Takvimler doluyor, sahneler kuruluyor, ışıklar yanıyor.
Şehir birkaç günlüğüne hareketleniyor; kalabalıklar meydanlara akıyor, fotoğraflar çekiliyor, sosyal medya hesapları renkleniyor.
Peki, bütün bunların ardından geriye ne kalıyor?
Bir şehrin kültür hayatını düzenlenen festival sayısıyla ölçmek, kültürü etkinlik takvimine hapsetmek değil midir?
Şehrin meydanlarını doldurmakla insanın dünyasını zenginleştirmek aynı şey midir?























































































































































































































