Yeditepe ve Harvard'ın Düşündürdükleri
"Zulüm ve işkenceye kıllarını kıpırdatmadan seyirci kalan eğitimli kişiler; körlükleriyle mi aşağılıktır, yoksa vicdanlarıyla mı, bilinmez."
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
"Zulüm ve işkenceye kıllarını kıpırdatmadan seyirci kalan eğitimli kişiler; körlükleriyle mi aşağılıktır, yoksa vicdanlarıyla mı, bilinmez."
Toplumsal körlük girdabına kapılmış öyle kesimler var ki gerçekleri görmek istemiyor, hakikati reddediyor, yoksulluğa ve mağdurluğuna rağmen çarpıklıklara karşı körlüğe devam ediyorlar.
Glokom hastalığının; halk arasında göz tansiyonu olarak bilindiğini belirten Liv Hospital Samsun Göz Hastalıkları Kliniği’nden Op. Dr. Sibel Malazgirt, “Glokom sinsi bir hastalıktır ve tüm dünyada körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır.
İnsan varoluş gerçeğini ve bu kabildeki yükünü omuzlarında taşımış her daim. Ve insanlık her dönem kırılgan olmuş, hak kettiği sağlam zemini bulamamış.
Glokomun sinsi bir hastalık olduğunu işaret eden Liv Hospital Samsun Göz Sağlığı Kliniği’nden Op. Dr. Sibel Malazgirt, “Glokomda görme kaybı hafif bir bulanıklık ile tam körlük arasında değişebilir. Yükselen göz içi basıncı, beynin uzantısı olan göz sinirinde hücre ölümüne sebep olur. Oluşan bu görme bozukluğunun tekrar düzelmesi mümkün değildir. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir” dedi.
Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde 28 Şubat’ın 24’üncü yıl dönümünde ASSAM ve ASDER tarafından düzenlenen “Darbeci Kadrolaşma Nasıl Önlenir?” başlıklı e-konferansta darbeler ve tarihi masaya yatırıldı. Darbeler uyur ama ölmez diyerek darbelerin önlenmesi için tedbir alınmasının önemine işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tarihten ders alınması gerektiğini vurguladı. Tekerrür edenin tarih değil olaylar olduğunu kaydeden Tarhan, “Tarihten aldığımız derslerle geleceğe doğru adımlarla ilerlemek, başarı hırsı, hamaset ve cengaverlik duygusu ile değil akılla ve istişare ile olur. Böylece siyasi körlük oluşmaz” ifadelerini kullandı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Engelli Öğrenci Birimi ve Samsun Engelliler Federasyonu danışmanlığında OMÜ Sosyal Yaşamı Destekleme Gençlik Grubu tarafından yürütülen ve Türkiye Ulusal Ajansı Erasmus Gençlik Programı kapsamında desteklenen “Farklı Ülkeler Farklı Körlükler” projesinin misafir görme engelli bireyleri, toplumsal farkındalık-empati ve sorumluluk oluşturmak adına bir araya geldi.
Bir şeyler arttıkça diğer bazı şeyleri, hatta evvelden olsun diye çırpındıklarını görmezden geliyor insan. Arttıkça azalır gibi, daha kıymetli daha büyük ve daha güzeline sahip olunca daha eski daha az ve belki de daha az kıymetli olanı unutuyor. Nankörlük ediyor yani.
Bilelim ki bütün nimet ve lûtuflar Allah’tandır. İyilik namına ne olursa hepsi de bizi yaratan Rabbi’mizdendir. İnsanın bu gerçeği kavraması onun için en hayırlı olan manâdır. Bunun dışında olan şeyler ise kişinin kendi nefsindendir.
Biz bu son zamanlarda çok zenginleştik. Çok kazandık hem de çok fazla kazandık. Sadece para, mal mülkten bahsetmiyorum.
Mesele istemeyi bilmektir belki de. Olmuyor, vermiyor diye umudu tüketmek yerine kapıyı çalmayı bilmediğini fark edip yeniden denemektir.
Devlet, memleketin en ücra köşesine varana kadar milletine sahip çıkıyor, ev veriyor, yardım ediyor, halini hatırını soruyor, çocuğu hastalansa ambulans helikopterle alıp hastaneye götürüyor, yiyecek, yakacak gönderiyor ve tek kuruş para almıyor.
Kur'an-ı Kerim daima insana hitap eder. Çünkü kâinat ve Kur'an insan içindir. Ona binlerce hikmet aktararak, onu tefekküre ve ibret almaya teşvik eder:
‘Bu büyük nankörlük’Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Bağımsız Mileltvekili Aysel Tuğluk’un taş atarken görüldüğü fotoğrafla ilgili şöyle dedi:“Siz 140 bin Kürdü kabul etmişsiniz, birileri gerilim üretiyor. Eski Türkiye manzarasıdır, bir eski milletvekilinin taş atması. Bu nasıl bir nankörlüktür. Karşıdaki insanı bağrına basan Mehmetçiği siz öbür tarafta taşlayacaksınız, bu çok büyük bir nankörlüktür. Siyasetçi taş atar mı?” Yalçın Akdoğan: Nankörlük‘Nankörlük’ yapmaya devam edeceğizTuğluk, Twitter hesabından Akdoğan’a şu yanıtı verdi:“Aynı tabaktan yemek mi yedik? Aynı partide yol arkadaşlığı mı yaptık? Niye nankör? Çözüm süreci ‘sus, konuşma, eylem yapma’ süreci değildir. Müzakere aşamasına geçilmediği sürece Sayın Akdoğan bilsin ki, ‘nankör’lük yapmaya (direniş) devam edeceğiz! Aysel Tuğluk'tan taş
“Nimetler karşısında nankörlük, insana nimet olarak verilen bilgiyi hikmetsiz, gücü adaletsiz ve serveti infaksız kullanmayla ilgilidir…”
Körlük tarihe karışıyor! İngiliz bilim adamları, geliştirdikleri biyonik gözle iki görme engelliye umut oldu. 1500 ışık sensörü bulunan bir çipin gözün arkasına yerleştirildiği sistemi kullanan iki kişi yıllar sonra görmeye başladı.