Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Dua İbadeti

Atilla YARGICI Atilla YARGICI Yazarın tüm yazıları
04-09-2019 08:57 2 dk okuma
Paylaş:

“Kullarım sana, beni sorduğu vakit de ki,  ben muhakkak ki onlara yakınım. Dua edenin duasını işitir ve ona cevap veririm. O halde kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar, umulur ki doğru yolu bulurlar.” (Bakara:2/186)

Rivayete göre sahabelerden bazıları “Allah nerede?” diye sormuşlardı. Bunun üzerine bu ayet indi. Bu ayet dua ve duaya icabet üzerinde duruluyor.

İnsan aciz ve zayıf olarak yaratılmıştır. Fakat belaları ve musibetleri çoktur. Arzuları ebede kadar uzandığı halde onları yerine getirecek gücü yoktur. O halde bela ve musibetlere karşı kendisine yardım edecek ve kendisinin ebediyete uzanan arzularına, isteklerine cevap verecek her şeyi işiten, her şeye gücü yeten bir Yaratıcıya ihtiyaç vardır. O da Allah’tır.

Dua ibadetin özüdür, iliğidir. Dua bir kulluk görevidir. Bu ayette Allah kullarının kendisine dua etmesini emrediyor. Biz ona her zaman dua etmeliyiz. Fili duamızı yapmayı ihmal etmeden, kavli duamızı da her zaman yapmalıyız, isteklerimizi ondan istemeliyiz.

Hadislerde elini açıp dua eden bir kula cevap vermemekten Allah’ın hicab edeceği buyrulmaktadır. Zaten ayet de her duaya “cevap verileceğini” bildiriyor. Dikkat edilirse, “her duayı kabul ederim” buyurmuyor. Ama “Her duaya icabet ederim” buyruluyor. Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Bir Müslüman günah işlemediği bir anda ve sıla-i rahmi kesmediği zamanda Allah’a dua ederse, üç durumdan birisini Cenab-ı Hak ona verir. Bunlardan birincisi duasını o anda kabul etmesi ve o insana istediğini vermesidir. Diğeri, duayı ahiret için kabul etmesi, dünyada vermemesidir. Bir diğeri de o dua sebebiyle bir kötülüğü ondan uzaklaştırmasıdır. (İbn-i Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, I. 271-272)

Bu durumda hiçbir mümin “ben dua ettim de duam kabul olunmadı” dememelidir. Çünkü Allah bazen duayı bu dünya için kabul etmez, ama ahiret için kabul eder, daha iyi bir şekilde kabul eder. Ya da bize gelecek bir kötülüğü engeller. Bu şekilde kabul etmiş olur. O bizi bizden daha iyi biliyor. Bu yüzden bizim görevimiz dua ederek, kulluk görevimizi yerine getirmektir. Hazret-i Peygamber (s.a.v.), duada acele edilmemesini de bize tavsiye etmektedir. Duada acelenin ne olduğu sorulunca da, “bir kimsenin ben dua ettim. Duam kabul olunmadı” diyerek duayı bırakmasıdır” buyurmuştur. (İbn-i kesir, a.ge., I, 272) O halde duada  acele etmeyelim.

Dua eden insan Allah’ın kendisini duyduğunu hissetmelidir. İşte o takdirde Allah’ın kendisine çok yakın olduğunu düşünecek ve huzur bulacaktır. İşte duaya en büyük cevap da insanın içinde huzursuzluğun dua sebebiyle ortadan kalkması ve bir ünsiyete dönüşmesidir.

Duamız dünyevi olarak kabul edilmediği zaman, duayı bırakmayalım. Ve duanın bir kulluk görevi olduğu düşünerek duaya, yani Allah ile birlikte olmaya devam edelim. Çünkü O bizi bizden daha iyi biliyor,  bizi duyuyor. Yani O her zaman bize yakın ve bizim ile birliktedir.

Prof. Atilla YARGICI

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Atilla YARGICI — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat