OL DER HAYIR OLUR

Cevahir AYDIN

05-12-2022 14:22

İnsan..

 

Kâinatın fihristesi, özeti hükmünde olan muhteşem canlı.

 

Âlemde cereyan eden tüm hadiselerin kendisiyle ilişkili olduğu yaratılmışların en kıymetlisi..

 

Vahye muhatap olan, Rabb ile irtibat kuran, Rabb'den (cc) uhrevi hayatı için gönderilen elçiler ve kutsal kaynaklar aracılığıyla tiyolar alarak sonsuzluk yolculuğuna hazır edilen eşref-i mahlukat..

 

İnsan, bu konumunu muhafaza etmek için kâniatı, içindekileri ve dahi kendisini yaratana teslimiyeti sayesinde Batıl'dan ayrılır, Hakk'tan yana saf tutar..

 

Teslimiyet ve vazife şuuruyla hayatını sürdürdüğünde; sebepler dairesinde cereyan eden her hadisenin, kendisini Rabbine daha da yaklaştırdığına, tuttuğu safa daha da kenetlediğine hayatıyla şahit olur.

 

Bu yakınlık ve bağlılık ile hadiseler karşısında artık Yunus misali terennüm eder:

 

Hoştur bana senden gelen,

İster hırka, ister kefen,

Ya taze gül yahut diken,

Kahrın da hoş lütfunda hoş.

 

Gelse celalinden cefa,

Yahut cemalinden vefa,

İkisi de cana safa,

Kahrın da hoş lütfunda hoş.

 

...

 

"Hak gelir, Batıl Zail Olur"

 

Hadiseleri okuyuşu mü'mince olduğundan, yaratma, takdir etme ve hükmetme konusunda  (hâşâ) Rabbine eksiklik addetmez,  O'na ortaklar koşmaz.

 

Hicr Suresi 86. ayetini hayatında sürekli diri tutar:

 

اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ

 

İnne rabbeke huve-l ḣallâku-l’alîm (Elbette senin Rabbin mükemmel yaratan ve her şeyi hakkıyla bilendir.)

 

Kendi yaşadığı, muhatap olduğu 'her hadisenin ya kendisi veyahut hadise içerisindeki aktörlerin' kâniatın sahibininin dilemesiyle karşısına çıktığının bilinciyle teselli bulur.

 

Öylesine değil, rast gele hiç değil, bir takdir ile yaşadığının  bilinciyle şuurlu bir fert olarak hayatını sürdürür.

 

...

 

İnne rabbeke huve-l ḣallâku-l’alîm

Elbette senin Rabbin mükemmel yaratan ve her şeyi hakkıyla bilendir.(Hicr Suresi/86.ayet)

 

Bu ayetin tefsirinde, yaratma bahsi önceki ayetle birlikte değerlendirilmiş, hadiselere mü'mince bakış şöyle anlatılmıştır:

 

"Göklerin, yerin ve aralarında bulunan her şeyin بِالْحَقِّ (bi’l-hakk) “hak ile” yaratılması:

 

-Bâtıl ve boş yere, abes olsun diye değil,

-Haksızlıkla değil,

-Allah Teâlâ tarafından derin sebepler ve ince hikmetlere dayanılarak yerli yerince yaratılmıştır.

-Hepsi adâlet ve hak ile ayaktadır ve hususi haklara sahiptir.

 

Bütün bu hakların korunması Allah Teâlâ’nın kulları üzerindeki hakkıdır.

 

Dolayısıyla bütün kâinat hak üzere kurulduğu ve Peygamber de hakkı tebliğ ettiği için, Peygamber ve ona iman edenler mutlaka başarıya ulaşacaklardır. Hakkın karşısında bâtılın safında yer alanlar da bazı geçici, göstermelik başarılar elde etseler bile neticede mutlaka mağlup olacaklardır.

 

O halde hak yolda yürürken bir takım zorluklar ve engellere takılmamalı; sabırlı, metin ve cesur olmalı; Yüce Hakk’a güvenerek mücadeleye devam etmelidir.

 

Çünkü tüm kâinat hakka dost, bâtıla düşmandır. Bu sebeple hak kalıcı, bâtıl yok olucudur.

 

Allah yaratıcıdır; istediği her şeyi yaratır. Bizim zorluk ve eziyetlere olan sabrımız, müsamahamız, iyi ve güzel muamelemize karşılık nice hayırlar yaratır.

 

Hakka düşman olanları giderir, tasfiye eder ve yerlerine hakkı tutup kaldıracak nesiller getirir. O her şeyi hakkiyle bilendir.

 

Bu sebeple O’na güvenmek, işleri O’na havale etmek ve O’nun verdiği hükme razı olmak en emin yoldur.

 

İşte, tüm mâna ve maksatları Fâtiha sûresinde hülâsa edilen Kur’an-ı Azîm, öncelikle Allah’ı tanıtmak, sonra da O’na kulluğun esaslarını öğretmek üzere gelmiştir.."

 

Cevâhir Aydın/Küçük Dünyam

DİĞER YAZILARI Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye 01-01-1970 03:00 Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet 01-01-1970 03:00 El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü 01-01-1970 03:00 Sükût Fırtınasına Tutulanlar 01-01-1970 03:00 Yanlış Anladınız 01-01-1970 03:00 Direnenlerin Tınılarını, Hakikatin Tılsımı İle Hissetmek 01-01-1970 03:00 Cesaret Huzur Kaçırır 01-01-1970 03:00 Vicdan Reseptörleri 01-01-1970 03:00 Anlam Arayışı ve Mesuliyet 01-01-1970 03:00 Hakikatin Müşterisi 01-01-1970 03:00 Kendine Şahitlik Edenler 01-01-1970 03:00 Nûr’un Dağıttığı Sisler 01-01-1970 03:00 Kalbin Kalibrasyonu 01-01-1970 03:00 Hira'sını Arayan Varlık 01-01-1970 03:00 Adaya Yolculuk 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak, Yolda Olmak 01-01-1970 03:00 İstiğfar Parantezi 01-01-1970 03:00 Kimin Doğrusu 01-01-1970 03:00 İnci Sancının Mahsulüdür 01-01-1970 03:00 Gerçeklik ve Hakikat 01-01-1970 03:00 İcabet Mührü-1 01-01-1970 03:00 Deprem Çocuklarının Dili 01-01-1970 03:00 İbret’in İktidarı-2 Ne Zaman İbret Almaya Başlar İnsan! 01-01-1970 03:00 İbret’in İktidarı - 1 01-01-1970 03:00 Rafta Unutulanlar 01-01-1970 03:00 Günle Vedalaşmak - 2 01-01-1970 03:00 Günle Vedalaşmak - 1 01-01-1970 03:00 Kendini görmeye gücün var mı! 01-01-1970 03:00 Hasat Yasası 01-01-1970 03:00 Rızkın Rotası-2 İdeal İnsan 01-01-1970 03:00 Olanlar ve Ölenler 01-01-1970 03:00 Tevâzu ve Kibir - 2 01-01-1970 03:00 Tevâzu ve Kibir - 1 01-01-1970 03:00 Konup Göçenler 01-01-1970 03:00 Sükûn Bulma Hadisesi 01-01-1970 03:00 Ruh Zerâfet Kazanınca 01-01-1970 03:00 Anlamakla Başlar Yolculuk 01-01-1970 03:00 Çağın Gürültüsü Ve Sûkut-2 01-01-1970 03:00 Çağın Gürültüsü Ve Sûkut 1 01-01-1970 03:00 Dayatılan Normlar Ve Mümince Duruş 01-01-1970 03:00 Takvâ Ve Fücûr Mücadelesi 01-01-1970 03:00 Diri Hayat Sahipleri 01-01-1970 03:00 Dijital Göçmen Jenerasyonu 01-01-1970 03:00 Hoyratça Tüketiyoruz! 01-01-1970 03:00 Tebessüm Et, 'Selam' De, Geç 01-01-1970 03:00 Hayat kalitesi açısından 'söz' 01-01-1970 03:00 Özsaygının Korunmasında Duygu Yönetimi 01-01-1970 03:00 Sahi Kul Hakkı Neydi! 01-01-1970 03:00 İrade İnşasında Köşe Taşları 01-01-1970 03:00 Toprağa Verdiğimiz Değerler 01-01-1970 03:00 Olaylar, İmtihanlar Bizim İçin Gelirler! 01-01-1970 03:00 Yitik Asrın, Yiğit Gençlerine Dair 01-01-1970 03:00 27 Şubat'ta 28 Şubat'a Veda 01-01-1970 03:00 Kazanma Kuşağında Kaybedenler 01-01-1970 03:00 Kuyu'nun Yusuf'a Kavuşması 01-01-1970 03:00 Hakikatin Tellali Olmak! 01-01-1970 03:00 Hakikat Gözlüğüyle Bakmayı Beceremiyoruz! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı