ABD-İsrail İttifakının Bölgesel Yıkımı
Dünyaca ünlü ekonomist ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Jeffrey Sachs, Ortadoğu'daki gelişmeler Antalya'da düzenlenen diplomasi forumunda değerlendirildi. Suriye’deki savaşın ve Ortadoğu’daki diğer çatışmaların arkasındaki gerçek aktörleri gözler önüne serdi. Sachs’a göre, Suriye’deki kanlı savaşın sorumlusu ne Beşar Esad’ın “baskıcı rejimi” ne de Arap Baharı’nın kaotik dalgalarıydı. Asıl fail, ABD ve İsrail’in bölgeyi yeniden şekillendirme projesiydi.
Savaşın Kökeni: Washington ve Kudüs
Sachs, 2011’de Esad’ı devirme kararının Washington’dan değil, Kudüs’ten çıktığını vurguluyor. İsrail’in 25 yıldır beslediği bu arzu, Netanyahu’nun “Büyük İsrail” vizyonunun bir parçasıydı. Hedef, İsrail’e direnen tüm hükümetleri devirmekti. Bu plana CIA ve ABD yönetimi ortak oldu. Böylece, “Timber Sycamore Operasyonu” adı verilen bir gizli programla, Suriye’deki cihatçı gruplar eğitildi, silahlandırıldı ve rejim değişikliği için kışkırtıldı.
Sonuç? 600 bin ölü, milyonlarca mülteci ve paramparça bir ülke. Sachs’ın altını çizdiği gibi, bu savaş “Esad’ın diktatörlüğünden” değil, ABD-İsrail’in bölgesel hegemonya mücadelesinden kaynaklandı.
İsrail’in Beş Yılda Yedi Savaş Planı
Suriye, İsrail’in kışkırttığı tek savaş değildi. Eski NATO Komutanı Wesley Clark’ın 2001’de Pentagon’da gördüğü belge, beş yılda yedi ülkenin hedef alınacağını gösteriyordu: Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan ve İran.
Bugün, bu listenin neredeyse tamamı ya işgal edildi ya da iç savaşa sürüklendi. Tek istisna İran. Netanyahu’nun en büyük hayal kırıklığı da bu: ABD, İran’a doğrudan savaş açmadı. Ancak İsrail hâlâ bu yönde baskı yapıyor.
ABD’nin Operasyonel Suç Ortaklığı
Sachs’ın en çarpıcı tespiti, “İsrail, ABD desteği olmadan bir gün bile savaşamaz” sözü. Gazze’deki soykırım benzeri operasyonlar, ABD’nin silah, istihbarat ve siyasi koruma şemsiyesi olmadan yürütülemezdi.
2012’de BM’nin Suriye için hazırladığı barış planı da ABD tarafından engellendi. Kofi Annan’ın arabuluculuğunda varılan mutabakata tüm taraflar “Evet” derken, ABD “Esad hemen gitmeli” diyerek anlaşmayı bloke etti. Sonuç? Kofi Annan istifa etti, 500 bin kişi daha öldü.
Barışın Önündeki Engel: ABD Veto Politikası
Sachs’a göre çözüm basit: ABD, Filistin’in BM’de tam üyeliğini engellemekten vazgeçmeli. Böylece bölge ülkeleri İsrail’le ilişkileri normalleştirebilir. Ancak Netanyahu’nun ABD Kongresi’ndeki etkisi, bu adımın önünü kesiyor.
“Büyük İsrail” hayali, Batı Şeria’nın ilhakı, Gazze’nin boşaltılması ve Suriye-Lübnan’da İsrail yanlısı rejimler kurulmasını hedefliyor. ABD bu projenin baş aktörü olduğu sürece, Ortadoğu’da barış hayal.
Sonuç: Emperyalizm Bölgeyi Yok Ediyor
Suriye, Gazze, Lübnan, Sudan… Hepsi aynı senaryonun kurbanı: ABD-İsrail’in “böl ve yönet” politikası. Sachs’ın uyarısı net: “Bu suç ortaklığını normalleştirmeyin.”
Ortadoğu’da kalıcı barış için tek yol, bölge halklarının kendi kaderini tayin hakkına saygı. Aksi takdirde, 100 yıldır süren kanlı oyun yeni sahnelerle devam edecek.
Jeffrey Sachs’ın bu çarpıcı analizi, Batı’nın “demokrasi” naraları altında yatan gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi: Emperyalizm, yalnızca yıkım getirir.