Fazlur Rahman Malik (1919–1988), 20. yüzyıl İslam düşüncesinde geleneksel yapıyı en kökten sarsan, hem Doğu'da hem Batı'da fırtınalar koparmış bir "neo-modernist" filozoftur. Onun entelektüel projesi; İslam'ı geleneksel ulemanın "lafızcı/şekilci" kıskacından ve Batı kökenli sekülerizmin "yok edici" etkisinden aynı anda kurtarma çabasıdır.
Rahman'ın İslam ve Modernite (Islam and Modernity) adlı başyapıtında formüle ettiği hermenetik (yorum bilgisi) yöntem, tamamen metnin "tarihsel bağlamı" ile "bugünkü değeri" arasındaki ilişki üzerine kuruludur. Bu formül iki temel hareketten oluşur. İlk adım olarak ayetlerin indiği 7. yüzyıl Hicaz toplumunun sosyo-ekonomik, kültürel ve siyasi şartlarını inceleyerek, o somut hükmün arkasındaki ahlaki-ilkesel özü (ratio legis / illeti) bulup çıkarmayı savunur. İkinci adım olarak: O tarihsel ortamdan soyutlanan "genel ilkeyi" alıp, bugünün modern dünyasının şartlarına göre yeniden somutlaştırmak ve çağa uygun yeni hukuki/sosyal kurallar üretmek olarak açıklanır. Temel söylemine baktığımızda Kur'an'a yönelik anlayış ve tanımının, Allah'ın tarih içerisinde cereyan eden durumlara peygamberin zihni vasıtasıyla verdiği cevaplardır. (...) Cereyan eden toplumsal değişmeyi gözlerimizi kapayarak görmezlikten gelip, hâlâ Kur'an'ın kurallarını lafzi manası ile uygulamakta ısrar etmek, Kur'an'ın toplumsal ve ahlaki gayelerini kasten yok etmektir. Şeklinde bir rasyonalist reform arayışında olduğu söylenebilir. Kur'an'daki toplumsal ve hukuki hükümleri (muamelat) o dönemin şartlarına bağlı geçici birer "kabuk", bu hükümlerin hedeflediği ahlaki adaleti ise evrensel birer "öz" olarak görür. Neyin "öz" (evrensel ilke), neyin "kabuk" (tarihsel form) olduğuna kim, hangi nesnel kriterle karar verecektir? Bu yöntem, yorumcunun kendi ideolojik, siyasi veya modern eğilimlerini "Kur'an'ın asıl amacı" diyerek metne dayatmasına (eisegesis) kapı aralar.
Örneğin Rahman; miras hukuku, ceza hukuku veya kadın-erkek ilişkileri gibi konuları tamamen tarihselleştirirken, ibadet alanını (namaz, oruç vb.) bu değişimin dışında tutar. Eleştirmenler haklı olarak sorar: Eğer tarihsel ve kültürel bağlam bu kadar belirleyiciyse, ibadetlerin formu neden tarih dışı kalsın? Bu durum, Rahman'ın kendi içinde metodolojik bir tutarsızlık yaşadığını gösterir.
İslam (Islam) adlı eserinde de vahiy sürecini ve şahsiyetini açıklarken kullandığı dil, onun Pakistan'daki görevinden istifa edip sürgüne gitmesine yol açan en hassas kırılma noktasıdır. Kur'an'ın hem ilahi olduğunu hem de Hz. Muhammed'in iç dünyası ve zihniyle organik bağları bulunduğunu savunur. Rahman'ın vahyi Peygamber'in "zihni", "psikolojisi" ve "tarihsel tecrübesiyle" bu denli iç içe geçirmesi, vahyin aşkın (transandantal) ve objektif niteliğini zedeler. Bu yaklaşım, vahyi ilahi bir kelam olmaktan çıkarıp peygamberi bir "deha ürününe" veya tarihsel şartların doğurduğu dinsel bir psikolojiye indirgeme riski taşımaktadır.
Ulema, hadislerin Hicri 2. yüzyılda birdenbire ve keyfi olarak "icat edildiği" fikrini kesinlikle reddeder. Hadislerin daha Hz. Peygamber hayattayken yazılmaya ve ezberlenmeye başlandığını (Sâhifeler dönemi), isnad sisteminin ise uydurmacılığı engellemek için dünyada eşi benzeri görülmemiş bir "tarihsel eleştiri süzgeci" olduğunu savunurlar. Rahman'ın yaklaşımının, İslam tarihinin en parlak beyinlerini (Buhari, Müslim vb.) devasa bir sahtekarlığı gözden kaçırmakla ya da bunun ortağı olmakla itham etmek anlamına geldiğini belirtirler.
Eğer somut, lafzi hadis metinleri ortadan kaldırılır ve yerine sadece soyut bir "Sünnet ruhu" konursa, dinin pratik alanı tamamen savunmasız kalır. Ulemaya göre somut bir metin desteği (Hadis) olmadan, "Peygamber'in amacı neydi?" sorusuna her çağ, her siyasi güç veya her ideoloji kendi keyfine göre bir cevap verecektir. Bu durum, İslam'ı nesnel bir din olmaktan çıkarıp tamamen göreceli (rölativist) bir felsefeye dönüştürür. Kur'an-ı Kerim namaz kılmayı, zekat vermeyi, hacca gitmeyi emreder ancak bunların pratik detaylarını (nasıl yapılacağını) açıklamaz. Ulema sorar: Hadis metinlerini tarihsel veya uydurma ilan edip tasfiye ettiğimizde, somut ibadet formlarını ve İslam hukukunun nüvesini neye göre şekillendireceğiz? Hadisler olmadan Kur'an-ı Kerim, pratik karşılığı olmayan teorik bir hitaba dönüşme riski taşır.
Sosyolog Pierre Bourdieu’nün "habitus" (bireyin içine doğduğu ve içselleştirdiği toplumsal çevre/refleksler) ve "kültürel sermaye" kavramları üzerinden baktığımızda, Fazlur Rahman’ın en büyük çıkmazı, önerdiği dindarlık modelinin aşırı yüksek bir kültürel sermaye gerektirmesidir. Rahman’ın "Çift Aşamalı Hareket" yöntemiyle Kur'an'dan hüküm üretebilmek için bir Müslüman’ın antik Arap toplumunun sosyolojisini bilmesi, klasik filolojiye hakim olması, Batı hermenetiğini yalamış yutmuş olması gerekir. Bu durum, dini sıradan insanların (işçinin, köylünün, esnafın) elinden alıp "akademik bir seçkinler sınıfının" tekeline verir ve bilginin esiri eder. Din, sosyolojik bir yapıştırıcı olmaktan çıkıp, entelektüellerin laboratuvarında dönüştürülen steril bir projeye dönüşür. Rahman, avamın/halkın dinsel pratiklerini (ki bu pratikler toplumsal dayanışmayı sağlar) küçümseyerek, tabandan kopuk bir "aydın dindarlığı" kurgulamıştır. Rahman, Kur'an'ın hukuki ve toplumsal hükümlerini "tarihselleştirerek" (yani onların o döneme ait olduğunu söyleyerek) aslında toplumun sığındığı o sabit, değişmez kutsal şemsiyeyi deler. Sürekli değişen, zamana göre esneyen, "bugün geçerli olan yarın olmayabilir" diyen bir din algısı, sosyolojik düzeyde kitlelerde anomi (kuralsızlık, yönünü kaybetme ve güvensizlik hissi) yaratır. Sıradan insan, her an değişebilen soyut ahlak ilkelerinden ziyade, hayatını düzene sokacak somut, katı ve dondurulmuş kurallara (geleneğe) ihtiyaç duyar. Rahman, geleneği yıkayım derken, toplumun ruhsal ve sosyal güvenlik mekanizmasını sarsmıştır.
Rahman’ın projesi özgün bir İslami sıçramadan ziyade, Batı aydınlanmasının, rasyonalizminin ve modern ulus-devlet yapısının değerlerini "veri" (mutlak doğru) kabul eden savunmacı bir reflekstir. "İslam aslında demokrasiyle, kadın haklarıyla, kapitalist piyasa rasyonalitesiyle uyumludur" mesajı verme kaygısı güder. Rahman, Kur'an'ı modern dünyaya uydurmaya çalışırken, modern dünyanın bizzat kendisini (kapitalizmi, sekülerizmi, bürokrasiyi) sosyolojik bir eleştiriye tabi tutmayı ıskalar. Onun gözünde modern dünya, rasyonel bir şekilde entegre olunması gereken kaçınılmaz bir realitedir. Bu da onun projesini Batı merkezli sosyolojik yapıya bağımlı hale getirir.
NEDEN PAKİSTAN'DA SÜRGÜN, BATI'DA KÜRSÜ?
Bir fikrin toplumsal alıcılığı, o toplumun sınıfsal ve kurumsal yapısıyla doğrudan ilgilidir. Fazlur Rahman’ın kendi hayat hikayesi, tezlerinin sosyolojik başarısızlığının en somut kanıtıdır.
Eyüp Han, ülkeyi modernleştirmek istiyordu ve bunun için geleneksel ulemanın nüfuzunu kıracak, rasyonalist bir İslam yorumuna ihtiyaç duyuyordu. Rahman, İslam Araştırmaları Enstitüsü'nün başına getirilerek devletin resmi ideoloğu konumuna oturtuldu. Fazlur Rahman, fikirlerini toplumsal bir talep doğrultusunda, aşağıdan yukarıya doğru yaymadı. Aksine, askeri bir diktatörün (Eyüp Han) kanatları altında, tepeden inme bir reform programının mimarı oldu. Halkın gözünde Rahman, dinsel bir reformcu değil; sömürgeci İngilizlerin bıraktığı bürokratik elitlerin, dindar halkı kontrol etmek için kullandığı bir "aparat" idi. 1970'ler ve 80'ler, Batı'nın radikal ve anti-kapitalist İslamcı akımlara karşı (özellikle 1979 İran Devrimi sonrası) "makul, rasyonel, Batı değerleriyle barışık" bir İslam yorumu aradığı döneme denk gelir. Fazlur Rahman’ın neo-modernizmi, Batı jeopolitiği için "İslam dünyasında desteklenmesi gereken aydınlık yüz" profilini kusursuz şekilde dolduruyordu. Bu da onun fikirlerinin Müslüman toplumların doğal yatağında değil, Batı kapitalizminin ve akademisinin konforlu alanlarında yeşerebildiğini gösterir.
SONUÇ
Fazlur Rahman, "Kitabi/Metinsel" bir İslam ile "Toplumsal/Yaşayan" İslam arasındaki makası kapatmak isterken, o makası daha da açan trajik bir figürdür.
Toplumu dönüştürmek için tasarladığı entelektüel alet çantası o kadar lüks ve elitist kalmıştır ki; ne geleneksel cemaat yapılarını ikna edebilmiş, ne modernleşmenin getirdiği yabancılaşmaya derman olabilmiş, ne de sekülerleşme dalgasının önünü kesebilmiştir. Projesi, dindar kitlelerin sosyolojik kodlarını ve dinsel güvenlik ihtiyacını doğru okuyamayan her aydın hareketi gibi, marjinal bir akademik akım olarak kalmaya mahkum olmuştur.
Hasan KARADEMİR
Fazlur Rahman ve Tarihselciliğin Eleştirel Portresi
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Öztürk Samuk
İçimizdeki Sabetayistler!
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Halil MERT
Mhp… Geniş Kuşatıcı Siyaset, Büyük Milli Cephe…
Seyfettin BUDAK
Tanrı Tartışmasında Asıl Kaçırdığımız Şey Ne?
Özlem Gürbüz
Adalet Ve Sorumluluk Dengesi
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ömer Naci Yılmaz
Herkesin Hicreti Gayretine Göredir
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Adnan ÖZ
Çarşambaspor Ve Milli Takım
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
Songül KARAMAN
Ahilik Geleneği
Recep YAZGAN
Erdoğan’ın tercihi tartışmaya açılabilir miydi!
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Eyüphan KAYA
Pansuman Tedbirlerle Aile Muhafaza Edilemez
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Aydan KURT
Müsait Değilim
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)