Tarihselcilik ile ilgili video-röportaj serisi yaparken ve özellikle şu sıralar “yat-kalk tarihselcilik” araştırması yaparken 'ne menem bir şeydir bu?' soruma layık cevabı hala bulamadım. Somut bir cevabı olmayan, İslâma bunanmış bir agnostisizm. Fazlurrahman hakkında yazdığım eleştiri yazısında da bundan 'mutlak veri olmayışı' ile bahsettim. Öncelikle Tarihselciliği anlamamız gerek. Aslında selefilik harici her mezhebi paradigma, içinde bir kırıntı dahi olsa tarihselcilik barındırmak zorunda. Tabii bu barındırma, oryantalizmin şekerine bulanmış horoz şekeri misali bir barındırma, bulandırma değil. Arabın kültürünü dine tatbik eden sınıf, ileride de çokça anacağım 'sünni paradigma' projesine dahil olmuş o sınıftır. Bugünün BOP düzeninde bürokrasiyi işgal eden bazı «sahte veliler»in sınıfıdır. Tarihselcilik, İmansız İslamcılığın felsefi ekolü. 'Sız' demek bile aslında bir ölçüde merhamet. İman karşıtı... Bunu bir itham, tekfir nazariyetiyle söylemiyorum. Agnostisizm deme sebebimden anlayın. Bazı dogma ve ahmak; kimi zaman proje haysiyetsizliği ile hazırlanmış bir takım ahmakların, şekilcilik taslamalarına karşı 'behey şaşkın!' duruşuyla çıkmış bir ideolojidir Tarihselcilik. Aslında Mustafa Öztürk'ün de dediği gibi; Fazlurrahman başta olmak üzere kendisi bile hiçbir zaman tarihselcilik diye bir iddiada bulunmamış, ihale onlara kalmıştır ve bugünkü anlayış içerisinde Tarihselcilik, bir kelâmi mezhep olarak adlandırılır. Dini tarihselcilik, kuralların ve normların "zamansal" olduğunu söyleyerek onların mutlaklığını esnetir. Bir toplumda kolektif bilincin temelini oluşturan dini kurallar sürekli "tarihseldir" denilerek görelileştirilirse, bireyler ve gruplar üzerinde rehberlik edecek ortak bir norm kalmaz. Bu durum toplumsal çözülmeye ve sosyolojik anlamda anomiye (kuralsızlığa) yol açabilir. Mustafa Öztürk, Kur'an mesajının içerisinde 'tevhid' olduğunu çok güzelce anlatır ve geleneksel şeriat anlayışına kendince eleştirilerini yöneltir ancak bir çözümü bulunmamaktadır. Şuur seviyesi değiştikçe; gerçeklik seviyesi de değişir hükmü gereğince çok sığ bir bakış açısıyla yorumlanır İslam ve metodolojisi. Özellikle yorumlarda şunu görmekteyiz: “Kadını dövün diyor arkadaş, te'vile gerek yok!” Aynı saygıdeğer hocalarım ise selefi tekfirciliği gibi “şu tarihsel, bu tarihsel” hükmünü -afedersiniz- oturduğu yerden verebiliyor. Burada işin dini teferruatını diğer hocalarıma bırakıyorum... Tarihselcilik her dönemin kendi doğrusunu, kendi şartlarına göre yeniden inşa etmesini savunduğu için dinin o sabitleyici yapısını esnetir. "Bugünün şartları dünkü kurala uymuyorsa o kuralı tarihsel kabul edelim" mantığı, sosyolojik olarak ortak ahlak zeminini kayganlaştırır. Bu esneklik dozu kaçtığında, toplumda anomi (kuralsızlık ve değer karmaşası) baş gösterebilir; çünkü herkes kendi çağının ve grubunun çıkarına göre metni esnetme eğilimine girer.
Peter Berger ve Thomas Luckmann gibi din sosyologları, dinin bireye ve topluma bir "kutsal şemsiye" (sacred canopy) sunduğunu, hayatı anlamlı kılan nesnel bir gerçeklik inşa ettiğini savunur. Ancak tarihselcilik, metnin lafzi/pratik ağırlığını hafifletip onu soyut ilkelere (adalet, ahlak vb.) indirgediğinde, dinin gündelik hayatı (hukuk, aile, ticaret, rütbeler) düzenleme gücü zayıflar. Sosyolojik olarak bu durum, dinin kurumsal bir güç olmaktan çıkıp tamamen bireysel, vicdani ve öznel bir hobiye dönüşmesine (öznel dindarlık) neden olur. Kutsal şemsiye delindiğinde, dinin toplumsal kurumları dönüştürme kapasitesi kaybolur. Din, gücünü "ilahi ve aşkın" (zaman ve mekandan münezzeh) olma iddiasından alır. Sosyoloji gösterir ki, bir kurum kendi kutsal metnini "7. yüzyıl Hicaz kültürünün ürünü" veya "tarihsel bağlamın dili" olarak tanımlamaya başladığı an, kendi meşruiyet zeminini (karizmasını) yok eder. Kutsal olan "tarihselleştirildiğinde", seküler bir tarih veya sosyoloji metninden farkı kalmaz. Dolayısıyla tarihselcilik, sosyolojik olarak toplumu dinden uzaklaştıran (sekülerleştiren) pedagojik bir araca dönüşür Tarihselci yöntem; derin tarih bilgisi, dil bilimi (filoloji) ve hermenötik (yorum bilim) gibi ciddi entelektüel araçlar gerektirir. Sıradan bir inanan için din; net kurallar, net sınırlar ve uygulanabilir ritüeller demektir. Sosyolojik olarak tarihselcilik, dini halkın elinden alıp akademik odalara hapseden seçkinci (elitist) bir dil üretir. Bu da sokaktaki insan ile din arasında ciddi bir yabancılaşma doğurur.
Tarihselci hocalarımın hatırlaması gereken önemli bir kaide var: “Parça, bütünü ifade eder ancak bütünden daha büyük bir şeydir.” Sünni paradigma denen «rahmet» ihtilafı ile dolu paradigmamızda, taşı sıksanız suyunu çıkarır ve hangi nazariyeti isterseniz onu bulursunuz. Özellikle son zamanlarda Tasavvuf denen ilmü'l esrârın bile kahvehane sohbetlerine konu olacak kadar ele-ayağa düşürülmesi, epey üzücü... Bu konuda yapacağınız sosyo-politik eleştirilerin altına imzamı atarım. Ancak Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu'na yaptığımız “Türkiye'de Dindarlığın Sosyolojisi” başlıklı söyleşide yönelttiğim: “Dindarlar, dinin temsilcisi midir?” sorusunu kendinizce muhakeme etmenizi istirham edeceğim.
Tarihselciliğin bir diğer anormal noktası, metolodojik olarak eleştirilerden uzak kalmamak ve âlimleri haberdar etmek için yapmış oldukları “Oryantalist Klasikler” serisi çevirilerine ve Oryantalistlere kendilerini fazlaca kaptırmış olmalarıdır. Bunu söylerken bazıları “sünni paradigmanın temel kaynaklarına mı bağlı kalalım?” diyebilir. Öncelikle bunun zararları nedir? diye sormak istiyorum ancak konu içerisinde bunu da savunduğumu söyleyemem. Asıl amacım, İmâm-ı Rabbani, İbn'ül Arâbi gibi âlimleri muhakeme ve tetkik nazarıyla bile olursa olsun Watt, Draz, Horovitz, O'leary'i telaffuz etmenizin garipliği. Anlayış ve ölçülerin ‘devşirme’ olduğu bir şuur süzgecinden 'saflık' beklemek, biraz avanaklık olur gibi... (Bknz. Hücûrat Suresi 6. Ayet)
Bryan Wilson ve Max Weber gibi sosyologların üzerinde durduğu sekülerleşme teorileri bağlamında, dini tarihselcilik aslında dinin kendi eliyle kendini sekülerleştirmesi (profanlaştırması) olarak görülür. Din, gücünü "ilahi ve aşkın" (zaman ve mekandan münezzeh) olma iddiasından alır. Sosyoloji gösterir ki, bir kurum kendi kutsal metnini "7. yüzyıl Hicaz kültürünün ürünü" veya "tarihsel bağlamın dili" olarak tanımlamaya başladığı an, kendi meşruiyet zeminini (karizmasını) yok eder. Kutsal olan "tarihselleştirildiğinde", seküler bir tarih veya sosyoloji metninden farkı kalmaz. Dolayısıyla dini tarihselcilik, sosyolojik olarak toplumu dinden uzaklaştıran (sekülerleştiren) pedagojik bir araca dönüşür
«Herkesin hakikati kendine»dir.. Eyvallah. Ancak bizim hedefimiz «Hakikatin hakikatine» ulaşmak değil midir? Biz, kendi hakikatimizi hakikatler üstü bir yoruma çıkarırsak, bu eleştirilen hatta proje olarak ortaya konmak istenen sünni paradigmanın faaliyetlerine benzemez mi hocalarım? Polemikler özelinde “benim oğlum bina okur, döner döner bir daha okur.” ölçülü polemiklerden hem sıkılıp hemde iğneleyici sözler sebebiyle oraya çekilmek; epey yavan bir çelişki olsa gerek.
Son cümlelerimle şunu söylemek istiyorum... Hangi konu üzerinde durulursa durulsun, öğle namazı okunduğunda o namaz bir vazife midir? Vazifedir. Gelenekselciliğin kabul ettiği tarihselci mekanizma, muamelat alanını kapsarken; özellikle Mustafa Öztürk'ün bu fikri akaid alanına taşıması, epey sıkıntılıdır. Allah kimseye “istivayı, cariyeyi, Arabın kültürünü” sormayacak, amenna... Ancak akaidde bu kadar çok soru sorup kendinizi mes'ul bırakmanın manasını var mı? Cevap sizin.
Mehmet Nuri BİNGÖL
Nur Dersine Gidişim
Hasan KARADEMİR
Pireye Kizip Yorgan Yakmak
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Songül KARAMAN
Dergah-ı Mevlânada
Ömer Naci Yılmaz
Demokrasi Rezaletleri
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Halil MERT
Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Seyfettin BUDAK
Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi?
Adnan ÖZ
Dünya kupasında hüsran yaşadık!
Recep YAZGAN
Akışa yön veren gençlik nasıl yükselecek!
Öztürk Samuk
Son Yüzyılın Etkili Liderleri
Eyüphan KAYA
Kürtler Ülkemizin Sigortasıdır
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Özlem Gürbüz
Adalet Ve Sorumluluk Dengesi
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)