Sinema Meselem

İsa ÇOLAKER

25-06-2024 11:14

Cahit Zarifoğlu, Şehirde Köşe Bucak adlı eserinde Maraş sinemalarını ayrıntılı olarak anlatır. Bir denemesinin başlığı da Yine Sinema Meselesi’dir. Ustanın sinemaya olan ilgisine şaşırdım desem yanlış olmaz. Muhafazakârlar sinemaya ve heykele biraz mesafelidir. Zarifoğlu’nun sinema yazıları oldukça fazladır. Çocukluğumun sinemaları da Giresun’dadır. Benim de sinema meselem oldu. Babam sinema hastasıydı. Babamla gittiğimiz birçok klasik film hatırlıyorum. Rahmetli; sinemayı, avı, denizi, doğayı çok severdi. Giresun sinemacılığını ayrı bir yere koyarım. Dalya diyen Yeşilgiresun Gazetesinde sinema reklamları yayınlanırdı. Bugün de yazdığım mezkûr gazetede sanat yazıları arasında sinema metinleri de mevcuttur. Giresun sanat aşığı bir şehirdir. Hala da öyledir.

Giresun’da ilk film izlediğim sinema Şehir Sinemasıdır. Bugün yerinde yeller esen sinema, günün en iyi ve güncel, ödüllü filmlerini getirirdi. İşletmecisi Sinemacı Muzaffer adlı bir amcaydı. Kovboy, avantür, romantik, yerli filmler oynatırdı. Elinde fenerle yol gösteren kavas abileri hala unutamıyorum. Film karanlığında yürümek ayrı bir heyecandı. Gencel, Ufuk gazozu ve poğaça yemek bir lükstü. Küçük fuayede bekleşmek bir sosyalleşmeydi. Dönemin batıcı kültürü gereği olsa gerek, ısrarla yabancı film kovalardık. Avrupai ve Amerikanvari filmler favorimizdi! Tv, internet olmadığı için sinema ayrı bir mekandı. Yedinci sanatın ilk kült filmlerini Şehir Sinemasında izledim. Jaws, İyi Kötü Çirkin, Çağrı, Potemkin Zırhlısı vb. Dönemin önemli aktör ve aktrislerini orada tanıdım: Bruc Lee, Lie Van Kliff, Richard Bronson, Robert Vidmark, Marlyn Monro, Barbara Stresind vb.

Dönemin Giresun’unda ikinci sinemamız Saray’dır. 12 Eylül darbesinin kaotik ortamında daha çok yerli ve cinsel içerikli filmler oynatırdı! Sıradan, özentisiz filmler revaçtaydı. Hadi Çaman, Metin Akpınar, Bülent Kayabaş, Rüştü Asyalı, Ajda Pekkan filmlerini hatırlıyorum. Locası olan bir sinemaydı. Bakımsız, film makinesi sesi rahatsız ediciydi. Biraz daha varoş bir film kitlesi mevcuttu. Biletçi kavaslardan gizlice sinemaya girdiğimizi hatırlıyorum. Saray Sinemasının sert yüzlü bir işletmecisi vardı. Adını anımsamıyorum. Sokak afişlerini yırtan divane bir kadın da vardı. Adı Seniye diye hatırlıyorum. Sinemanın loş ve kendine mahsus bir kokusu olduğunu burada hissederdim. Tüm Kemal Sunal filmlerini burada izledim. Hababam Sınıfı, Davaro, Salako vb. Sinema değerlendirmesi yaparken duygusal davranmamaya özen gösterdim. Lise hocalarımızın Saray Sinemasında denetim yaptığını da duyardık!

 

Sinema değerlendirmelerim genelde mekân ağırlıklıdır. Film ya da dönem sineması konuşmuyoruz. Giresun’da konuşacağımız bir diğer sinema da Uğur ya da Lale Sinemasıdır. Alucralı patronu Kaya Ağabeydi. Sinemacı Muzaffer gibi baba dostu olan Kaya Ağabey tam bir efendilik timsaliydi. Esmer, asık bir suratla hatırladığım Kaya Ağabey epey zaman sinema işletmeciliği yaptı. Uğur Sineması tarihi bir binadaydı. Uğur Sinemasının komşusu olan Lale Sinemasıydı. Açıkhava Sinemasıydı. Dolmalı, Kekli film izlediğimizi hatırlıyorum. Uğur Sineması yerli film oynatırdı. Ferdi Tayfur’un Çeşme filmini Uğurda izlemiştik. Elleri mendilli, ağlayan bayanlar vardı. Sinema salonunun buram buram arabesk koktuğu yıllardı. Orhan Gencebay’ın Leyla İle Mecnun filmini de burada izlemiştim. Uğur Sinemasında oynayan Güneş Ne Zaman Doğacak adlı milliyetçi filmini ilk gösterim olarak izlemiştim. Sinemaya ses bombası atıldığını biliyorum! Hey gidi günler! Yılmaz Güney’in Yol filmini de burada izlemiştim. Lale Sineması sadece yaz aylarında çalışırdı. Lale Sinemasının tahta sandalyelerini hala unutamıyorum.

 

Benim sinemalarımın son salonu da Samsun Konak Sinemasıdır. Üniversite yıllarımın sinema salonudur. Giresun Şehir Sineması ayarında bir salondu. Genelde batılı filmler oynatırdı. Rocky, Yeşil Yol gibi filmleri orada izlemişimdir. Kavasları da vardı. Mecidiye girişinde bir salondu. Dersten kırıp Konak’a gittiğimizi hatırlıyorum. Sinema biletleri saklamadığıma pişmanım. Samsun Cumhuriyet Meydanında sinema ve aranan terörist afişleri yanyana eşlik ederdi! Nerden nereye? Sinema reklamı yapan taksileri hatırlıyorum. Atakum’da fakültenin önünde anons yaparlardı. Vay beee!! Ailecek, dostlarla ve arkadaşlarla film izlediğimiz günlerden, eve hapsedildiğimiz Netflix ortamına geçtik! Blutv, tabi, exen vb. sinema kanallarına hapsedildik. Benim sinema ve film maceram böyleydi. Sizin de sinemayla yolunuz kesiştiyse ne mutlu size. Yedinci sanat sinema zihni diri tutmaya devam ediyor. Ben de ara ara izliyorum. Sinema biraz da edebiyattır. Okuduğunuz her roman ya da anlatı metni, potansiyel film ve senaryo adayıdır. Sinemaya artık böyle bakmalıyız.

Salondan evlere evrilen sinemalı günleriniz olsun. Birkaç film tavsiye ederek bitireyim: “Titanik, Dövüş Kulübü, Selvi Boylum Al Yazmalım, Akıl Oyunları, Ben Efsaneyim, Buğday, Huzur Sokağı”….

 

 

DİĞER YAZILARI YAZAR TIKANIKLIĞI 01-01-1970 03:00 Öğretmenlik Yolculuktur 01-01-1970 03:00 Maarif Meselemiz 01-01-1970 03:00 Öğretmenden Ne Beklenir? 01-01-1970 03:00 Camdandır Gönül 01-01-1970 03:00 Görüntü İmparatorluğu 01-01-1970 03:00 Öğretmeni ne yoruyor? 01-01-1970 03:00 Seçim nasıl kaybedilir? 01-01-1970 03:00 Kitap Okurunun Hakları 01-01-1970 03:00 Şiirin Gürültülü Sessizliği 01-01-1970 03:00 Aşık Veysel Şiirinin Renkleri 01-01-1970 03:00 Haziranda Ölmek Zor 01-01-1970 03:00 Ey Felek Döne Döne Alma Günahım Hazer Et 01-01-1970 03:00 Yeşil Pencerenden Bir Gül At Bana 01-01-1970 03:00 Gel Beri Gel Hele İnsan Ol İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Başka Pencereden Anlama Çeşitleri 01-01-1970 03:00 Üniversiteler ne yapar? 01-01-1970 03:00 Üniversiteler ne yapar? 01-01-1970 03:00 Eyaleti-İ Rum Sivas 01-01-1970 03:00 Kalem Kâğıdın Maşukudur 01-01-1970 03:00 Yaratıcı Yazmada Dijital Etki 01-01-1970 03:00 Edebiyat adamı ne yapar! 01-01-1970 03:00 Heykel Hikâyesinden Mülhem 01-01-1970 03:00 Gül Yetiştiren Adam 01-01-1970 03:00 SİNOP’SİS 01-01-1970 03:00 Bana derler aşık senin neyin var? 01-01-1970 03:00 Âlemde Bir Devir Dönüyor Amma 01-01-1970 03:00 Cihan Yıkılsa Emin Ol Bu Cephe Sarsılmaz 01-01-1970 03:00 Totemli hayat Totemi put bilirdik 01-01-1970 03:00 Işık Düşünceler 01-01-1970 03:00 Bir Sepet Hayal 01-01-1970 03:00 Öğretmenin fark oluşturacak tutum ve davranışları 01-01-1970 03:00 Öğretmenin fark oluşturacak tutum ve davranışları 01-01-1970 03:00 Asabiyet Çukuru 01-01-1970 03:00 Hayatımız Roman 01-01-1970 03:00 Üç Nesil, Üç Şair 01-01-1970 03:00 İnsan İyiliği Kadar Taşlanır 01-01-1970 03:00 Erbakan Hocanın Yoldaşları 01-01-1970 03:00 Bilmem Bu Gurbetlik Ne Kadar Uzar 01-01-1970 03:00 Enkaz Dili 01-01-1970 03:00 Bakmak İstiyorum Günler Günü Gökyüzüne 01-01-1970 03:00 Dînî ya da Lâdînî Edebiyat 01-01-1970 03:00 Unutulmayan öğretmen kimdir? 01-01-1970 03:00 Yazmaktır Yaşamak 01-01-1970 03:00 Hepimiz Ölecek Yaştayız 01-01-1970 03:00 Tükenmemek İçin 01-01-1970 03:00 Issız Hüzünlerin Adamı Behçet Necatigil 01-01-1970 03:00 Nesillerin Zamanla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yunus Pirimiz Olur 01-01-1970 03:00 Ahlâk 01-01-1970 03:00 Ezanların Aydınlığında 01-01-1970 03:00 Tehlikeli Gerçeklik mi! 01-01-1970 03:00 Unutulmuş Bir Amasyalı: Ahmet Yetkin Emri 01-01-1970 03:00 Yeşil Giresunlu Bir Fikir İşçisi Fethi Naci 01-01-1970 03:00 İdeallerin Adamı Olmak 01-01-1970 03:00 Dava Adamı 01-01-1970 03:00 Ne İşimiz Var Siyaseti? 01-01-1970 03:00 Bürokratik Eziyetin Müdür Tipleri 01-01-1970 03:00 Dokuz Köyden Kovulsak da 01-01-1970 03:00 Yönetici Yapmayacaklarımızın Özellikleri 01-01-1970 03:00 Putları Var İnsanın 01-01-1970 03:00 Gözünaydın Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi! 01-01-1970 03:00 Toplumsal Şiddetin Paradigmaları 01-01-1970 03:00 İstemezükçenin Bir Başka Adı 01-01-1970 03:00 Kaht-ı Rical 01-01-1970 03:00 Sekülerin Diyanetle İmtihanı 01-01-1970 03:00 Korona Dersleri 01-01-1970 03:00
haber medya kadın