Beklenen Inkilabin Ruhu ve Mayası

Hasan KARADEMİR

21-10-2025 12:58

 

Üstad Necip Fazıl’ın “İdeolocya Örgüsü”nde işaret ettiği “Beklenen İnkılap”, sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, kökü derinlerde bir ruh ve mana hamlesidir.

 

Bugün, insanlığın içine düştüğü buhranlar, madde ile mana arasındaki kopukluğun, Batı’nın akıl merkezli fakat ruhsuz medeniyetinin bir sonucudur. Doğu ise, kendi özünü unutmuş, taklitçilik bataklığında kaybolmuş, asıl sesini duyuramaz hale gelmiştir.

 

Kanuni’den beri süregelen gerileme çizgisi, Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde yanlış yönlendirilmiş “ilerleme” hamleleriyle daha da derinleşti. Batı’nın sadece kabuğunu alıp özünü ıskalayan, ruhu ihmal eden bu girişimler, toplumu içten içe çürüttü. Bugün yaşadığımız kimlik bunalımı, inançsızlık, ahlaki çöküş ve manevi boşluk, işte bu kopuşun eseridir.

 

Peki beklenen inkılap nedir?

Üstad’a göre bu inkılap, “reformcu”ların, “nefsani tefsirciler”in, “ham yobaz”ların veya “sahte sofiler”in değil; “derin ve gerçek Müslüman”ın işidir. Özü itibarıyla İslam’ı, sadece bir din değil, bir hayat nizamı olarak kavrayan; şeriat, tasavvuf ve aklı bir ahenk içinde birleştiren; madde ile manayı, dünya ile ahireti dengeleyen bir anlayışın temsilcisidir o.

DİĞER YAZILARI HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ 01-01-1970 03:00 HALK (!) PARTİSİ 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman'in tenkid metodu 01-01-1970 03:00 Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri 01-01-1970 03:00 TAKDİM 01-01-1970 03:00 Bir Asırlık Çelişki 01-01-1970 03:00 Medeniyet Maskesi Altinda Barbarlık 01-01-1970 03:00 Günümüzün Teyze Adamlarinin Iki Yüzü 01-01-1970 03:00
haber medya kadın