İklim eylemi ve adil geçiş konularının ele alındığı toplantıda, Türkiye'nin COP31 Başkanlığına dair detaylar paylaşıldı.
İklim krizine karşı kaybedecek vakit kalmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl yine burada Türkiye'nin COP31 Başkanlığına talip olduğunu ifade etmiştim. Bu yıl COP31'i 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenleyeceğiz" açıklamasında bulundu.
"Uygulama COP'u anlayışıyla hareket ediyoruz"
Antalya'da gerçekleştirilecek zirvenin kararların uygulamaya geçeceği bir dönüm noktası olmasını hedeflediklerini belirten Erdoğan, hazırlıkların Avustralya iş birliğiyle ve farklı coğrafyaların beklentilerini gözeten bir yaklaşımla yürütüldüğünü kaydetti. Son 11 yılın kayıtlara geçen en sıcak dönem olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Nepal'deki sel felaketine değinerek geçmiş olsun dileklerini iletti.
Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılına girilirken hedeflerle uygulamaların birbirine yaklaştırılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"COP31 vizyonunu, 'Uygulama COP'u' anlayışıyla inşa ediyoruz. Bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik. Sizlerden bu gündeme güçlü destek vermenizi bekliyoruz."
Finansman ve teknoloji adaleti vurgusu
İklim politikalarının toplumsal ve ekonomik gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini dile getiren Erdoğan, kalkınma önceliklerinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Finansman ve teknolojiye erişimde yaşanan eşitsizliklerin giderilmesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hâle getirebiliriz" diyerek uluslararası topluma iş birliği çağrısında bulundu.






















































































































































































































