Osmanlı fethi ve 1420’deki temellerine kadar yıkımın ardından izleri büyük ölçüde silin yangından sonra koloni, yalnızca tarihî belgelerde ve akademik çalışmalarda yaşamaya devam ediyor.
İki Samsun, İki Kale
Tarihî belgeler, Samsun’da yan yana iki ayrı yerleşim olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Biri deniz kenarında düzlükte, arkları ve bostanlarıyla Müslüman (Türk) Samsun; diğeri ise Ceneviz kaynaklarında “bizim kalemiz” diye anılan, Osmanlı kroniklerinde Kâfir – Kara Samsun olarak geçen Simisso.
Schiltberger bir ok atımı, İbn Arabşah ise bir taş atımı mesafesinden söz ederken, Clavijo gibi seyyahlar kaleler arasındaki mesafeyi detaylandırmamış.
Cenevizler genellikle ana kente uzak koloniler kurmadığı için Simisso’nun Müslüman Samsun’a yakın konumlandığı kabul görüyor. 19. yüzyılda Helmuth von Moltke’nin Samsun Kalesi’nin yaklaşık 1,9 km kuzeyinde gördüğü eski mendirek, büyük taş temeller ve tepe üzerindeki sur kalıntıları ile Osmanlı arşivlerindeki “Eski Samsun” çizimleri, günümüz Kalyon Burnu civarına işaret ediyor.
Ticaretin Kalbi ve İdari Yapısı
En erken belgeler 1280’lere (Sivas ve Pera noter kayıtları) kadar uzanırken, 1290’lardan itibaren kalıcı yerleşim kesinleşiyor.
1298 tarihli vasiyetname, Kutsal Bakire Meryem Kilisesi, mezarlık ve darülaceze (hospice) varlığını; 1314-1315 belgeleriyse logia, konsoloshane, Aziz Fransua Kilisesi, dükkânlar ve özel mülkleri belgeliyor. Nüfus Cenevizliler/Latinler, Rumlar ve Ermenilerden oluşuyordu; traşçı, fırıncı, kasap, kalafatçı, kürekçi gibi esnaf ve tüccarlar yaşıyordu.
Yüzyıl başlarında, Trabzon, Sinop ve Kefe’deki sorunlar nedeniyle Cenevizler için en sağlam tutunulan yerlerden biri oldu.
Hububat, köle, şap ve tuz ticaretiyle öne çıktı; Sivas’a ulaşımı sağlayan konumuyla Anadolu içlerine kapı oldu. İdare, Cenova’dan atanan bir yıllık konsolos (yargıç ve belediye başkanı), kançılar, noterler ve soylu-halk temsilinden oluşan 24 üyeli parlamento ile yürütülüyordu. Vergi, ağırlık ve gıda denetimi gibi birimler vardı. 14. yüzyıl sonlarına doğru Kefe’ye bağlandı; asker sayısı artırıldı.
Yangın, Fetih ve Temellerine Kadar Yıkım
Koloninin sonunu tarihi ve sebebi kesin bilinmeyen bir yangın getirdi.
1424 tarihli bir dilekçede Lorenzo di Comporotondo, “yaklaşık 7 yıl önce” Simisso’da çıkan yangında mal varlığını ve eşini kaybettiğini belirtmesi, afetın 1417-1418’e tarihlendirilmesini sağlıyor.
Her yaştan insan hayatını kaybetti
O sırada Amasya’da sancak beyi olan Şehzade Murad, lalası Biçeroğlu Hamza Bey’i göndererek Simisso’yu zorlanmadan ele geçirdi. Ardından Müslüman Samsun’u tazyik altına alan Osmanlılar, Hızır Bey’in “Kâfir şehri harap oldu, bizim de maişetimiz oraya bağlıydı” sözleriyle sulh yoluyla 1419’da kenti teslim almasını sağladı. 1420’de Samsun subaşısı Timurtaş Bey, Simisso Kalesi’ni bir daha inşa edilmemek üzere temellerine kadar yıktırdı ve yeniden inşa teklifinde bulunanları lanetleyen bir kitabe yazdırdı.
Yeniden İnşa Çabaları ve Sonrası
Cenevizler koloniyi bırakmadı. 1421’de Baldo di Goarco ve Giovanni Lercari elçilikle subaşıya hediyelerle gitti; 1423’te Battista Airolo, II. Murad’dan yeniden inşa izni almayı başardı ve iki yıllığına konsolos atandı.
Kefe’de duvar ustaları görevlendirildi. Ancak 1425’e gelindiğinde kalenin hâlâ inşa edilemediği anlaşıldı. Diplomatik girişimler sonuçsuz kaldı. Koloni fiilen yok olsa da Latinlerin Müslüman Samsun’la ticari ilişkileri (tahıl sevkiyatı vb.) 15. yüzyıl boyunca devam etti; 1485’te bile “Frenkpazarı Cemaati” kayıtlara geçti.
Bugün Ne Kaldı?
Yüzyılların etkisi, 1420 yıkımı ve modern kentleşme nedeniyle görünür bir kale, kilise veya sur kalmamıştır. Mevcut Samsun kalesi kalıntıları Danişmendli dönemine aittir.
Uzmanlar, arkeolojik kazı ve detaylı yüzey araştırması yapılmadığı takdirde bu mirasın tamamen unutulma riski taşıdığını belirtiyor.
2021 yılında yayımlanan “Ceneviz Ticaret Kolonisi Simisso (1280-1420)” başlıklı kapsamlı akademik çalışma, konunun en detaylı kaynağı olmayı sürdürüyor.
Kaynak: CENEVİZ TİCARET KOLONİSİ SİMİSSO (1280-1420) - Savaş EĞİLMEZ-Ahmet Safa YILDIRIM-Yunus Emre AYDIN