Beterin beteri var…..!
Her belâ, musibet veya kazalardan sonra bu cümle çok kullanılıyor.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Her belâ, musibet veya kazalardan sonra bu cümle çok kullanılıyor.
Bu akımın asıl hedefi kadını evden dışarıya çıkarmaktır. Bu hal tek başına kaba bir musibet, kendibaşına bir beladır.Uzun erimli olarak kadınlar için bir felakettir.
MUSİBET DERSİ İnsan, musibetlerden daima ders almalı. Hep vesile olmalı; ibrete, intibaha.
Musibet ve belâlar karşısında bir mü’minin öncelikli olarak yapması gereken, Allah Teâlâ’nın takdiri olmaksızın başına herhangi bir şey gelmeyeceği hakikatini hatırlamasıdır.
Bir ideal, dünya görüşü eksikliğinin yol açtığı sıkıntı ve kötülükleri, eski Türk ve Turan kavimlerinin tarihinden delillendirmeye çalışıyoruz.
Her çağın Firavunları, Nemrutları ve Ebu Cehilleri olduğu gibi, her çağın bir kaosu, belası, musibeti, cezası ve imtihanı da vardır ve olmaya da devam edecektir.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan "Yaşlılarına hürmet etmeyen, onlara eziyet eden bir toplum olursak, bu virüsten daha büyük musibetlere de duçar oluruz." uyarısında bulundu.
Savaş ve terör Mehmed Âkif’in dediği gibi “Ölüm indirmede gökler, ölüm püskürmede yer.” İslâmlaşmış topraklar mânasına gelen vatan bu için asırlardır şehit veren başka kaç ülke vardır? Bütün bir Batı’ya karşı asırlardır İslâm medeniyetinin hâmi ve sözcüsü olan Türk milleti yüzyıllarca her inkırazdan, her musibetten sonra şehit vererek imtihan oluyor ve dirilişe geçiyor. Ateşler üstünde tâlim etmenin adı bu.
Cuma hutbesinde bu hafta, “Musibetler Karşısında Müminin Tavrı” konulu hutbe okunacak. İslam peygamberi Hz Muhammed'in (s.a.v) hadisleri ile desteklenen Cuma hutbesi tüm camilerde okunacak.
İyi komşu, dünyanın en iyi şeyi ise; kötü komşu da büyük bir musibettir. "Kötü komşu ev sattırır" sözü meşhurdur...
Cuma hutbesinde bu hafta, “Güvenli Bir Hayat İçin Afetlere Hazır Olalım” konulu hutbe okunacak. İslam peygamberi Hz Muhammed'in (s.a.v) hadisleri ile desteklenen Cuma hutbesi tüm camilerde okunacak.
Her taş yaralamak ya da can yakmak için değildir kâri. En azından başından savmak içindir musibeti…
TV’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 44. Muhtarlar Toplantısı konuşması yayınlanıyordu. Erdoğan, şehitler için “El-Fatiha” dedi. Salonda sessizlik oldu biz de konuşmaya ara verip sessizce Fatiha okuyup “Âmin” dedik. O sırada Anadolu Ajansı’ndan bir haber yüklendi sisteme. Maliye Bakanı Naci Ağbal, AA’nın “Editör Masası” programına konuk olmuş ve “Zeytin Dalı Harekâtı” için “Ekonomiye zarar vermeyecek” demiş ve bunu da güzelce izah etmiş. İyi haber... Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de aynı anlama gelen açıklamalar yapmıştı. Hamd olsun...
Millet olarak garip bir huyumuz var. Hastalanmadan ve ya başımıza bir şey gelmeden hiçbir şeye hiçbir hastalığa karşı tedbir almıyoruz. Sonrasında ise iş işten geçmiş oluyor zaten. Yemekleri bol bol tüketip obez olmadan zayıf kalma gibi bir çabamız da olmuyor maalesef. Hasılı kelam musibete uğramadan nasihat alamayanlardanız.
Bol rızık ve verilen nimetler birer sınama olduğu gibi, başa gelen üzüntü ve kederler, belâ ve musîbetler de birer imtihandır. (Bakara, 2/155) İnsana bazen iyilik halinin bazen sıkıntının isâbet etmesi aslında bir İmtihandır. İmtihan her bir birey için ayrı cereyan etmektedir. Her ferdin imtihanı ayrı ayrıdır. Kimi zenginliğiyle, kimi fakirliğiyle, kimi evlatlarıyla, kimi eşiyle, kimi ana-babasıyla, kimi hastalıkla, vb. nice imtihan şekilleri. İmtihanlar ayrı ayrı olsa da imtihanlarda başarılı olma şekli ise tek. Oda; Sabır.
Dünyanın gelip geçici olduğunu anlatmak için illa ki bir musibetin gelmesi gerekmez. Kuran tefsirlerini ve dinden imandan bahseden kitapları okuyarak da bu gerçeği anlayabiliriz. Şu şekilde:
Kur’ân-ı Kerim tabiî hâdiselerin, gezegenlerin ilâh sayıldığını ve onlara tapıldığını anlatır. Tabiî hâdiseler ayrı ayrı ilâhlar kabul edilerek, bir kısmına yer ve rüzgâr, bir kısmına da denizler ilâhı gibi isimler verilmiştir. Putperestler güneşi, ayı, yıldızları ilâh kabul edip onları birtakım isimlerle anmış, yüceltmiş ve tapmışlardır. Güneşin, Afrika, Avustralya, Malezya, Kuzey ve Güney Amerika’da ilâhlaştırıldığı görülmüştür. Aya tapanlara, Mısır, İran, Babil, Hindistan, Yunanistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Meksika, Batı Avrupa ve Afrika’da rastlanmaktadır. Eski Arabistan dinlerinde ay, tanrı olarak anılmaktaydı. Yıldızlara tapınma ise Allah’ın yıldızları yaratıp yeryüzünün irâdesini onlara verdiğine, bu âlemin düzenini yıldızların sağladığına inanmaktan doğmuştur.
Bediüzzaman, "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır" diyerek insanlara imanlı bir bakış açısı kazandırmaya çalışmıştır. İnsanların hem bu dünyada hem de sonsuz bir hayat geçireceği ahirette mutlu olması için Kuran’ın emrettiği gibi davranmanın gerekli olduğunu söyler.
Bir musibet bin nasihatten yeğdir demiş atalarımız. Nihayet 15 Temmuz 2016 darbesi sayesinde bir tabu gibi görülen ve asla değiştirilmesi istenmeyen Silahlı Kuvvetlere el atıldı.
Bu darbe teşebbüsünü, biz bu ihanet şebekesi hakkında günlerce, aylarca ve yıllardır yazıp çizerken, gündemimizin önemli bir kısmını bu hainlerin sinsi tertiplerine hasrederken, “Çok da şey yapmamak lazım” diyenlere ithaf ediyor ve şimdi ne düşündüklerini sormak istiyorum.
İnsan öyle musibetlerle, sıkıntılarla karşı karşıya kalır ki kendisini çaresiz hisseder