YAZAR TIKANIKLIĞI

İsa ÇOLAKER

06-05-2026 16:46

Şeyma Subaşı, "Zamansız" adlı öyküsünde böyle bir meseleden bahseder.

Muhit dergisinin bir sayısında rastlamıştım bu kavrama. Gerçekten de böyle bir hadise mevcuttur. Yazmanın bir tıkanıklığı da vardır. Sütten kesilir gibi yazma aralığı ortaya çıkar. Mesela, Covid dönemi böyledir. Covid salgını, yazmaya zorlandığım bir dönem oldu. Yazma tıkanıklığı bu olsa gerektir. Yazmaya ara verdiğimiz dönemlerin belli vasıfları da vardır. Bunları konuşmakta fayda mülahaza ediyorum.

 

Yazma tıkanıklığının birinci nedeni, günlük meselelerin baskın gelmesidir. Okumanın azaldığı anlardır bunlar. Salgın, hastalık, tembellik bunlardan bazılarıdır. Bunlar yazma tıkanıklığına yol açar. Hiç yazmamak olmasa da yazma aralığınızı uzatır. Bunu aşmanın yolu da bolca okumaktır. Yazma tıkanıklığını dışarıdan anlamayabilirler. İçsel bir meseledir. Okudukça ve sağlıkla bu meseleyi çözeriz. Ben çözümü böyle buldum.

 

Yazma tıkanıklığını ya da yazma güçlüğünü aşmanın bir yolu da çokça okuma halkalarında bulunmaktır. Seminerler, akademik toplantılar, mütalaalarla bunları aşabiliriz. MEB'in "Edebiyat Akademi, Müzik Akademi" adıyla yaptığı seminerler buna iyi bir örnektir. Bir konuşmacının yaptığı seminerler, size iyi bir tefekkür ve yazma ortamı temin edebilir. Eski yazarlarımızın Kubbealtı toplantıları da böyleydi. Yazarlar ve akademisyenler, yazma konusunda birbirlerini beslerler. Yazmak bir ortam işidir. Ben de buna inanırım. Yazma tıkanıklığı yaşarken yazmanın da bir uğraş olduğunu hissedemeyiz.

 

Yazma tıkanıklığının bir sebebi de yazmanın getirdiği sorumluluklardır. Yazmak temiz bir kafa, dingin bir ortam da istiyor. Yani boş bir zaman değil, oldukça dolu bir birikim gerektiriyor. Yazmanın birikimi düşüncedir. Düşünceyi beslediğiniz zaman, daha çok yazmaya ihtiyaç da hissedeceksiniz. Benim tespitim, bu yönde. Okudukça, düşündükçe bolca yazma isteği gelecektir. İlişkileriniz de yazmayı artıracaktır.

 

Sosyal bir yalnızlık, yazma tıkanıklığını aşmanızda yardım edecektir. Kalabalığın içinde ama toplulukların dışında yazmak mümkündür. Yazma tıkanıklığının bir nedeni olan bu durum, çokça rastlanılan bir hadisedir. Edebiyat çevrelerinde bulunmak, yazmanıza ayrı bir katkı verecektir. Yazma tıkanıklığını aşmanın bir başka yolu da entelektüel birikimlerimizi artırmaktır. Süreli yayınlar, elektronik bilgi, kitap, kütüphane sarmalı bizi geliştirecektir. Evinizde iyi bir kütüphanemiz olmalıdır. Kitap, muharrik bir unsurdur. Varlığı bile sizi yazmaya ve okumaya teşvik edecektir. Yani yazmayı, mekân da teşvik ediyor. Size ait bir kitaplık olsun derim. Her kitaplık bir ilaçtır. Yazma tıkanıklığı da arızi bir durumdur, geçicidir. Şifası da elbette vardır.

 

Merhum hikayeci Recep Seyhan dostum da yazma aralığı sıkıntısından bahsederdi. Ben de yaşadım. Böyle yirmi dört yıl yazabildim desem doğrudur. Ayda yirmi beş yazı yazan arkadaşım var. Çok yazmak şifa mıdır, o da ayrı bir tartışma konusudur. Oraya hiç girmeyelim. Yazma tıkanıklığının geçici bir hal olduğunu unutmayalım. Yazmak başlı başına bir olaydır. Yazma tıkanıklığının sürekliliği, yazmanın bitmesiyle gerçekleşir. Yazmaz, konuşmaz bir âdem olduğunuzda, yazmanın ruhuna halel gelecektir. “Yazmasam delirecektim” diyen Sait Faik Abasıyanık gerçeğini de unutmadan, yazmanın şifa olduğunu da bilelim. Yazmaktan vazgeçmeyelim. Yazmanın var olmak olduğunu düşünerek yazma kesintilerini ya da yazma orucunu aşabiliriz.

 

Yazmanın gecikmesine inanırım ya da uzama aralıklarına da saygı duyarım. Lakin yazmak da bir süreçtir. İlhami veya hali bir durum olmadıkça yazmaya devam edersiniz. Eskiler buna uzlet ya da manevi bir durgunluk hali olarak da bakarmış. Kendinizi dinlediğinizde veya başkasına dönük yaşantılarınızda yazmaya biraz fasıl arası olabilir. Aşk, meşk, sufi tutum, tezekkür, tefekkür, tecessüs gibi haller sizi yazıdan alıkoyabilir. Bunlardan uzaklaşırsanız kafanız yazmaya hazır hale gelebilir. Yazının sade bir yaşam, tatlı bir düşünce tekrarı istediğini unutmayalım. Yazar davranışlarının arkasında bunlar vardır. Sanırım şairlerde de var.

 

Düşünce ve yazma tıkanıklığına götürmeyecek bir metinle yazma yazmak için yürüyelim:” “Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, inananlar için muhakkak bir Nuh'un Gemisi vardır. Yazmak da gemileri karadan yüzdürmek gibi bir şeydir. Her daim yazabilenlere selam olsun.

 

 

DİĞER YAZILARI Öğretmenlik Yolculuktur 01-01-1970 03:00 Maarif Meselemiz 01-01-1970 03:00 Öğretmenden Ne Beklenir? 01-01-1970 03:00 Camdandır Gönül 01-01-1970 03:00 Görüntü İmparatorluğu 01-01-1970 03:00 Öğretmeni ne yoruyor? 01-01-1970 03:00 Seçim nasıl kaybedilir? 01-01-1970 03:00 Kitap Okurunun Hakları 01-01-1970 03:00 Şiirin Gürültülü Sessizliği 01-01-1970 03:00 Aşık Veysel Şiirinin Renkleri 01-01-1970 03:00 Haziranda Ölmek Zor 01-01-1970 03:00 Ey Felek Döne Döne Alma Günahım Hazer Et 01-01-1970 03:00 Yeşil Pencerenden Bir Gül At Bana 01-01-1970 03:00 Gel Beri Gel Hele İnsan Ol İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Başka Pencereden Anlama Çeşitleri 01-01-1970 03:00 Üniversiteler ne yapar? 01-01-1970 03:00 Üniversiteler ne yapar? 01-01-1970 03:00 Eyaleti-İ Rum Sivas 01-01-1970 03:00 Kalem Kâğıdın Maşukudur 01-01-1970 03:00 Yaratıcı Yazmada Dijital Etki 01-01-1970 03:00 Edebiyat adamı ne yapar! 01-01-1970 03:00 Heykel Hikâyesinden Mülhem 01-01-1970 03:00 Gül Yetiştiren Adam 01-01-1970 03:00 Sinema Meselem 01-01-1970 03:00 SİNOP’SİS 01-01-1970 03:00 Bana derler aşık senin neyin var? 01-01-1970 03:00 Âlemde Bir Devir Dönüyor Amma 01-01-1970 03:00 Cihan Yıkılsa Emin Ol Bu Cephe Sarsılmaz 01-01-1970 03:00 Totemli hayat Totemi put bilirdik 01-01-1970 03:00 Işık Düşünceler 01-01-1970 03:00 Bir Sepet Hayal 01-01-1970 03:00 Öğretmenin fark oluşturacak tutum ve davranışları 01-01-1970 03:00 Öğretmenin fark oluşturacak tutum ve davranışları 01-01-1970 03:00 Asabiyet Çukuru 01-01-1970 03:00 Hayatımız Roman 01-01-1970 03:00 Üç Nesil, Üç Şair 01-01-1970 03:00 İnsan İyiliği Kadar Taşlanır 01-01-1970 03:00 Erbakan Hocanın Yoldaşları 01-01-1970 03:00 Bilmem Bu Gurbetlik Ne Kadar Uzar 01-01-1970 03:00 Enkaz Dili 01-01-1970 03:00 Bakmak İstiyorum Günler Günü Gökyüzüne 01-01-1970 03:00 Dînî ya da Lâdînî Edebiyat 01-01-1970 03:00 Unutulmayan öğretmen kimdir? 01-01-1970 03:00 Yazmaktır Yaşamak 01-01-1970 03:00 Hepimiz Ölecek Yaştayız 01-01-1970 03:00 Tükenmemek İçin 01-01-1970 03:00 Issız Hüzünlerin Adamı Behçet Necatigil 01-01-1970 03:00 Nesillerin Zamanla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Yunus Pirimiz Olur 01-01-1970 03:00 Ahlâk 01-01-1970 03:00 Ezanların Aydınlığında 01-01-1970 03:00 Tehlikeli Gerçeklik mi! 01-01-1970 03:00 Unutulmuş Bir Amasyalı: Ahmet Yetkin Emri 01-01-1970 03:00 Yeşil Giresunlu Bir Fikir İşçisi Fethi Naci 01-01-1970 03:00 İdeallerin Adamı Olmak 01-01-1970 03:00 Dava Adamı 01-01-1970 03:00 Ne İşimiz Var Siyaseti? 01-01-1970 03:00 Bürokratik Eziyetin Müdür Tipleri 01-01-1970 03:00 Dokuz Köyden Kovulsak da 01-01-1970 03:00 Yönetici Yapmayacaklarımızın Özellikleri 01-01-1970 03:00 Putları Var İnsanın 01-01-1970 03:00 Gözünaydın Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi! 01-01-1970 03:00 Toplumsal Şiddetin Paradigmaları 01-01-1970 03:00 İstemezükçenin Bir Başka Adı 01-01-1970 03:00 Kaht-ı Rical 01-01-1970 03:00 Sekülerin Diyanetle İmtihanı 01-01-1970 03:00 Korona Dersleri 01-01-1970 03:00
haber yazılımı