Süresiz Nafaka Tarih Oluyor
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasını sona erdirecek ve boşanma süreçlerini hızlandıracak yeni yasal düzenleme Meclis gündemine taşınıyor.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasını sona erdirecek ve boşanma süreçlerini hızlandıracak yeni yasal düzenleme Meclis gündemine taşınıyor.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 59 maddeden oluşan 12. Yargı Paketi taslağı, çocuk suçlarından sosyal medyaya, boşanma süreçlerinden cinsiyet değişikliği prosedürlerine kadar pek çok alanda köklü değişiklikler öngörüyor.
Bir yıl süren evliliğin ardından açılan boşanma davasında, nafaka talebi mahkeme tarafından reddedildi.
Son yıllarda dikkat ederseniz etrafımızda boşanma haberleri neredeyse evlilik haberlerinden daha sık duyulmaya başladı. Eskiden mahallede bir boşanma olsa aylarca konuşulur, “vah vah” denirdi.
Boşanma süreci, bireylerin hem duygusal hem de hukuki olarak zorluk yaşadığı bir dönemdir.
MHP tarafından düzenlenen Aile Kurumu 2024 Çalıştayı’nda, boşanmalar, bireyselleşme ve küresel tehditler gibi risklere karşı aile yapısını güçlendirecek önemli çözüm önerileri sunuldu.
Dava, dava dilekçesinin mahkeme kalemine verilip harçlandırılması ile açılır. Boşanmaya sebep olan her türlü vakıayı dilekçeye yazmanız gerekir.
Boşanma süreçleri, bireyler için hayatın en zorlu dönemlerinden birini temsil edebilir. Süreçlerde doğru rehberliği ve desteği bulmak, zorlu yolların üstesinden gelmek için kritik önem taşır.
Boşanma, hayatın en zorlu dönemlerinden biri olabilir ve bu süreçte profesyonel destek almak büyük önem taşır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 8. Aile Şûrası’na katılarak bir konuşma yaptı.
Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzm. Dr. Hilal Aydemir, boşanma sürecinde çocuğun ruh sağlığının korunması açısından bir takım önlemlerin alınması ve bazı kurallara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Boşanmanın sonuçlarına ilişkin tartışılan konuların başında boşanmanın çocuk üzerinde yol açacağı sorunlardır.
Otuzlu yaşlarının sonunda kariyer sahibi bir çift olan Müjgan’la Kerim, boşanmadan önce son çare olarak çift terapisine gelmişti. Müjgan’ın temel şikâyeti, Kerim’in hem ona hem de başkalarına karşı ‘’duyarlılık ve düşüncelikten tamamen yoksun’’ olmasıydı. Kerim’in en büyük şikâyetiyse, Müjgan’ın onu her zaman gafil avlayan ve ‘’anlaşılmaz ve tamamen yersiz’’ bulduğu öfke nöbetleriydi.
İnce Ruhluluğumuzu Yitiriyoruz Büyük çoğunluğumuz, İslamî duyarlılığımızla birlikte ince ruhluluğumuz ve ahlâkî soyluğumuzu yitirdik. Boşanma ahlâkımızı da yitiriyoruz. Oysaki Rabbimizin buyrukları gereği yitirmememiz gerekiyor. Çünkü boşanma-ahlakını koruma Cennete giriş sebebi olabilecek bir ibadettir.
Genelde anlaşamayan çiftler boşanmak istediklerinde boşanma avukatı aracılığıyla dava açarlar.
FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Ankara'da yaşayan bir kadın, 22 Temmuz 2016'da eşinin FETÖ terör örgütü üyeliği suçundan tutuklandığını, bu nedenle evde arama yapıldığını, çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu belirterek boşanma davası açtı.
İstanbul Valiliği’nin desteğiyle Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Beyin Hastanesi iş birliğinde hayata geçirilen Aileler Üniversitede Projesi, İstanbul’un dört ilçesinde uygulanmaya başlıyor. Üsküdar, Pendik, Gaziosmanpaşa ve Eyüpsultan kaymakamlıkları tarafından belirlenen katılımcılara “Zor Günde Aile” başlığında ilk dersi veren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ailede iki sihirli anahtar kavramın güven ve iş birliği olduğunu vurguladı. Evlilik iyi bir kombin olabilmektir diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aile bir iletişim ve güven alanı. Güven olması için sevgi gerekiyor. Sevgi var ama güven yoksa yine olmuyor. Sevgi + dürüstlük = güven ortaya çıkıyor” dedi. Tarhan, boşanma olaylarının temelinde sevgi ve güven zayıflaması olduğunu da sözlerine ekledi.
Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Erdal Seren, "Sadece kişinin sağlığı açısından değil, boşanmaya dahi sebep olan, ailesel sorunlar olarak ta problemler ortaya çıkaran uyku apnesi tedavisi olan bir sağlık sorunudur." dedi.
Türkiye'de boşanmalar yüzde 8’i erkeğin isteği ile, yüzde 25’i iki tarafın anlaşması ile, yüzde 65’ ise kadının isteği ile gerçekleşiyor.
Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesi 1. Fıkrasında belirtildiği üzere ‘boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan eş daha az ya da eşit kusurlu olmak kaydı ile, daha fazla kusurlu olan taraftan yoksulluk nafakası talep edebilir.’ Şeklinde ifade edilmiştir.
Boşanma davaları 'Anlaşmalı boşanma davası' ve 'Çekişmeli boşanma davası' olmak üzere 2 şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Son beş yılda Türkiye’de evlenen kişi sayısı düzenli olarak azalırken, boşanmalarda yaşanan artış gözlerden kaçmadı.2015 yılından evlenenlerin sayısı 602 bin 982 olarak kayıtlara geçerken, 2019 yılında bu rakam 541 bin 424 oldu. Boşanmalarda ise 2015’te 131 bin 830 olan sayı, geçtiğimiz yıl 155 bin 47’ye çıktı.
Toplumun temeli olan aile kurumu için büyük ölçekli deprem etkisi oluşturan 6284 sayılı kanun kapsamında son 5 yılın aile istatistikleri, yuvaların yangın yerine döndüğünü gösteriyor.
Müebbet nafaka uygulamasına hâlâ adil bir süre getirilememesi aileleri felaketi sürüklüyor. Nafakanın çözümünün İslam hukukunda olduğunu belirten ilahiyatçılar, dinin nafaka hususundaki ölçüsünün “iddet süresi” olduğunu vurgulayarak, “Kadının boşanmadan 3 ay sonra nafaka alması caiz değildir” görüşünde birleşiyor.
Ailenin çok özel, saygın bir kurum olduğunu anne ve baba çocuklarına hissettirmek ile kalmayıp, aileye bağlılığı bizzat yaşantıları ile göstermek mecburiyetindedir.
Türkiye İstatistik Kurumu 2018 yılı evlenme ve boşanma istatistiklerine göre evlenen çiftlerin sayısı 2017 yılında 569 bin 459 iken 2018 yılında yüzde 2,9 azalarak 553 bin 202 oldu.
Boşanmalarda eşlerin ölünceye kadar maaş ödemesine bile yol açabilen süresiz nafakaya sınır getiriliyor.
Türkiye’de uygulamaya konulduğu günden bu yana aileleri cinnet yuvasına döndürerek kadına cinayet vakalarını tırmandıran, boşanmaları artıran ve eşcinsel sapkınların önünü açan İstanbul Sözleşmesi uluslararası bazda kadük kaldı. İskandinav ülkelerinin çekince koyduğu sözleşmeye; Fransa, Almanya, İspanya, İsviçre, Avusturya ve Hırvatistan’ın arasında bulunduğu 28 ülkenin ‘şerh’le imzaladığı kaydedildi.
Türkiye’de 2016-2017 yılları arasında boşanma oranındaki artış yüzde 1,8 idi.
2. Bölüm Ne yazık ki ahlâkın mahvedildiği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Edep, hayâ, iffet, utanma duygusu bitti. Lûtilik ve benzerleri ortaya çıktı. Eşcinsellik adı altında bütün inanç değerlerimiz ve kültürel zenginliğimiz mahvolmak üzere. Gûya hakları varmış. Allah’ın lânetlediği ve bu yüzden kavimleri bile helâk ettiği bir şeyi, kimin hakkı var ‘hak’(!) olarak vermeye ve almaya? Fuhuş haddini aştı. Adeta kanunlarla korunuyor. Evlilikler azaldı, boşanmalar arttı. Neden bütün bunlar görülmek istenmiyor? Kim Allah’tan daha iyi bilecek acaba, bütün bunlardaki hüküm ve yasakları?
Şimdi günümüz insanlarına bir göz atalım ve aile hayatlarına bir nazar gezdirelim. Bugünkü kadar aile hayatında, özellikle İslami referanslı aile hayatında tahribat, tahşidat, boşanmalar görülmüş müdür?
Türkiye’nin süresiz nafaka garabetini kopyaladığı İsviçre’nin bu uygulamadan vazgeçtiği ve yıllardır nafakayı süreli olarak işlettiği tespit edildi. Türkiye’nin müebbet nafaka uygulaması aileleri tüketiyor, yargıyı kilitliyor, avukatları zenginleştirirken; cinnet-cinayet vakalarını, boşanmaları ve zinayı artırıyor.
"İçinden kadın sesi yükselen ( bağıran) eve şenlik kapıları kapanır.” (Sadi Şirazi)