970 03:00 Hangi acı unutulur? 01-01-1970 03:00 Dünya Otizm Farkındalık Günü 01-01-1970 03:00 Kalplerimiz midir kuruyan yoksa! 01-01-1970 03:00 Hayallerinizi Hayatlarınıza Katın 01-01-1970 03:00 Yalakalık da yalandan mıdır? 01-01-1970 03:00 Aşk mı, mantık mı? 01-01-1970 03:00 Çok Mu, Yoksa Öz Mü Konuşmak? 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Bu nasıl bir kış! 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindeyiz? 01-01-1970 03:00 "Maşallah" Demek Zor Mu? 01-01-1970 03:00 Onlar da Evlatlarımız 01-01-1970 03:00 Önyargı mı, empati mi? 01-01-1970 03:00 Yapay Gıdalar 01-01-1970 03:00 Her Çocuk Değerlidir 01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Türbe Ziyaretleri 01-01-1970 03:00 Hayvan Sevgisi ve Bilinci 01-01-1970 03:00 Bitkilerdeki Bilimsel ve Bilinmeyen Gerçekler 01-01-1970 03:00 İnsan Hafizasi 01-01-1970 03:00 Kırmızı Nokta 01-01-1970 03:00 Küresel Isınmadaki Rolümüz 01-01-1970 03:00 Sizi Seviyor Zannettiğiniz Kişi 01-01-1970 03:00 Para'nin Satın Alamayacaği Güçler 01-01-1970 03:00 Annelik – babalik görev mi, duygu mu? 01-01-1970 03:00 Mektuplarin Evrimselleşme Süreci 01-01-1970 03:00
haber yazılımı