Nemrut'un Hikâyesinden Çağdaş Dersler
İnsanlık tarihi, kibrin ve azametin trajik sonuçlarıyla doludur. Bu hikâyelerden belki de en çarpıcı olanı, Babil Kulesi ve Nemrut’un ibretlik kıssasıdır. Günümüzde teknolojinin sınırlarını zorlarken, bu kadim hikâyeden alacağımız dersler olduğuna inanıyorum.
Babil Kulesi’nin Teknolojik İleri Düzeyi
Babil Kulesi, o dönemin teknolojik olarak şaşırtıcı derecede ileri bir yapıydı:
Devasa yükseklik: Rivayetlere göre, 900 m göklere ulaşacak kadar yüksek bir kuleydi.
Mühendislik harikası: Pişmiş tuğlalar ve zift (bitüm) kullanılarak inşa edilmişti.
Astronomik hizalanma: Bazı teorilere göre, yıldızlar ve gezegenlerle bağlantılıydı.
Bu özellikler, Babil Kulesi’nin antik çağın en gelişmiş yapılarından biri olduğunu gösteriyor.
Nemrut'un Küstah Meydan Okuması
İslami rivayetlerde anlatıldığı üzere, Nemrut, Babil Kulesi’ni inşa ettirerek Allah’a meydan okumaya kalkmıştı. Devasa kulenin tepesine yerleştirdiği büyük bir yayla okunu gökyüzüne fırlattı. Ancak Allahü Teâlâ, Cebrail Aleyhisselam’a emrederek okun önüne bir balık koydurdu. Ok, balığı delip kanlı bir şekilde yere düşünce, Nemrut zafer çığlıkları atarak: Haşa
"Bak! Senin Allah’ını vurdum!" dedi.
Bu küstahça iddia, sadece bir insanın değil, tüm meleklerin ve peygamberlerin yüreğini burktu. Hz. Musa ve melekler bu duruma üzüldüler. Cebrail Aleyhisselam, Allah’a şöyle yalvardı:
"Ya Rabbi! Bu durum çok zorumuza gitti. Hikmetini anlayamadık."
Allah Celle Celaluh’un cevabı ise her şeyi özetliyordu:
"Bilirsin ki, adetim üzedre her şeyi sebepler üzerine yaratırım. Nemrut’ta benim kulumdur, onu da ben yarattım. O kadar zahmet çekti, kuleyi kurdu, yayı yerleştirdi. Onun bu çabasını boşa mı çıkartaydım?"
Modern Dünyanın Nemrutları
Bugünün dünyasında da Nemrut’un bu kibrini andıran tavırlar görmek mümkün. İnsanoğlu, teknolojik gelişmelerle öyle bir noktaya geldi ki, adeta "doğaya hükmettik" iddiasıyla hareket ediyor. Yapay zekâyla insanüstü sistemler kuruyor, genetik mühendislikle canlıların kodlarını değiştiriyor, uzayda koloniler kurma hayalleri peşinde koşuyor.
Fakat unutulan bir şey var: Ne kadar güçlenirsek güçlenelim, asıl kudret Allah’ındır. Nemrut’un okunun balığı delmesi, zahiren bir başarı gibi görünse de aslında büyük bir aldanıştı. Bugün de insanlık, teknolojik zaferlerinin ardındaki acizliği gözden kaçırıyor.
Alınacak İbret: Tevazu ve Sorumluluk
Bu kıssadan çıkarılacak en önemli ders, insanın haddini bilmesi gerektiğidir. Allah Celle Celaluh, Nemrut’un çabasını boşa çıkarmadı çünkü O, kullarının emeklerine değer verir. Ancak bu, küstahlığın cezasız kalacağı anlamına gelmez. Nemrut, sonunda bir sivrisinekle helak oldu.
Bugün bizler de:
✔ Teknolojik gelişmeleri bir üstünlük değil, bir emanet olarak görmeliyiz.
✔ Bilimde ilerlerken etik ve manevi değerleri korumalıyız.
✔ Kibrin her türlüsünden uzak durmalı, şükür ve tevazuyu elden bırakmamalıyız.
Son Söz
Babil Kulesi yıkıldı, Nemrut helak oldu, ama bu hikâyenin verdiği dersler hâlâ canlı. İnsanlık, uzaya istasyonlar kurarken, yapay zekâyı konuştururken, aslında ne kadar aciz olduğunu unutmamalı. Gerçek ilerleme, Allah’ın koyduğu sınırları aşmadan, O’nun rızası doğrultusunda hareket etmekle mümkündür.
Unutmayalım: "İnsan, kendini müstağni gördüğünde azar." (Alak Suresi, 6-7)