SIRADAN MISINIZ SIRA DIŞI MISINIZ
Davranışlarımızın mı bizi belirlediği, yoksa bizim mi davranışlarımızı belirlediğimiz konusundaki paradoksal bir soruyu insanoğlu ilkçağlardan günümüze değin sürekli olarak kendisine sormaktadır. Bizi biz yapan ve bulunduğumuz toplumdan farklılığımızı ortaya koyan davranışlarımız bizim ayırıcı özelliğimizdir aynı zamanda. Ancak çoğunlukla da bulunduğumuz toplumun benimsediği davranışları sergilemekte, farklı olmak istesek de ya bu farklılığı gösterememekte ya da kendimiz ile toplum arasında kopma noktası oluşmayacak derecede farklılıkları ortaya koyabilmekteyiz. Toplumun ne diyeceğini umursamadan farklılık ortaya koymak ise herkese nasip olmamakta, cesaret edilememektedir.
Toplumun öncü ve motor kuvvetini oluşturan, toplumu bulunduğu noktadan bir adım öteye taşımak için çaba sarf eden bireyler, zaman zaman çeşitli olumuz tepkirle maruz kalsalar da zaman içerisinde haklılıkları ortaya çıkmakta veya dile getirdikleri konu topluma egemen olmaktadır. Ne yazık ki doğal süreç böyle işlemektedir. Sıra dışı ve aykırı olan bireyler genelde bulundukları toplumda yadırganmakta veya dışlanmakta, daha ilkel bireylerle karşılaştıklarında ise aşağılanma ve hakaret görme de söz konusu olabilmektedir. Ancak tepki nasıl olursa olsun, inandığı ilke ve idealler uğrunda düşünen ve yaşayan bireyler bu olumsuzluklar karşısında fazla etkilenmemektedirler. Zira etkilenecek yapıya sahip olanlar ya üretken değildirler ya da yeteneksizdirler.
Toplumu oluşturan bireyler sıra dışı ve aykırı olan tiplere genelde karşı çıkmaktadırlar. Ancak sıra dışılığın zıddı olan sıradanlık da aynı bireyler tarafından kabul edilmemektedir. Yani sıra dışılığı kabullenemeyenler sıradanlığın ezici baskısı altında bulunmakta ve böyle anılmaktan da hoşnut değildirler.
Tarihsel geçmişe ve günümüze baktığımızda toplumların önünde bulunan tüm bireylerin sıra dışı kişilik ve kimliğe sahip oldukları açıkça görülür. Yöneticiler, felsefi düşünüş sahipleri başta olmak üzere tüm ciddi bilim adamları, kanaat önderleri, kitle hareketlerinde aktif görev alanlar sıra dışı kimliklerini ortaya koyan bireylere örnektirler. Ayrıca toplumun çeşitli katmanlarında yaşamakla birlikte konumunun çok ötesinde ideal, hayal ve düşünceleri olan kimseler de bu grupta yer almaktadırlar.
Sıradan olanlar, kendini bir önceki güne göre geliştirmeyen, düşünmeyen, üretmeyen, dünyada sıradan bir varlık gibi beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılama dışında herhangi bir şeye gereksinim duymayan demektir. Bu özelliklerin ise doğada bulunan insan dışındaki diğer canlılar tarafından da yerine getirilmesi, sıradanlığın insanı hangi canlı grubunun sınırında dolaştırdığını göstermektedir. Bunu hisseden insanlar bu nedenle sıradanlığı da gönüllü olarak benimseyememektedirler. Sıra dışılığı bu anlamda gıpta ile istemekte, ancak sıra dışı olmanın da bir emek ve çaba gerektirdiği, ayrıca yadsıyan bireylere karşı dik durma için sağlam bir kişiliğe gereksinildiği bilinmektedir. Kendinde bu yetenek ve kişiliği bulamayanlar ise fikren kabul etmese bile gönülsüz bir şekilde sıradanlaşmakta, kendisindeki bu kompleksi yenmek için üstün gördüğü sıra dışı ve aykırı bireylere saldırarak üstünlük elde etmeye çalışmaktadırlar. Oysa sıra dışı bireylerin toptan yok olması dahi bunların sıradanlığını ortadan kaldırmayacaktır. Aksine sıra dışı bireyleri yok etmek istemekle, kendilerini sıradan olmaktan kurtaracak ümitleri ve olasılıkları da yok etmeye çalışmaktadırlar.
Her bir birey yaşamı süresince kendisine sürekli şu soruları sorarak sıradanlık bakımından durumunu değerlendirmelidir. Bu toplumdan farkım ne? Toplumuma verebileceğim şeyler nelerdir? Ait olduğum toplumu bir adım öne çıkaracak, farklılaştıracak ne tür düşünce ve davranışlara sahibim? Ben olmasam bu toplum ne kaybeder? Bir gübre üretim mekanizması olmak dışında bu evrene katkım nedir? Çevremden aldıklarımdan fazla ben ne verebilirim? Toplumsal kültür düzeyine ve üretim sürecine katkım nedir? Bu ve benzeri sorulara verilecek cevap sıradan mı yoksa sıra dışı mı olunduğunu net bir şekilde belirleyecektir. Sıra dışı iseniz sonucuna katlanacağınız müddetçe hiçbir sorun yok demektir. Ancak sıradan iseniz yapacağınız en güzel ve örnek davranış; sıra dışı bireyleri anlamak, onların gelişmesine katkı sağlamak ve yapmak istedikleri olumlu davranışlarda destek olmaktır. Bunu başaranlar zamanla sıradanlıktan da kurtulup etken, sıra dışı ve kişilikli birey olma yönünde ilk adımlarını atıyor demektir. Bunları da yapamayacaksanız Kurandaki ifade ile "esfel-i safilin
SIRADAN MISINIZ
SIRADAN MISINIZ SIRA DIŞI MISINIZ Davranışlarımızın mı bizi belirlediği, yoksa bizim mi davranışlarımızı belirlediğimiz konusundaki paradoksal bir soruyu insanoğlu ilkçağlardan günümüze değin sürekli olarak kendisine sormaktadır
admin













































































































































































































