Her ne arar isen….
Tasavvuf düşüncesinde eşya, beden, keramet, ledün ilmi, marifetullah ve hakkul-yakîn kavramları son derece hassas bir zemine tekabül ediyor.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Tasavvuf düşüncesinde eşya, beden, keramet, ledün ilmi, marifetullah ve hakkul-yakîn kavramları son derece hassas bir zemine tekabül ediyor.
Nakşibendî-Hâlidî geleneğinin önemli isimlerinden Abdülhakîm Arvâsî, ilmî şahsiyeti, tasavvuf anlayışı ve yetiştirdiği talebelerle Cumhuriyet öncesi ve sonrası döneme damga vurdu.
Salih Mirzabeyoğlu'nun "Yağmurcu – Gerçekliğin Peşinde" adlı eseri, onun fikrî külliyatı içerisinde metafizik, tasavvuf, parapsikoloji, modern bilim eleştirisi ile İslâmî dünya görüşünü en yoğun biçimde buluşturan kitaplardan biridir.
Dil ve Edebiyat dergisinde, yayımlanan kapsamlı inceleme, tasavvufun zirvesi Mevlâna ile Batı düşüncesinin isyankâr ismi Nietzsche’yi insan anlayışı, nefis ve hakikat arayışı ekseninde karşı karşıya getiriyor.
Tasavvufta bu mesele genellikle "tasarruf ba'de'l-vefât" - vefattan sonra tasarruf, "irşâd-ı rûhânî", "üveysî terbiye", "himmet-i evliyâ", "berzahî velâyet" ve bazı tarikatlarda "kabirden irşad" gibi kavramlarla ifade edilir.
EDERSE..." HADİSİ Bu hadis, Kudsî hadis olup Ebû Hüreyre (ra) rivayetiyle Muhammed (sav)’den nakledilmiştir ve Sahih-i Buhârî’de (Rikâk 38, no: 6502) yer alır. Tasavvuf ve akaid literatüründe “velâyet hadisi” olarak meşhurdur.
Tasavvuf bir yol bir yaşam biçimidir.Yaşantımıza yön verirken olayları zihin ve gönül süzgecinden geçirerek değerlendirmek güzel bir istikamet seçim için gereklidir.Tasavvuf bu noktada manevi ve ahlâkî değerlerin daha iyi anlaşılması ve hayatımıza uygulama aşamasında yol gösterici olabilmektedir.
Tasavvuf geleneğinde hoşgörü kavramını günümüz dünyasıyla karşılaştırarak değerlendiren Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, tasavvuf geleneğinde bu tanımdaki ‘her şeyi anlayışla karşılama’ durumu tahammül değil, bir edeptir.” dedi.
Necip Fazıl Kısakürek, Müslüman’ın hakikat yolculuğunu üç esas üzerinde tanımlıyor: Şeriat, tasavvuf ve selim akıl. Bu üçlünün bütünlüğü, İslâm inkılâbını temsil edebilecek yegâne şahsiyeti meydana getiriyor.
Prof.Dr. Veyis Değirmençayın önemli bir doktara çalışması olarak bilinen 2023 yılında Yazma eserler kurumu tarafından yayınlanan Sultan Veledin Rebâbnâmesi, manzum olarak Türkçeye çevirdiği bu çalışmada Veledin yaşadığı Anadolu selçuklu dönemi dini ve tasavvufi yaşantı hakkındaki açıklamaları verdiği bilgiler çok önemli..
Mevlevilik ,tasavvuf çizgisinde kendine özgü adap ve Erkan kuralları ile gelişmiş manevi bir yol ve yaşam biçimidir.Adap ve erkân uygulamasına dayalı ilkeleri ile nefis terbiyesini ve insanın gelişimini hedeflemektedir.Mevlevilik kültüründe edepten ileri gelen terimler kullanılmış ve kendine özgü bir yer edinmiştir.
Tasavvuf düşüncesinin temel kitaplarından biri olan eserin tam adı Fuṣûṣü’l-ḥikem ve ḫuṣûṣü’l-kilem’dir.
İnsanın “sonsuzluğu özlemesi ve araması” normaldir. Çünkü, bu, onun tabiatıdır. İnsanın organizması, “sınırlı” yaratılmakla birlikte, ona Allah, kendi ruhundan “bir soluk” emanet etmiş bulunmaktadır. Bu sebepten “sınırlı” bir organizma içinde âdeta “sonsuzluk” hapsedilmiş gibidir.
İlmi ve aklı idealize ederek irfanı ihmal eden birçok ilahiyat hocalarının yıllardır tasavvuf dersine, “Olsa da olur, olmasa da olur, olmazsa daha iyi olur!” gözüyle baktığını biliyoruz.
İnsanın “sonsuzluğu özlemesi ve araması” normaldir. Çünkü, bu, onun tabiatıdır. İnsanın organizması, “sınırlı” yaratılmakla birlikte, ona Allah, kendi ruhundan “bir soluk” emanet etmiş bulunmaktadır.
Tasavvufa saldırının diğer bir buudunu da, İslâm’a basit ve satıhta bir din gibi atıfta bulunarak, onun tasavvuf gibi “sonradan uydurma” birtakım nazariyelerle daha girift hâle getirilip “bâtınî” bir hâle büründürüldüğünü iddia oluşturuyor.
Bütün tasavvuf tarihi boyunca Hz. Mevlana kadar eserlerinde mûsıkîye atıfta bulunan, hem kendi halini izah ederken, hem de ilahi hakikatleri anlatırken mûsıkîden ve mûsıkînin ıstırabından yararlanan başka bir mutasavvıf bizim coğrafyamızda yoktur.
Amerikalı Musevî araştırmacı Thomas Block’un şok tezi: “Kabalistler 12. ve 13. yüzyılda sûfîlerin düşüncelerini aldılar ve bunları kendi mistisizmlerine yerleştirdiler.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Tasavvuf Musikisi Korosu Şeb-i Arus dolayısıyla düzenlenen “Hayy’dan Geldik Hû’da Yanmaya Sufi Ezgiler-2” konseriyle izleyenleri mest etti.
İnancımızda, “Ölmeden önce, ölmek” diye birazda tasavvufi bir kavram vardır. Burada anlatılmak istenen nefsin terbiye edilmesidir. Nefis terbiyesi lafla olmayacağı için de namaz burada imdadımıza yetişmektedir. Bir ibadet olarak dinin direği olması açısından oldukça önemlidir.
İslâmî ilimlerin farklı metodları olması bakımından üç gelenekten bahsedebiliriz. Fıkıh, Kelam ve Tasavvuf. Necip Fazıl, üç gelenek arasında en çok tasavvufa yakındır, ancak fıkhı tasavvuftan ayırmaz
Fi tarihte Fatih Sultan Mehmet Han bir kutunun içine kertenkele koyup bir kısım ulemayı imtihan etmek amacıyla Topkapı sarayına çağırır, zahiri ilme sahip kimseler kendimce akıl yürüterek muhtelif cevaplar verirler, Alim olduğu kadar Tasavvuf ehli de olan Aziz Mahmut Hudai diyor ki; “Hunkarım nasıl ki dışarıda vatandaşın odunsuz kaldığını bilmiyorsanız, ben de o kutuda ne olduğunu bilemem, ama kutuya bir at da sığar bir kertenkele de” kutu padişahın elinden düşer ve kertenkele içinden çıkar.
Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Ensititüsü lisansüstü programlarında yer alan Farsça dersleri, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ataşeliği ve Üniversitemiz arasında geliştirilen eğitim iş birliği protokolü kapsamında merkezi Tahran’da bulunan Saadi Vakfı tarafından destekleniyor.
Mustafa Tatcı hocamızın piyasaya yeni çıkan olgunlaşan son dönem eseri ''Yunus Emre Divanı büyük boşluğu dolduran emek ürünü bir eser. Daha önceki yazımızda dile getirdiğimiz gibi Yunus Emre Divanı mutlaka herkese özellikle genç kuşağa ulaştırılması, okunması, dağıtılması her ev ve okulda kütüphane de bulunması gereken tasavvufi ve irfani lugat bir şaheser.
Şairlerin sultanı ve büyük atası Fuzûlî, “aşk imiş her ne var âlemde / ilim bir kıyl ü kâl imiş ancak” diyerek, maddî, yâni “beden” şehrinden el etek çekip aşk ve muhabbet diliyle inşa ettiği dil şehrinde yaşadı. Selâmını rüşvet değildir diye almayan, kendi ifadesiyle “buruşuk suratlıların” şehrini, tasavvufî mânasıyla “beden” ülkesini değil, âşıkların mâşukların bir arada yaşadığı dil şehrini tercih etti.
Korku ve evham veren şu korona günlerinde kalbinizi ve dimağınızı ferah tutmak ve mânen güçlü olmak istiyorsanız tasavvuf ve tekke kaynaklı türküler dinleyiniz. Hangi ülkenin mûsikisi, türkülerimiz kadar ezgi zevkinin üstünlüğü yanında dinî bir vecibeyi gönül dilinden terennüm edebilir? “Şu mübarek günde küsmek olur mu / Uzat ellerini bayramlaşalım / Tanrı selâmını kesmek olur mu / Uzat ellerini bayramlaşalım.”
Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü, 2014-2015 Akademik Yılı Bahar Döneminde başlattığı eğitim programlarına bu yıl da dört program açarak devam ediyor. Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut, Prof. Dr. Reşat Öngören, Dr. Öğretim Üyesi H. Dilek Güldütuna, Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya ve Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Bedirhan tarafından verilecek dersler, etkileşimli uzaktan öğretim şeklinde yapılacak.
Tasavvuf edebiyatımızda cennet kuşu olarak da adlandırılan hümâ, yedi kat göğün üzerinde dolaşması, Allah katına kadar gidip gelen yâni mânevî âlemden haber getiren kuş olması sebebiyle erişilemeyecek ulvî yüksekliğin sembolüdür. Yüreğimizi alıp mâveraya kanatlandıran Hümâ Kuşu türküsünü hatırlayın:
Biat, Kur’ân ve sünnet kaynaklı bir terim olup kısaca, “itaat etmek üzere sözleşme yapmak” anlamındadır.
Evvel emirde beyan edelim ki aşağıda tasvir ve târif ettiğimiz, hastasına her cihetten yâr ve şifa olamayan doktor tipi ferdî değil, umumîdir. İki asırlık Batılılaşma neticesinde kurumlaşmış tıp eğitiminden geçen ve “bilimsel” dokunulmazlığı olan tıbbiye zümresinin arasında doktorluğuna irfan ve hikmet katan nice doktorlar vardır elbette.
Tasavvufta muhabbet yakîn makamındadır. Âriflerin, erenlerin vasfıdır. İnsan-ı kâmiller ilâhî muhabbet makamındadırlar. Muhabbet oğulları derler onlara, ehl-i dildirler, muhabbet üzere yaşar, muhabbetle ölürler.
Çarşamba Belediyesi kültür sanat etkinliklerine Cemil Şensoy Kültür Merkezinde düzenlediği Tasavvuf Müziği Konseri ile devam etti. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle ile başlayan program, Çarşamba Belediyesi Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun konseri ile devam etti ve dualarla sona erdi.
Tasavvuf, bilhassa Moğol istilasının ardından cemiyette yaşanan çözülmeyi önledi. Moğol istilasının yıktığını, tarikatler toparladı. Bunların çoğu Ahmed Yesevî’nin talebeleri idi...
Tasavvuf ve Tarikat Üzerine Hoş Bir Sohbet…
İslâm tasavvuf ve tefekküründe hüzne o kadar ulvî mâna yüklenmiştir ki, Hz. Hatice ile Ebû Tâlib’in peş peşe vefatları Resûller Resûlü Efendimiz’i derinden üzdüğü için onların vefat senesine “senetü’l-hüzün” adı verilmiş ve hayatı ulvî hüzün ikliminde geçtiği için “Hüzün Peygamberi” denilmiştir.
Hacı Başbuğumuz Cennet mekan Alparslan Türkeş çok inançlı ve dindardı. Allah’ın veli kullarını, evliyalarını severdi. Gittiği her yerde o bölgenin tasavvuf önderlerini bulur, onları ziyaret eder ve onların duasını alırdı. Her zaman Allah Dostlarıyla görüşüyordu.
Necip Fâzıl, lâ-dinî Kemalist Cumhuriyet’e karşı İdeolocya Örgüsü adlı eserinde İslâm düşüncesini tasavvufla terkip yaparak inkılâpçı Büyük Doğu fikriyatını oluşturur. Bu, Tanzimat’tan bu yana zeminin kaybeden Müslüman Türkiye’nin dâvasıdır.
Bağdat çarşısında bir adam, yaz mevsiminin kavurucu sıcağında dağdan getirdiği buzları satarken bir yandan eliyle alnındaki terleri silmekte bir yandan da gelip geçenlere âdeta yalvarmaktadır:
SEYYİD EBU'L HASAN HARAKANİ ANILACAK! Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü tarafından her yıl düzenlenen Tasavvuf Araştırmaları Günleri (TAG), 27-28 Nisan 2019 tarihlerinde gerçekleştirilecek. TAG, bu sene Uluslararası “Fütüvvet Sultânı Ebu'l-Hasan Harakanî” Sempozyumu’na ev sahipliği yapacak. TAG kapsamında Enstitüde yürütülmekte olan lisansüstü çalışmaların konu edileceği “Tasavvuf Araştırmaları Tez Atölyesi” başlıklı bir yan etkinlik de düzenlenecek.
Üsküdar Üniversitesi, dünyada bir ilki daha gerçekleştirdi. Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü lisansüstü öğrencileri tarafından I. Uluslararası Lisansüstü Öğrenci Sempozyumu düzenledi.
Ömrünü Allah aşkına ve tasavvuf yoluna adayan, Anadolu tasavvuf geleneğinin en önemli temsilcilerinden büyük Türk halk alimi Yunus Emre dünyaya açılıyor.