Kıyamet Senaryoları Arasında Kaybolan Akıl
Bazı gerçekleri artık açık konuşmak gerekiyor. Dünya siyaseti giderek daha tuhaf bir dile teslim oluyor.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Bazı gerçekleri artık açık konuşmak gerekiyor. Dünya siyaseti giderek daha tuhaf bir dile teslim oluyor.
Her insan bu hayatta mesuliyet itibariyle yeryüzünde Allah’ın halifesi olarak yaratılmıştır. Kıyamet günü de teker teker Allah’a hesap verecektir.
Bugün internette iklim değişikliği üzerine araştırma yaparken bir kitaba rastladım. Okudukça, dünyamızı ne büyük tehlikelerin beklediğini ve adeta kıyamet alametlerini yaşadığımızı hissettim.
İslam son ilahi dindir. Hükümleri kıyamet gününe kadar değişmeyecek, değişikliğe de uğramayacaktır. Bundan mütevellit insanlığa yeni bir din de gönderilmeyecektir.
Ortadoğu’nun Derin Kodları: Armageddon, Megiddo, Melheme-i Kübrâ
Bir çocuğun açlıktan kıvranışını 'terör propagandası' diye yaftalayabildiğimiz bir çağda, insanlığımızın geri dönülemez bir kırılma noktasında mıyız?
Sürü psikolojisinin taraftarları yani atalar dininin müntesipleri geçmişten beri var oldukları gibi günümüzde de var olmaya devam ediyorlar. Kıyamete kadar da var olacaklardır. Bu dine mensup insanlar ne cahiliye döneminde kaldılar ne de medeni toplum ile son bulacaklar.
Bir zamanda kopar kıyamet, her zaman değil. Kıyamet bir an kopar, her an değil.
Hak ve batıl mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan var oldukça bu mücadele devam edecektir. Peygamberlerden kalan bir mirastır bize. Bugün burada, yarın başka yerlerde, öbür gün bir başka mekanda bu dava inanan insanların omuzlarında yükseltilecektir.
Anadolu Gençlik Derneği olarak tüm Türkiye’de Gazze’deki çocuklara destek ve Toplumsal farkındalık oluşturmak için gerçekleştirilen ‘Çocuklar Kıyamda Zafer Yakında’ eylemi Samsun Şubesi tarafından büyük bir katılım ve coşku ile gerçekleştirildi.
Anadolu Gençlik Derneği Samsun Şubesi tarafından, Çocuklar Kıyam’da, Zafer Yakında konulu bir basın açıklaması yapıldı.
Zaman anlamının farklı şekilde anlayışımıza sunulmasını bir iki misalle delillendirdikten sonra Peygamberimizi tanımaya devam edeceğiz.
Allah Rasûlü’nünün bizlere bildirdiğine göre, kıyametten önce İslam ehliyle Rumlar arasında büyük bir savaş yaşanacaktır.
Hz. Muhammed (s.a.s.) “Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz” diye buyurarak, önemli bir inceliğe işaret ediyor.
Terör örgütü PKK, FETÖ ve CHP’nin, deprem bölgelerinde asker ve polisimizin olmadığı iftirasını attığını ifade eden Gazeteci Yazar Özlem Doğan, “Askerimiz de polisimiz de ilk andan itibaren enkaz başlarındaydı ve güvenliği sağlamakla meşguldü. Bizzat şahidiyim; asker ve polisimizin çalışmalarını kaydettim, fotoğraflarını, videolarını çekip paylaştım” dedi.
Depremler, dünyanın ve kainatin yikılacağı kıyameti ve insanın kıyameti olan ölümü hatırlatan en önemli hadiselerdir.
Ülkemiz bir günde üst üste 6 ve 7'nin üzerindeki şiddetlerde dört büyük deprem yaşadı. 10 ilimizde yaklaşık 20 milyon insanın yaşadığı bu bölgede adeta küçük bir kıyamet yaşadık.
2. Mahmut döneminde bir zürafa hediye edilir, bunu da Gülhane Parkına koyarlar. Adamın birisi bunu bir binip sanıp üzerine binince hayvan çılgınlar gibi koşturmaya başlar. Bunun üzerine adam, ”Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete!” diye söylenince bu tarihten sonra benzer durumlar için bu deyim kullanılarak bugünlere gelmiştir.
Ateizm ve ataizm tarihin her döneminde var olmuştur ve kıyamete kadar da var olacaktır.
Bizi en güzel şekilde yaratıp misafir ederek hayatın içinde yaşayacağımız bütün imtihanlara hazırlayan, Yusuf suresindeki Ahsen-el kıssa örneğiyle önceliğimizi belirleyerek sınırımızı çizen Kayyum olan Allah’a hamd ederim.
Güzel ahlâk Allah Teâlâ’ın emridir. Bu emir Peygamberimizin şahsında da bizlere aktarmıştır. İslâm dini kıyamete kadar hükmü geçerli tek din olmasından dolayı tüm zamanları ve tüm insanları muhatap alan esaslar ortaya koyar.
Selamün aleyküm dostlar, Kur’an ve Sünnetten anlaşılıyor ki, kıyamet gününde öncelikle aile efradı birbirinin yakaına yapışıyor, hesaplaşıyor.
Hz. Meryem validemiz, tüm ruhu kararmış ve cahil bu zevatın karanlık ruh ve cehaletlerinin şiddetinden daha şedîd bir pâklıkla pâktır. O, salihadır, annemizdir, Kur’ân’ın övdüğü, iffet numunesi olarak sunduğudur. Kıyamete kadar da böyle anılacaktır.
Ahir zamanda yani kıyametten önce meydana geleceği rivayet edilen hadislerle ilgili olarak sık sık seviyesizce yazılar yazılmaktadır. Hadis ilminden ve dini bilgilerden haberi olmayan şahıslar; saygı sınırını aşarak hadis-i şerifler hakkında olumsuz sözler sarf etmekten çekinmemektedir.
Muhterem Müslümanlar! Gençlik, insan ömrünün baharıdır. Hayallerin ve fikirlerin yeşerip geliştiği, güç ve heyecanın zirvede olduğu dönemdir. Gençlik iyi değerlendirildiğinde kişiye dünya ve ahiret saadetini kazandıracak, aksi halde ise pişmanlıkla anılan yıllara dönüşecektir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) “İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin kıymetini bilin!” uyarısında bulunur. Sevgili Peygamberimizin müjdesine göre, Allah’a kulluk bilinciyle yetişen genç, dehşetli kıyamet gününde arşın gölgesi altında korunacaktır.
Mâzide tufan, istikbâlde kıyamet… Modern çağda her ne kadar hayatı kolaylaştırmak için birçok teknolojik âlet üretilse de nüklüer silahlar, sarin gazı ve kimyasal atıklar bir tarafa, internet, akıllı telefon, yapay zekâ (Süleyman Toker’in ifadesiyle Mantıksal Analiz Robotu) ve akıllı robot gibi âletlerin kötü niyetli kullanımı veya bazı âletlerin kontrol dışı hareket edebilme endişesi, insanlığın başına belâ olmaya namzet gibi görünüyor…
Kurumlarımızı dolaştıkça zihnim geçmişi dört niteliksel zaman dilimine bölüyor ve insanlık tarihini kıyamete doğru kötülüğün sürekli arttığı bir süreç olarak tanımlıyor;
Sevgili dostlar, 28 Avrupa Ülkesi kendileriyle barışık yaşarken Türkiye olarak; devlet vatandaşıyla, vatandaş devletiyle barışık, halk kendi arasında selamlaşarak yaşarsa kıyamet mi kopar?
İslam’la Küfr’ün mücadelesi Kıyamet’e kadar davam edecek; Sahneden ne Hak çekilecek, ne de Bâtıl… Sadece tarafların galibiyeti değişecek.
Biliyoruz ki Hak ile batıl, iman ile küfür, nûr ile zulmet, inananlar ile inanmayanların mücadelesi âlemin ve Âdem (a.s.)’ın yaratılışından bu yana vardır.Kıyamete kadar da devam edecektir. Bu, mü’minlere açık bir şekilde emredilmiştir:
“Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O'nun bilmesi yeter.” (25 Furkan 58.)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hafıza 15 Temmuz’un açılış töreninde yaptığı konuşmada, “15 Temmuz, demokrasi mücadelemizin en önemli kırılma anlarından biridir. O gece milletimiz kadını erkeği, genci yaşlısıyla nesiller boyu hatırlanacak büyük bir zafere imza atmıştır. 15 Temmuz, tıpkı İstiklal Harbimiz gibi, Türk milletinin topyekûn kıyamıdır, dirilişidir, şahlanışıdır. Açık ve net söylüyorum, Anadolu toprakları o gece bir kez daha bize vatan kılınmıştır” dedi.
Ne yazık ki ahlâkın mahvedildiği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Edep, hayâ, iffet, utanma duygusu bitti. Lûtilik ve benzerleri ortaya çıktı. Eşcinsellik adı altında bütün inanç değerlerimiz ve kültürel zenginliğimiz mahvolmak üzere. Gûya hakları varmış. Allah’ın lânetlediği ve bu yüzden kavimleri bile helâk ettiği bir şeyi, kimin hakkı var ‘hak’(!) olarak vermeye ve almaya?
“Avlularınızı ve meydanlarınızı temiz tutun”, “Temizlik imandandır”, “kıyamet kopuyor olsa bile elindeki fidanı dik” gibi hadisi şeriflere baktığımızda görüyoruz ki, yaşanılan mekanların, çevrenin, suyun temizliği gibi konular Hz. Peygamberin döneminden itibaren çevrenin korunması hususunda özen gösterildiğini anlıyoruz. Bu hadisler Müslümanların çevreye bakışında bir duyarlık geliştirdi mi acaba?
‘Ölümler ölümlere ulanmakta ustadır / Hayatsa bir başka hayata karşı’ demişti İsmet Özel. Ölümlerin ölümlere ulandığı günlerden geçiyoruz. Değişik isimler altındaki şer şebekeleri, vatanımıza dört koldan saldırıyor ve terör yoluyla bize boyun eğdirmek istiyor. Terörü yüreğinde merhametten bir iz taşıyan her insan lanetliyor, ama onu yok edebilmek için, hangi bataklıktan filizlendiğini de anlamamız gerek.
Kur’an-ı Kerîm, son peygamber Hz. Muhammed’e (sas), Allah (cc) tarafından Cebrail aracılığıyla nâzil olmuş ve O’ndan tevatür yoluyla nakledilmiş olan kudsî kitaptır. 114 sûreden mürekkep olan bu ilâhî kitap (6136) âyeti muhtevîdir.
Türkiye Gençlik Vakfı'nın (TÜGVA ) 81 il ve 402 ilçede gerçekleştirdiği 'Türkiye Gençliği Kıyamda' etkinliğine Samsun'dan geniş katılım oldu.