DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hasan KARADEMİR
Hasan KARADEMİR
Giriş Tarihi : 22-10-2025 17:56

Günümüzün Teyze Adamlarinin Iki Yüzü

Salih Mirzabeyoğlu’nun “teyze adam” tiplemesi, en keskin ve çarpıcı yansımasını politika alanında bulur. Zira politika, en büyük riski, en keskin tavrı ve en tavizsiz aksiyonu gerektiren alandır. Siyasî mücadele ve idealizm sahnesi, “teyze adam”ın sahip olduğu rehavet, korkaklık ve ertelemecilik mayasını derhal açığa çıkarır.

 

Bu tip, eleştirdiği sistemin nimetlerinden sonuna kadar faydalanır. En lüks caddelerde, en yüksek mevkilerde ikamet ederken, sistemin yıkılması gerektiğini vaaz eder. O, Aslan’ın meclise geldiği zaman titreşen tavşan ve çakal müşterekliğinin siyasî temsilcisidir. Muhalefeti, kendi rahatını garanti altına alma amaçlıdır.

 

Teyze Adam, fikrinin keskinliğini kaybetmesi anlamına gelen tavizkârlığı, “Boşgörü”yü “hoşgörü” adı altında pazarlayan yüzsüz tüccardır. O, davanın düşmanlarıyla dahi sırf siyasî bir menfaat veya riskten korunma adına iğreti ittifaklar kurar. Bu tipin en belirgin vasfı, Mirzabeyoğlu’nun ifadesiyle, “kendi pisliğini gizleme an’anevî telâşesi” içindedir.

​Dün tükürdüğünü bugün yalayan (kedinin gerisini yalaması gibi), davasının temel hükümlerinden geri adım atan, ancak bunu “siyasî esneklik” veya “gereklilik ve politika (!)” olarak sunan her siyasî figür bu zümreye dâhildir. O, prensip adamı değil, parsa ne yana dönerse o yana kafasını çeviren omurgasızdır.

 

Bu zümrenin en belirgin vasfı, eylemi daima uzak istikbâle ısmarlamasıdır. Dâva, onların dilinde bir türlü bugüne taşınamaz; hep “-cek” ve “-cak” gibi sefil nisbet ekleriyle geleceğe atılır: “Şartlar olgunlaşınca yapacağız,” “Günü gelince görecekler,” derler. Oysa dâva, “Ol!” emrinin gereğini şimdi ve burada yerine getirmeyi talep eder. Teyze adamın bu ertelemeciliği, esasında bedel ödeme korkusunun, çileden ve riskten kaçışın üstünü örten bir mazeret mekanizmasıdır. Büyük fikirlerin kaskatı bir vakıa hâlinde meydan yerine dikilme zorunluluğu, onların konforlu alanını tehdit ettiğinde, derhal sisin arkasına çekilirler.

 

​Politika sahasındaki teyze adam, bu erteleme siyasetinin en çarpıcı örneğidir. Onlar, sistemin nimetlerinden faydalanarak konforlu bir muhalefet hattı çizerler; risk kabul etmeyen güvenli alanlarda kalırlar. İktidarın baskısına maruz kalma ihtimali doğduğunda, fikrinin keskinliğini "hoşgörü" adı altında uyuşturarak tavizkâr bir dil geliştirirler. Bu tavizkârlık, Mirzabeyoğlu’nun deyişiyle, onları “Boşgörü’yü pazarlayan mamacı” tiplemesine yaklaştırır. Bu, dâvanın düşmanlarıyla dahi, kendi şahsî çıkarı ve rahatı uğruna kolayca uzlaşma yolunu seçen, omurgasız bir duruştur.

​Günümüzde ise, teyze adam, sanal âlemin sunduğu risksiz ortamda kendine yeni bir yaşam alanı bulmuştur. Artık klavye başında en radikal fikirleri paylaşarak, eleştirel analizler yaparak vazifesini tamamladığını sanan, sözde eylemci bir kitle doğmuştur. Bu, sanal tatmin üzerinden gerçek mücadeleyi ikame etme hastalığıdır. Onlar, politikada “Aslan” iken, gerçeklikte “tavşan, çakal ve köpek” müşterekliğine kayan, yani tavizsiz bir tavır koymanın gerektirdiği zorluktan kaçan tiplerdir. Eleştirdiği sistemin sunduğu lüks ve konfordan vazgeçemeyen, fikri sadece bir entelektüel aksesuar olarak taşıyan bu kitle, politik teyze adamın toplumsal tabanını oluşturur.

 

“Teyze adam,” ne o eski, ham yobazın kararlı (ve kör) inadına, ne de hakikatin peşindeki ulvi adamın tavizsiz çilesine sahiptir. O, fikri bir oyuncak gibi kullanan, dâvayı şahsî egosunun tatmin aracı yapan, ancak dâvanın bedeli kapısına dayandığında ilk geri çekilen, “nesebsiz-piç” bir mayanın sahibidir.

 

O, Batı oyuncağı liderlerin tipik temsilcisidir. Necip Fazıl’ın “İdeolocya Örgüsü’nde belirttiği gibi:

​“Doğunun İslâm âleminin bütün (standard) çeyrek münevverlerinde ve Batı oyuncağı liderlerinde aynı şeydir.”

​Aynı zamanda bu zümre, “cihad farzına yabancı, ödlek sermaye”nin siyasî hamisidir. “Kullara karşı korkak ve Allaha karşı kaygısız” olan bu sermaye ile omuz omuza yürüyen Teyze Adam, risk kabul etmeyen, çilesiz alanlarda kalır.

 

​Sonuç olarak, “Teyze Adam” zümresi, hakiki idealizmin düşmanıdır. Zira idealizm, bedeli peşin ödenmiş bir eylem, tavizsiz bir duruş ve “Bütün Fikrin Gerekliliği”nin şaşmaz kaidesi demektir. Mirzabeyoğlu’nun çizdiği bu portre, bizlere, dâvanın ne fikir ne de fiil olarak şakasının olmadığını hatırlatır. Teyze adamın rehavetine karşı verilecek tek cevap, o rehavet zümresinin karşısında dâvanın esasını “kaskatı bir vakıa hâlinde” dikmek; riske talip, çileye gönüllü ve tavizsiz bir duruşla, eylemin zamanının “ileride bir gün” değil, “şimdi ve burada” olduğunu ispat etmektir.

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik