Modern toplumun en büyük paradokslarından biri şudur:
İnsanlık tarih boyunca hiç olmadığı kadar çok bilgiye sahip, fakat hiçbir dönem bu kadar az bilince sahip olmadı.
ABD’nin başını çektiği ve Batı’nın sistematiğini kurmak için kendisine yataklık ettiği “Yeni Dünya Düzeni” denilen aldatmacanın fiyasko olarak neticelenmesi de, olmaması için her yol denenen “İslâm’a Muhatab Anlayış” dâvâsının vaktinin geldiğini göstermektedir.
Yunan Kâhin Epimenides'in M.Ö. 6. Yüzyılda ortaya attığı “Girit Paradoksu” matematikçiler ve mantık açısından yüzyıllardır tartışılmıştır. Bu tartışmayı ikinci derecede bırakacak bir paradoksu ise günümüzde yaşıyoruz. Zira CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı gaf ve inanılmaz yanlışlarla tarihe geçecek işler yapıyor.
Sıradan ve sıkıcı çelişkilerimizden biri de bu “PizzaGate skandalı” haberleri. “Niye haber olmuyor” diye sürekli haber oluyor olay. Haber olmuyor diyerek haber yapmak eğlenceli bir paradoks aslında.
Can tatlıdır. İnsanoğlu şiire gelinceye kadar canının kıymetini bilir. Herkesin bünyesinde hayvanlık temelinden yükselen bir “kendi olma” hali şiirle tanışma öncesinde hükümranlığını gösterir. İnsanın insan olarak, yani ulvî ile süflî arasındaki yerini tanıyarak kendisi olması için şiir uğrağından haberdar edilmesi elzemdir. Hal ve hareketini katıksız şehvet hazinesinden devşirmek hayvanlara bırakılmıştır.
Yıllar öncesinde Türkiye’yi, daha yerinde bir ifadeyle, Türkiye’de olan biten her şeyin Müslümanlıkla alâkasını anlamak için Russell paradoksuna müracaat etmenin fayda vereceğini iddia etmiştim
SIRADAN MISINIZ SIRA DIŞI MISINIZ
Davranışlarımızın mı bizi belirlediği, yoksa bizim mi davranışlarımızı belirlediğimiz konusundaki paradoksal bir soruyu insanoğlu ilkçağlardan günümüze değin sürekli olarak kendisine sormaktadır
Son dönemde Türkiye karşıtı lobinin istismar ettiği konuların başında radikal silahlı örgütlerle bir yakınlaşma olduğu iddiası geliyor. Suriye’deki muhaliflerin içinde yer alan bir kısım silahlı örgütlerin varlığı başta İsrail olmak üzere batılıların alerji duymasına sebep oluyor ve bu durum Esed’in ömrünü uzatan bir paradoks üretiyor. 500 bin Suriyeli göçmeni misafir eden ve Suriye’deki olumsuzluklardan doğrudan etkilenen Türkiye’nin Esed’in devrilmesini desteklediği biliniyor, bu desteğin silahlı köktenci gruplara karşı bir destek veya işbirliği gibi yansıtılması ise gerçeği yansıtmıyor. Bu yaklaşım Türkiye’nin Mısır’daki darbeyi eleştirmesiyle farklı zemine taşındı. Müslüman Kardeşler örgütünü bir tür terör örgütü veya köktenci yapılanma gibi gören batılılar, AK Parti’yi bu tür hareketlerle işbirliği içindeymiş gibi göstermeye çalışıyorlar.
17.09.2013
Çerez Tercihleriniz
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.