Tarihçi Dr. Servet Doğan Hocamızla yaptığımız bir tarih sohbeti sırasında duyduğum bir ifade, zihnimde uzun süre dolaşıp durdu: “Kağnı gölgesindeki it.”
Bu ifade, bana yalnızca bir hayvanı ve bir gölgeyi anlatan sıradan bir söz gibi gelmedi. Gücünü kendisinden değil, arkasındaki güçlüden alanların hâlini anlatan çarpıcı bir benzetme olarak zihnime yerleşti. Anadolu irfanında yer alan bu anlayışta, gölgede yürüyen kendisini büyük zanneder; oysa büyüklük kendisine ait değildir. Gölge çekildiğinde ortada gerçek bir güç kalıp kalmadığı anlaşılır. Tarihe baktığımızda da bazı küçük devletlerin veya aktörlerin, kendi güçlerinin çok ötesinde davranabilmelerinin arkasında daha büyük devletlerin askerî, siyasi, ekonomik ve diplomatik desteğini görmek mümkündür. Böyle zamanlarda küçük olanın cesareti, aslında arkasındaki büyüğün gölgesinden beslenir.
Dünya tarihinde büyük devletlerin nüfuz alanlarında hareket eden devletlerin, kendilerine sağlanan destek sayesinde bölgesel güçlerinin üzerinde etkiler oluşturduğu çok sayıda örnek vardır. Büyük devletler açısından bunun gerekçeleri değişebilir. Kimi zaman stratejik çıkarlar, kimi zaman enerji yolları, kimi zaman askerî üsler, kimi zaman ticaret ve güvenlik hesapları belirleyici olur. Küçük veya orta ölçekli devlet ise kendisine açılan bu alandan yararlanarak daha geniş bir hareket imkânına kavuşur. Burada asıl mesele, bir devletin küçük veya büyük olması değildir. Asıl mesele, sahip olmadığı bir gücü arkasındaki destek sayesinde kullanabilmesidir. İşte “kağnı gölgesindeki it” ifadesi, bana tam olarak bu tarihî ve siyasi durumu düşündürüyor: Kendi gölgesi olmayanın, başkasının gölgesini kendi kudreti sanması.
Bu açıdan Orta Doğu tarihine baktığımızda İsrail meselesi üzerinde ayrıca durmak gerekir. 2 Kasım 1917 tarihli Balfour Deklarasyonu, dönemin İngiliz hükûmetinin Filistin’de Yahudi halkı için bir “millî yurt” kurulmasına destek verdiğini ilan etti. İngiltere, daha sonraki yıllarda Filistin Mandası üzerinden bölgenin siyasi geleceğinde önemli bir aktör oldu. İngiliz hükûmeti bugün de Balfour Deklarasyonu’nun ve İngiltere’nin İsrail’in kuruluş sürecindeki rolünün tarihî önemini açıkça kabul ediyor. Bu tarihî arka planı görmeden bugünkü tabloyu anlamak mümkün değildir. İsrail devletinin kuruluşu elbette yalnızca tek bir devletin kararıyla açıklanabilecek kadar basit bir süreç değildir; Siyonist hareket, Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki uluslararası düzen, İngiliz Mandası, Birleşmiş Milletler süreci ve 1948’deki gelişmeler birlikte değerlendirilmelidir. Ancak İngiltere’nin bu tarihsel süreçteki rolü göz ardı edilemez.
1948 sonrasında ise İsrail’in arkasındaki en önemli dış desteklerden biri Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, İsrail’in kuruluşunu ilan ettiği gün devleti tanıyan ilk ülke oldu. Sonraki yıllarda iki ülke arasındaki ilişkiler askerî, siyasi ve ekonomik alanlarda giderek derinleşti. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail’e yönelik güvenlik yardımının Harry Truman’dan sonraki bütün Amerikan yönetimlerinin dış politikasında temel bir unsur olduğunu belirtiyor. 2016’da imzalanan 10 yıllık mutabakat kapsamında 38 milyar dolarlık güvenlik yardımının öngörülmesi de bu ilişkinin boyutunu gösteriyor. Dolayısıyla İsrail’in bölgesel askerî kapasitesini yalnızca kendi kaynaklarıyla açıklamak eksik kalır. Amerikan desteği, İsrail’in askerî kapasitesinin oluşmasında ve sürdürülmesinde önemli bir faktör olmuştur.
Bugün tartıştığımız “gölge” meselesi de tam burada ortaya çıkıyor. Bir devletin arkasında dünyanın en güçlü askerî ve ekonomik aktörlerinden biri bulunduğunda, o devletin bölgesel krizlerdeki hareket alanı genişler. Bu durum, İsrail’in bütün kararlarının Amerika veya İngiltere tarafından verildiği anlamına gelmez. İsrail’in kendi siyasi iradesi, güvenlik anlayışı, toplum yapısı ve devlet politikaları vardır. Fakat güçlü bir dış desteğin, bir devletin kendisini daha güvende hissetmesine ve daha geniş bir askerî-siyasi kapasite kullanmasına imkân sağladığı da inkâr edilemez. ABD ile İsrail arasındaki askerî iş birliğinin kapsamı bu açıdan dikkat çekicidir. Ortak tatbikatlardan silah sistemlerine, füze savunmasından askerî teknolojiye kadar uzanan geniş bir iş birliği bulunmaktadır.
İngiltere bakımından ise tablo daha farklı ve daha karmaşıktır. İngiltere’nin İsrail’in kuruluş sürecindeki tarihî rolü açıktır. Bununla birlikte bugünkü İngiliz politikası, ABD-İsrail ilişkileriyle aynı ölçekte bir askerî himaye ilişkisi olarak tanımlanamaz. Nitekim İngiltere son yıllarda İsrail’e yönelik bazı askerî ihracat lisanslarını askıya aldı ve Gazze’de kullanılma ihtimali bulunan bazı malzemelere ilişkin kısıtlamalar getirdi. Buna rağmen 28 Şubat 2026 itibarıyla İsrail’le ilgili 203 adet askeri nitelikli, askıya alınmamış ihracat lisansı bulunuyordu; bunların bir bölümü F-35 programı gibi çok taraflı savunma projeleriyle bağlantılıydı. Bu tablo bize İngiltere’nin rolünün tarihî sorumluluk, diplomatik ilişki ve belirli askerî-teknolojik bağlar bakımından hâlâ tartışılması gereken bir konu olduğunu gösteriyor.
Orta Doğu’daki çatışmaları yalnızca İsrail üzerinden açıklamak da tarihî gerçekliğin bütününü görmek anlamına gelmez. Bölgedeki savaşların, darbelerin, işgallerin, mezhep çatışmalarının, otoriter yönetimlerin, terör örgütlerinin, büyük güç rekabetinin ve enerji politikalarının iç içe geçtiği uzun bir tarih vardır. Bu nedenle bölgedeki her acının tek bir aktöre bağlanması, meselenin karmaşıklığını azaltır. Bununla birlikte İsrail’in Filistin meselesindeki politikalarının ve askerî operasyonlarının bölgesel gerilim üzerindeki etkisini tartışmak da son derece meşrudur. İsrail’in Gazze ve bölgedeki diğer askerî faaliyetleri, ABD’nin diplomatik ve askerî desteğiyle birlikte değerlendirildiğinde, “İsrail’in cesaretinin arkasında güçlü bir müttefik desteği bulunuyor” şeklindeki yorumun hangi zemine dayandığı anlaşılabilir. ABD’nin İsrail’e uzun süreli askerî desteği bu ilişkinin somut göstergelerinden biridir.
Benim burada dikkat çekmek istediğim asıl mesele, yalnızca İsrail değildir. Büyük devletlerin gölgesinde büyüyen güçlerin, kendi gerçek ağırlıklarının çok üzerinde davranabilmeleri tarih boyunca dünyanın başına ciddi sorunlar açmıştır. Büyük güç, küçük aktörü desteklerken kendi çıkarını gözetir; küçük aktör de bu desteği kendi güvenlik ve siyasi hedefleri için kullanır. Fakat bedeli çoğu zaman o devletlerin yöneticileri değil, sıradan insanlar öder. Sınırlar değişir, şehirler yıkılır, çocuklar ölür, insanlar yerlerinden edilir, toplumların hafızasında yıllarca silinmeyecek yaralar oluşur. Gölgenin sahibi ile gölgede yürüyen arasındaki hesaplaşmanın faturasını ise çoğu zaman gölgede olmayan insanlar öder.
Bu nedenle “Kağnı Gölgesindeki İt” ifadesini yalnızca İsrail'e yönelik bir benzetme olarak değil, büyük güçlerin himayesine yaslanarak kendi sınırlarının ötesinde güç kullanabilen bütün aktörler için bir tarih dersi olarak okumak gerekir. İsrail örneğinde İngiltere’nin 1917’den başlayan tarihî rolü ile ABD’nin 1948 sonrasında giderek derinleşen siyasi ve askerî desteği, bu ilişkinin anlaşılması açısından önemli iki başlıktır. Ancak İsrail’i yalnızca “başkasının gölgesinde yaşayan” bir aktör olarak görmek de eksik olur; çünkü İsrail zaman içinde kendi askerî, ekonomik, teknolojik ve siyasi kapasitesini geliştirmiştir. Buradaki mesele, sahip olduğu gücün yok sayılması değil, bu gücün arkasındaki uluslararası desteğin de hesaba katılmasıdır.
Tarihçi Dr. Servet Doğan Hocamızdan bir tarih sohbetinde duyduğum “Kağnı gölgesindeki it” sözü, işte bu yüzden zihnimde kaldı. Bir atasözü veya halk ifadesi bazen uzun uzun anlatılabilecek bir tarihî gerçeği birkaç kelimeyle önümüze koyar. Kağnı yürür, gölge onunla birlikte hareket eder. Gölgenin içindeki ise kendisini olduğundan büyük görebilir. Fakat asıl güç, gölge çekildiğinde anlaşılır. Dünya siyasetinde de devletlerin gerçek ağırlığını yalnızca kullandıkları güç üzerinden değil, o gücü mümkün kılan ittifaklar, silahlar, ekonomik imkânlar ve diplomatik destekler üzerinden okumak gerekir. Orta Doğu'nun bugün yaşadığı acıların sona ermesi için de yalnızca bir aktörü suçlamak değil, bu çatışmaları besleyen bütün siyasi ve tarihî mekanizmaları görmek gerekir. Çünkü gölgeler üzerinden kurulan güç düzenleri değişmedikçe, kağnının peşinden yürüyenlerin sayısı değişse bile hikâyenin kendisi değişmeyebilir.
Recep YAZGAN
Ailem sahiden güvende mi!
Mehmet Ali Çamoğlu
Şu Kısa Hayatta Omurgalı Yaşamanın Beş Kuralı
Öztürk Samuk
Yönetim zafiyeti felakettir!
Mithat Güdü
Aynı Ülke, Aynı Pazar, Farklı Maaş!
Ömer Naci Yılmaz
Kağnı Gölgesindeki İt
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Bir Ekrana İçini Dökerken Neden Hâlâ Yalnızsın?
Adnan İPEKDAL
On Beş Hocamsıya Bedel Türkünün Bir Notası!
Özhan KIZILTAN
Kurtlar Vadisi ve Masonlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Tarık Buğra'nın İzini Aramak Bir Bahane
Kadir Erol
Tefekkür Vasatı
Elif Ekşi ZORER
Bir Bardak Su Gibi, Şeffaf Samimiyet
Songül KARAMAN
Okula Uyum Sürecinde İzlenecek Adımlar -2
Seyfettin BUDAK
İnsanlığın Hayatta Kalma Mücadelesi
Mesut CİHAT
İşkenceler Gören Âdem
Eyüphan KAYA
Barış ve huzurun arkasındayız!
Adnan ÖZ
Ucuz etin yahnisi bu kadar oluyor!
Vehbi KARA
28 şubat mağduru askerlerin hakları ne zaman verilecek!
Ravza ZEYBEK
Özür Dileriz Çocuklar
Nihat Güç
İman Kalptedir Yansıması Fillerdedir
Aydan KURT
Kimse kimsenin yarasını iyileştirmiyor...
Ahmet SAĞLAM
KALP
Özlem Gürbüz
Kelimelerin Ardındaki İnsan
Bülent ERTEKİN
Dünün yasakçı zihniyetini unutmayacağız!
Bedriye Arık ÇAMBEL
İnsan Kalitesi Eksikliği ve Zoraki Katlanma Sanatı
Elif Ekşi
Büyümeyen Çocukluğum
Murat GÜLŞAN
Kamu Mülkü, Milletin Vicdanı ve Cevapsız Sorular
Mehmet BOZKURT
Türkiye Neyi Yaptı Ve Neyi Yapamadı?
Hüseyin KURT
Dereköy’ün farkında mıyız?
Aydın BENLİ
Eski Bakan Berat Albayrak’ın Hakkını Teslim Etmek Lazım
Hamdi TEMEL
Antibiyotik Direnciyle Savaşta Yeni Cephe: Çevremiz
Ahmet DÜZGÜN
Doğu Perinçek'în Temyizi
Recep Ali AKSOYLU
Yavuz Köktaş Hoca Kendi Ayağına Sıktı
Memiş OKUYUCU
Edebiyat Fakültelerimiz Nerede ya da Üniversitelerimizin Kimliği!
Cahit KURBANOĞLU
Tesettür nedir?
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)