Ortada insanların alın teriyle biriktirdiği paralar, gelecekleri için yaptıkları yatırımlar ve devlete, piyasaya ve kurumlara duydukları güven vardır. Bu nedenle mesele kimlerin gözaltına alındığı, kimlerin tutuklandığı veya kimlerin ifadeye çağrıldığı üzerinden yürütülmemelidir. Asıl soru, haksız kazanç elde edilmişse bunun nasıl ortaya çıkarılacağı ve mağdur edilen insanların hakkının nasıl korunacağıdır. Siyasi parti ayrımı yapmadan, geçmişte hangi görevde bulunduğuna bakmadan, kime yakın olduğunu önemsemeden, yaptığı görevin stratejik niteliğini dikkate almadan herkes aynı ölçüyle incelenmelidir. Kim ne yaptıysa ortaya çıkarılmalıdır. Çünkü adaletin terazisi kişinin makamına, çevresine, siyasi kimliğine veya ekonomik gücüne göre değişirse toplumun devlete olan güveni de zedelenir. Bu nedenle artık yalnızca yakasına yapışmak, adliyeye çağırmak, gözaltına almak veya tutuklamak yeterli değildir. Hukukî süreç sonunda haksız kazanç varsa onun izine de ulaşılmalıdır.
Herkesi Silkeleyin
Son günlerde Türkiye’nin gündeminde geniş yer tutan “Fon Vurgunu” tartışması, yalnızca birkaç şirketin, yöneticinin veya yatırımcının meselesi olarak görülmemelidir.
admin






















































































































































































































