Hayatımda gördüğüm, konuştuğum ve görüştüğüm insanlar arasında en garipsediğim ve muhabbeti bitirmek istediğim insan topluluğu, çoğu zaman Risale-i Nur okuyucuları olmuştur. Modern dünyada bireyler, anlam arayışlarını ve kimlik inşalarını çeşitli inanç veya düşünce gruplarına eklemlenerek sürdürürler. Bu gruplardan biri olan Risale-i Nur hareketinin bazı mensuplarında gözlemlenen "her şeyi bilme" iddiası ve üstenci tavır, dışarıdan bakıldığında sıklıkla bir "cahil cesareti" veya entelektüel kibir olarak nitelendirilir. Peki, literatürde "Nurculuk psikolojisi" olarak da kavramsallaştırılabilecek bu davranış kalıbının arkasındaki sebepler nelerdir? Bu durum, bireysel bir ahlak probleminden ziyade, sosyolojik ve psikolojik mekanizmaların bir ürünüdür.
Sosyal psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in ortaya koyduğu üzere, bir alanda az bilgiye sahip olan bireyler, kendi cehaletlerinin boyutunu ölçecek bir meta-bilişsel (biliş ötesi) yeteneğe sahip değillerdir. Yani neyi bilmediklerini bilemeyecek kadar bilgisizdirler. Bu durum Risale-i Nur okuyucularında şu alt süreçlerle işler:
Metinlerde yoğun olarak kullanılan Osmanlıca, Arapça ve Farsça kökenli kavramsal ağ (örneğin: esma-i hüsna tecelliyatı, imkan ve vücub dairesi, nübüvvet ve felsefe muvazenesi), okuyucuya seküler dilde karşılığı olmayan mistik bir jargon kazandırır. Bu zor kelimeleri telaffuz edebilmek ve ezbere cümle kalıpları kurabilmek, bireyde "üst düzey bir felsefi derinliğe sahibim" illüzyonu yaratır. Okuyucu, kendi mikro-dünyasında (ders halkalarında) metnin kendi mantık silsilesini çözdüğü an, Dunning-Kruger eğrisindeki "Aptallığın Zirvesi" (Mount Stupid) noktasına ulaşır. Bu aşamada birey, kazandığı bu dar metinsel yetkinliği; kuantum fiziğinden evrim biyolojisine, modern sosyolojiden siyaset bilimine kadar her disipline uygulayabileceğini sanır. Sonuç; hiçbir akademik eğitimi olmadığı halde, alanında uzman bilim insanlarına dahi tepeden bakan bir "cahil cesareti" üretimidir. Grup üyeleri, zamanla "habitus" adı verilen, gruba özgü ortak bir davranış, konuşma ve düşünme biçimi geliştirirler. Risale-i Nur’un kendine has üslubunu, vurgularını ve retoriğini taklit edebilen birey, cemaat içinde muazzam bir sembolik sermaye ve saygınlık kazanır. Eğitim, ekonomi veya sosyal statü olarak toplumun alt ya da orta katmanlarında yer alan bir birey, bu sembolik sermaye sayesinde kendini bir anda "hakikatin muhafızı" ve evrensel sırları çözen bir "aydın" olarak bulur. Bu dikey statü sıçraması, bireye dış dünyaya karşı yapay bir aristokratik üstünlük duygusu aşılar. Dışarıdaki profesörler, filozoflar veya akademisyenler, bu sembolik sermayeden mahrum oldukları için "hakikat cahili" olarak kodlanır ve onlara tepeden bakılır.
Gerçek bir entelektüel veya bilim insanı için bir soru sormak; aylarca okumak, şüphe duymak, uykusuz kalmak ve belki de hiçbir zaman kesin bir cevaba ulaşamamanın getirdiği o ağır varoluşsal sancıyı göze almaktır. Nurculuk psikolojisi, bireye bu sancıdan kaçabileceği muazzam bir "bilişsel sığınak" sunar. Genç ya da yetişkin bir okuyucu, ölüm, adalet, evrim, kötülük problemi (teodise) veya kader gibi insanlığın binlerce yıldır çözemediği devasa krizlerle karşılaştığında derin bir kaygı yaşar. Risale-i Nur tam bu esnada devreye girer ve "Aradığın her şey Sözler'de, Lem'alar'da var, bak Üstad bunu şu benzetmeyle çözmüş" diyerek zihne paket bir formül uzatır. Kaygıdan kurtulmak isteyen okuyucu, bu hazır cevabı büyük bir açlıkla hızla yakalar (seizing). Cevap bir kez bulunduktan sonra, zihin artık güvendedir. Birey, bu hazır şablonun bozulmaması için zihinsel panjurlarını dış dünyaya tamamen kapatır (freezing). Artık o konu hakkında yazılmış felsefi kitapları okumasına, karşıt argümanları dinlemesine gerek kalmamıştır. Çünkü başka bir fikri dinlemek, zihnindeki o konforlu kalıbın kırılması ve varoluşsal sancının geri gelmesi demektir. Bu dondurma işlemi o kadar güçlüdür ki, birey elindeki metni her kapıyı açan "tılsımlı bir anahtar" sanmaya başlar. Karşısına çıkan karmaşık bir sosyolojik krizi veya bilimsel bir makaleyi, sadece metinden öğrendiği bir iki temsil/hikayecik (örneğin: iki yolcu hikayesi, eczane misali) üzerinden çürütebileceğini düşünür. İşte dışarıdan şok edici bir "cahil cesareti" ve "burnu havada bir üstencilik" olarak görülen tavır, aslında zihnin kendi içindeki bu korkakça sığınma ve donma refleksidir. Bu sosyolojik yalıtılmışlık, yatay ve eşit bir diyalog kurma yeteneğini yok eder. Nurcu okuyucu için dış dünya ile iletişim kurmak, "fikir alışverişinde bulunmak" demek değildir; o sadece "tebliğ" eder, yani üst bir perdeden doğruları dikte eder. Karşı tarafı dinleme ihtiyacı hissetmez, çünkü kendi kabile odasında onun zaten her şeyi bildiği çoktan tescillenmiştir.
Modern dünya; saniyeler içinde yeni felsefi akımlar, yapay zekâ felsefesi, evrimsel psikoloji teorileri ve nörobilimsel veriler üretirken, geleneksel cemaat havzasında kalan birey bu ezici entelektüel hız karşısında dehşete düşer. Bu devasa literatürü okumak, anlamak, batı felsefesiyle hesaplaşmak ve metodoloji öğrenmek muazzam bir emek ve zihinsel kapasite gerektirir. Birey, bu entelektüel yarışta daha en baştan yenileceğini ve geride kalacağını içten içe bilir. Tam bu noktada, egoyu korumak için muazzam bir savunma mekanizması devreye girer. Kişi, rekabet edemediği modern bilimi ve felsefeyi entelektüel düzeyde çürütmek yerine, onları toptan "maddecilik, dinsizlik, batıl ve safsata" ilan ederek değersizleştirir. Bu kategorik reddediş, bireye muazzam bir konfor ve "kutsal bir tembellik" hakkı tanır. Artık Kant okumasına, Harari’yi, Marx’ı anlamasına veya modern fiziği takip etmesine gerek kalmamıştır; çünkü hepsi zaten "hükümsüzdür." Kendini bu zahmetli okuma süreçlerinden muaf tutan zihin, yerini şu narsisistik sanrıya bırakır: "Ben o karmaşık bilimleri öğrenmekle ömrümü tüketeceğime, elimdeki Külliyat'ı okur ve tüm o bilimlerin en tepesindeki mutlak, ilahi hakikate zahmetsizce ulaşırım." İşte dışarıdan şok edici bir "burnu havada oluş" ve "her şeyi biz biliriz" cahil cesareti olarak yansıyan tavır, aslında bu entelektüel çaresizliğin dışa vurulmuş zırhıdır. Nurcu okuyucu, modern bir bilim insanıyla karşılaştığında ona eşit bir entelektüel olarak değil, fildişi kulesinden aşağıya bakan merhametli (!) bir öğretmen edasıyla yaklaşır. Karşısındakinin yıllarını verdiği akademik emeği, elindeki hazır formüllerle iki dakikada harcayabileceğini sanır. Çünkü aksini kabul etmek, kendi entelektüel cüceliğiyle ve cehaletiyle yüzleşmek demektir.
Gerçek bilgelik, elindeki tek bir anahtarla tüm evrenin kapılarını açabileceğini sanan o kibirli "cahil cesaretinde" değil; neyi bilmediğini idrak edebilen, eleştiriye açık ve insanlığın ortak birikimine saygı duyan o asil entelektüel tevazuda saklıdır.
Memiş OKUYUCU
Bir D. Mehmet Doğan Var idi…
Mehmet Nuri BİNGÖL
Mekke Anlaşması’ndan Cemahir-İ Müttefika-Yı İslâmiye’ye
Mehmet Ali Çamoğlu
At Yalanı, Al Beğeniyi
Hasan KARADEMİR
Nurculuk Psikolojisi
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Leylâ'yı Ararken
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Ahmet SAĞLAM
Beğenilme Duygusu
Öztürk Samuk
İlk Kıblemiz Mescid İ Aksa
Adnan İPEKDAL
Atakum Sahilinde Mescid Görmek İstemeyenler Sinagog mu Görmek İstiyor!
Eyüphan KAYA
Barış ve huzur sürecine amasız destek vermek lazım
Songül KARAMAN
Motivasyonda Dijital Devrim-2
Ömer Naci Yılmaz
Motorcu Derviş
Adnan ÖZ
Muhammed salah lige heyecan katacak!
Recep YAZGAN
AHBAP America İnc.
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Vehbi KARA
Cuma Hutbesi ve Bidat
Özlem Gürbüz
Her İzleyen Destekçi Değildir
Nihat Güç
Münevver İnsan
Bülent ERTEKİN
"Pamuk Eller Cebe" Demeden Önce Bir Kez Şadırvana Bakın!
Aydın BENLİ
İnsan En Çok, Sevdiği İnsanın Sözüyle Kırılır
Halil MERT
Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl…
Recep Ali AKSOYLU
Fiyatlandırmada Ölçüyü Kaçıran İşletmeler
Hamdi TEMEL
Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk
Seyfettin BUDAK
Hakikati Buldum Demek Tanrı’yı Kaybetmek mi?
Mehmet BOZKURT
Ne Oluyor Bize!?
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)